MENÜ
İzmir 23°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Kuş Profesörü'ne ilginç yasak: Cennete giremedi, Erdoğan'a mektup yazdı!
Güncel
19 Haziran 2017 Pazartesi 11:09

Kuş Profesörü'ne ilginç yasak: Cennete giremedi, Erdoğan'a mektup yazdı!

Kuş Cenneti Protokolü’nün iptal edilmesi ile ilgili olarak yeni bir gelişme yaşandı. Yıllarını bölgedeki araştırmalara veren “kuş profesörü” ünvanlı Prof. Dr. Mehmet Sıkı’nın bölgeye girişi yasaklandı. Sıkı, hem durumu hem de duygularını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yazdığı mektupla anlattı.

EGEDESONSÖZ - Uluslararası Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altında bulunan sulak alanlar arasında yer alan İzmir Kuş Cenneti’ndeki sancılı süreç devam ediyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün denetiminde bulunan kuş cenneti ile ilgili geçtiğimiz günlerde önemli bir karar alınmış, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin içinde bulunduğu KUŞBİR (Kuş Cenneti Birliği yansıyan İzmir Kuş Cennetini Koruma ve Geliştirme Birliği) ile bakanlık arasındaki protokol iptal edilmişti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile belediye başkanlarının sert tepki gösterdiği konuda bakanlık artık yetkinin kendilerinde olduğunu belirten açıklamaları kamuoyuyla paylaşmıştı.

Bakanlık ile yerel yönetimler arasındaki tartışmalar sürerken bölgede yıllardır çalışmalar yapan ve kuşları çok yakından tanıyan “kuş profesörü” ünvanlı Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sıkı’nın bölgeye girişi de yasaklandı. Konuyu, Milliyet Ege Gazetesi’ndeki köşesine taşıyan Gazeteci Mustafa Yılmaz da gelişmelerin ayrıntılarını yazdı.

MEKTUP YAZDI
Gelişmelerin ardından Kuş Cenneti’ni giden ve bölgede inceleme yapmak isteyen Sıkı, girişi yasaklanınca konuyu anlatan ve içinde bulunduğu durumu ifade eden mektubu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdi. Sıkı, “kelle koltukta” mücadele eden birisi olarak 35 yıllık emeğinin hiçe sayıldığını, bunun da kendisini derinden üzdüğünü söyledi. Sıkı, mektubun başına, “Bu mektubumu kim açarsa açsın; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ a ulaştırmaz ise bu dünyada olduğu gibi ahirette de hakkımı helal etmiyorum” yazdı.

İŞTE O İFADELER!
Sayın Cumhurbaşkanım: Öncelikle 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylaması, halk oylaması sonucunda AK Parti’ ye üye olmanız ve daha sonra da AK Parti’ ye Genel Başkan olmanızdan dolayı tebrik eder ve başarılar dilerim. Halk oylamasından sonra oluşan bu hukuki ve Anayasal durumun Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve yüce Türk Milletine hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimden dilerim.

Sayın Cumhurbaşkanım size bu mektubumu önce bir insan, sonra Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı,  41 yıllık Devlet memuru ve Ege Üniversitesi personeli olarak; ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunmasının belirtildiği 56. Maddede açıklandığı üzere  “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir’’ maddesinin vermiş olduğu hak ve vatandaşlara verdiği ödev doğrultusunda; ayrıca İzmir Kuş Cenneti sulak alanında (Gediz Deltası) yaşayan başta kuşlar olmak üzere burada yaşayan bütün canlıların ve onların yaşama ortamlarını korumak için sahip oldukları uluslararası anlaşmalardan (Paris 1966, Bern 1984 ve Ramsar 1994; 1998) ile Ulusal mevzuatımız olan (2863; 3386) sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ile Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’nden kaynaklanan haklarını kollamak ve korumak için yazmış bulunuyorum.

