MENÜ
İzmir 14°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Bu şarkı burada bitmez
17 Eylül 2018 Pazartesi 00:00

Bu şarkı burada bitmez

Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, Egedesonsöz'den Fatih Yapar, Mehmet Karabel, Hanzade Ünuz ve Mehmet İşler'in sorularını yanıtladı.

Yerel seçimlere 6 ay kala...

Başkanların nabzını tutmak üzere...

Belediye Başkanları turumuza yeniden başladık.

Kapısını çaldığımız ilk Başkan Sema Pekdaş oldu.

Konak Belediye Başkanı Pekdaş oldukça dinamik karşıladı bizi.

Neşeli ve heyecanlıydı.

İkinci 5 yıllık dönem için kolları sıvamıştı.

Artık tecrübeli bir siyasi figür olarak çarpıcı değerlendirmeler yaptı...

Aziz Kocaoğlu’nun göreve “Tamam mı, Devam mı” noktasında...

İzmir’de kaos yaratacak bir karar vermeyeceğini söyledi.

“Yokum” dememesi gerektiği yorumunu yaptı.

Koltukta ilk dönemini tamamlamak üzere olan...

CHP’li Başkan Pekdaş iddialı konuştu.

Siyasi nabzı yüksek seyreden Başkan Pekdaş,

Birbirinden güzel manşetler verdi.

 “Varım diyorum...”

“Her türlü yarışa girerim...”

Dedi...

CHP’li bir siyasi figür olarak...

Yer ve konum ayırmaksızın...

Yoluna devam etmeye kesin kararlı olan Sema Pekdaş’ın Sonsözü...

“Bu şarkı burada bitmez” oldu...

 

FONLARLA ÜLKE YÖNETİLMEZBiz 30 milyon liranın üzerinde kamulaştırma yaptık, restorasyon bedelleriyle 40 milyon liraya yaklaştı. Sattığımız az sayıdaki yer de plan gereği, mülkiyet ihtilaflarının çözümlenmesi için mecburen sattığımız alanlardır. İmar Barışı bir hak kazandırmıyor, var olan kullanım hakkını hukukileştiriyor.  İmar Barışı bence Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın para toplaması için yapılmış bir çalışma. Ben fonlara para aktarılmasının hukuk devletinde doğru olmadığını düşünüyorum. Her şey bütçe kalemi içinde olmak zorunda, fonlar Sayıştay denetiminin dışında bir kaynak. Fonlarla bir ülke yönetilemez, her şey Sayıştay denetimi dışına çıkarılıyor.

ÇOK TECRÜBELENDİM

Zorlandığım konuları devam ettirmiyorum, ülkenin o kadar çok sorunu var ki gündemi bunlarla doldurmak gereksiz. Ben tartışmalarla gündeme gelmek istemedim, birbirimizi tanıdıkça neyin üstünde durmak gerekir, neyi gündeme almaksızın geçirmek gerekir, bazı şeyleri hiç gündeme getirmemek gerekir diye düşünüyorsunuz. Türkiye’nin bu gündeminde yapmamız gereken çok şey var, demokrasi mücadelesi için insanların özgüvenlerinin yükselmesini sağlayarak çalışmak olması gerekir. O nedenle tartışmaları bir kenara attım, çok tecrübelendim. Bundan sonra nasıl meclis olursa olsun fark etmez. Nerede es vermeniz gerekiyor, nereyi görmeden geçersiniz, nerede gündem oluşturmanız gerekir bunlar bir süre sonra refleks haline geliyor.

BARO BAŞKANLIĞI DAHA ZORDUBugüne dek yaptığım görevler içinde en zor olanı Baro Başkanlığı idi. Konak Belediye Başkanlığından da zor bir görevdi. Neden? Çünkü Türkiye’de hukuk yok. Tam o dönem mevzuatın değiştiği, yargının yeniden yapılandığı bir süreçti. Hep söz söylemeniz, davalarda varolmanız, önünüze hedefler koymanız  gerekiyordu. Türkiye’nin çok zor bir süreciydi, şimdi de öyle. O nedenle çok emek yoğun çalışmanız gereken bir görevdi. Türkiye’nin 2010 referandumu kritik bir süreçti, yeni HSYK kuruldu yargıda yeni bir yapılanma başladı. Onlar 17 Ekim’de seçildi ben bir hafta sonra Baro Başkanı oldum. O dönemde seçilenlerin çoğu hala tutuklu, bir FETÖ yapılanması yaptıkları