İzmir Kuş Cenneti’ni korumak için ilk defa 26 Mart 1982 tarihinde mücadeleye başladım ve şu ana kadar geçen  35 yıllık Kuş Cenneti’ni yaşatma mücadelem sırasında kamu yararını ve gelecek nesillerin hakkını ve hukukunu savunmamın dışında; hiçbir kamu kurum ve kuruluşuna, belediyelere, özel ve tüzel kişilere menfaat sağlamadan, sonuç ne olursa olsun doğruyu aramak görevi olan Ege Üniversitesi’nin bir ferdi olarak mücadelemi sürdürmekteyim. Sayın Cumhurbaşkanım; zaman zaman kamuoyuna ‘’Biz 2001 yılında Ak Parti’yi kurup Devlet yönetimine talip olduğumuzda bu yolda mücadele ederken kefenimizle yola çıktık diyorsunuz.’’ Bu fikrinize katılıyor, takdir ediyor hatta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve Milletinin muhasır medeniyetler seviyesine çıkarılmasındaki gayretleriniz için teşekkür ediyorum. Bu söyleminizden de 16 yıldan beri kefeninizle mücadele ettiğiniz anlaşılmaktadır. Şahsım Mehmet Sıkı da Kuş Cenneti’ndeki 35 yıllık mücadelesinde kefenle dolaştığımı belirtir, takdirlerinize arz ederim.

İzmir Kuş Cenneti’nin korunması, geliştirilmesi, kuraklığın giderilmesi ve buranın Milli Park ilan edilmesi ile ilgili geçtiğimiz yıllarda Siz Sayın Cumhurbaşkanıma mektup yazıp yardım istemiştim. Ancak bu kadar yoğun işlerinize rağmen bu alanın 1987 yılından beri görülen kuraklık sorununa çözüm getirmek ve Milli Park ilan edilmesi için verdiğiniz destekler için kalbi duygularımla teşekkür ederim. Fakat 2013 yılı Sonbaharında Orman ve Su İşleri Bakanı Sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun DSİ Genel Müdürlüğüne (DSİ İzmir 2. Bölge Müdürlüğü) verdiği ‘’Kuş Cenneti’nin su sorununu çözün’’ talimatı ile 2013 yılı Ekim-Aralık ayları arasında 3 aylık dönemde çalışmalar yapılmıştır. Ancak Maltepe Pompa İstasyonunun su iletim hattının yeraltına alınması ile ilgili önerimiz dönemin Bürokratları tarafından dikkate alınmadığından, ne yazık ki kuraklık sorunu bu sene de bizi beklemektedir. Aynı konu ile ilgili Süzbeyli iletim hattının değiştirilmesi ile ilgili 23 Mayıs 2017 tarihinde ihalesi yapılmış olup ancak 15 günden beri ihale sonucu Bölge Müdürünün masasında imzalanmak için(!) beklemektedir.

Milli Parkı olmayan İzmir’e bir Milli Park kazandırılması için Başbakan olduğunuz dönemde Siz Sayın Cumhurbaşkanıma bu dileğimi açıklayan mektup yazılmış. Bu mektubumdan sonra 23 Mart 2012 tarihinde Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ nden alınan cevap yazısında İzmir Kuş Cenneti’ nin 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında değerlendirilmesine ve incelenmesine yönelik çalışmalara başlanmış, 05.08.2013 tarihli Orman ve Su İşleri Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğü’ nün 147782 sayılı yazısı ile alanın genel özelliklerini belirten Ön Etüt raporu ve alanın sınırlarını belirten haritası hazırlanarak gönderilmiştir. Ancak  05.08.2013 tarihinden günümüze kadar yani 07.06.2017 tarihine kadar geçen 4 yıllık süreçte burasının Milli Park ilan edilmesi ile ilgili hiçbir çalışma olmadığı gibi, hiçbir bilgi de tarafımıza gönderilmemiştir. Halbuki bu alanın Milli Park ilan edilmesi için İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 29.04.1999 tarih ve 7927 sayılı kararı mevcut olup bu karara 3386 sayılı; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu’nun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bu kanuna bazı maddeler eklenmesi hakkında kanunun 14. Maddesinin bir bölümünde aynen şu ifadelere yer verilmiştir: Kamu kurum ve kuruluşları (Belediyeler dahil) ile gerçek ve tüzel kişiler, koruma kurullarının kararlarına uymak zorundadırlar. Amir Hükmü olduğu halde Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü yasa gereği uymak zorunda ve Milli Park ilan etme durumunda olduğu halde, burasını Milli Park ilan etmeyerek veya geciktirerek 2863 ( 3386) sayılı Sit Kanununa muhalefet etmektedir. Size yazdığım ve bilgilendirdiğim bu mektubumdan sonra da DKMP Genel Müdürlüğü Kuş Cenneti’ nin Milli Park ilan edilmesini geciktirmesi durumunda Menemen Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağımı üzülerek belirtmek isterim.

Yine 2863 sayılı Kanuna muhalefetten; Kuş Cenneti’ nin kuzeydoğusunda bulunan 726 parsel ile ilgili alınan Koruma Kurulu Kararını uygulamamaktan İzmir Vali Yardımcısı Sayın Erol Türkmen, Gıda Tarım İzmir İl Müdürü Sayın Ahmet Güldal ile birlikte 7 Bürokrat hakkında Menemen Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş ve soruşturma devam etmektedir.

Diğer taraftan son günlerde kamuoyunu fazlasıyla meşgul eden ve basın organlarına da yansıyan İzmir Kuş Cennetini Koruma ve Geliştirme Birliği (İZKUŞ) ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı DKMP Genel Müdürlüğü arasında önceki yıllarda imzalanan Gediz Deltası Yönetimi işbirliği protokolü 2017 yılında DKMP Genel Müdürlüğü tarafından imzalanmayarak işbirliği protokolü feshedilmiş (Uzatılmamış)’ tir. İzmir Kuş Cennetinin kollanması, korunması, geliştirilmesi ve yerli-yabancı kamuoyuna tanıtılması için 35 yıldan beri deyim yerinde ise ‘’kelle koltukta ‘’ mücadele eden ve bu uğurda canını dişine takarak mücadele eden şahsımı fazlasıyla üzmüştür. Protokolün yenilenmesi ve iki kurum arasında uzlaşmanın sağlanması için DKMP Genel Müdürü Sayın Nurettin Taş, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın İbrahim Çiftçi ve son olarak da Bakan Yardımcısı Sayın Harun TüfekçibBey ile görüşmeler yapılmış kendilerinden olumlu ve yapıcı hiçbir dönüş olmamış ve bu durum kamuoyu ile paylaşıldıktan sonra 4,5 aydan beri hiçbir cevap vermeyen DKMP Genel Müdürlüğü 16.05.2017 tarihinde bir basın açıklaması yaparak protokolün feshedildiğini kamuoyuna duyurmuştur. Yaptıkları Basın açıklamasında, İZKUŞ’un 3 kuruşluk harcama yapmadığı ve kendilerine İZKUŞ tarafından hiçbir açıklamada bulunulmadığı gerekçesini öne sürmüştür. Oysa İZKUŞ birliği Bakanlar Kurulu Kararı ile 2002 yılında kurulduktan sonra alan için yaptığı proje tutarı 26 milyon TL nin üzerinde olduğu herkes tarafından bilinmektedir.

Şahsımı da yaptığım hizmetlere rağmen, kendileri de bildiği halde küçük düşürücü ve onurumu incitici ifadeler kullanmışlardır. Tüm olumlu ve uzlaşmacı yaklaşımıma rağmen DKMP Genel Müdürlüğü’ nden Kuş Cenneti lehine mevcut protokolün yenilenmesi ile ilgili olumlu bir gelişme olmayınca aldıkları bu kararın tamamen tabiatın korunmasına karşı ve mesnetsiz ifadelerle dolu, tamamen siyasi bir karar olması nedeni ile de DKMP Genel Müdürlüğü’ nün aldığı kararın iptali için İzmir İdare Mahkemesi Başkanlığına dava dilekçesini 30.05.2017 tarihinde verdim ve dava 5. İdare Mahkemesi tarafından yürütülmektedir. DKMP Genel Müdürlüğü’ nün tek taraflı aldığı işbirliği protokolünün feshinden dolayı İzmir Kuş Cenneti her yıl 3 Milyon TL yatırımdan mahrum kalacak, yine burada çalışıp evine ekmek götüren 3 kadrolu ve 19 hizmetli personel işsiz kalacaktır. Bu karar ile uluslararası platformda T.C. Devleti prestij kaybedecektir.

Sayın Cumhurbaşkanım; 35 yıllık Kuş Cenneti mücadelemde Size sadece 3 olaydan bahsettim. Bu olaylardan da anlaşılacağı üzere Tabiatın Korunması için mutlaka yereldeki Üniversitelerde çalışan ilim insanlarının çalıştıkları konularla ilgili edindikleri bilgi ve tecrübelerden yararlanması kaçınılmazdır. Oysa Ankara’daki Bürokratlar bizim buradaki Kuş Cenneti olayında olduğu gibi her şeyi Ankara’dan yönetmekte, dolayısıyla aldıkları kararlarda Ulusal mevzuatımızla ilgili Yasa ve Yönetmeliklere rağmen yanlış ve yanlı kararlar almaktadırlar. 2017 yılındaki referandumdan sonra Sizin Ak Parti Genel Başkanı olmanızdan sonra yapacağınız yeni yapılanmada; kendi ifadenizle belirttiğiniz gibi “bazı arkadaşlarımızda metal yorgunluğu olduğunu görüyoruz, bu arkadaşlarımız yerine yeni arkadaşlarla hizmete devam edeceğiz” diyorsunuz. Bu görüşünüzde haklı olduğunuzu ve desteklediğimi açık yürekle inanarak belirtmek isterim. Naçizane önerim benim çalışma grubum olan kuşlar ve sulak alanlar ile bu bölgenin Doğal Sit Alanı olması nedeniyle, Orman ve Su İşleri Bakanlığı (DKMP Genel Müdürlüğü) , Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (İzmir İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü) ile DKMP Genel Müdürlüğü, İzmir Şube Müdürlüğü)’nde yönetim değişikliğine gidecek olursanız lütfen Uluslararası Anlaşmalara, Ulusal Kanun ve Yönetmeliklerimize, emeğe ve ilim insanına saygılı kişileri seçerseniz hem Ankara da Siz Sayın Cumhurbaşkanım ve İzmir’de biz yaptığımız işten haz duyan ve Yüce Türk Milleti ile tüm insanlığa hizmet için huzur içinde çalışan kişiler olarak memnun olacağımızı ifade etmek isterim. Çünkü İzmir Kuş Cenneti’nde yaptığım 35 yıllık sürede enerjimin çoğunu maalesef bu zihniyetteki kişilerle uğraşmakla geçirdim ! Hatta İzmir Kuş Cenneti’ne girmem bile yasaklandı. ! Flamingo adasına 40 bin flamingonun gelmesini sağlayarak; flamingolara söz geçirebildim ancak 4 tane bürokrata söz geçiremedim.

Sayın Cumhurbaşkanım; Sizlere daha önce yazdığım mektuplarda İzmir Kuş Cenneti’ndeki tabii güzelliği ve zenginliği görmenizi isteyerek davet etmiştim. Ancak yoğun çalışma temponuzda zaman ayırıp gelemediniz. Uygun bir zamanınızın olması halinde tekrar Sizi İzmir Kuş Cenneti’ne davet ediyorum. Geçen bu zaman zarfında Kuş Cenneti ve şahsım hakkında fikir sahibi olabilmeniz için sadece Flamingolar için İZKUŞ tarafından 3 Milyon TL harcama yapılarak yapılan Dünya’nın en büyük üreme adasının 10.05.2017 tarihli son durumunu ve şahsımla ilgili de bir fotoğrafımı gönderiyorum. Kabul edilmesi hususunu takdirlerinize bırakıyor, en derin sevgi ve saygılarımı sunar, referandumdan sonra oluşan yeni Anayasa değişikliğinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, Yüce Türk Milletine ve tüm insanlık alemine hayırlara vesile olmasını canı gönülden dilerim"

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2017 Ege'de Sonsöz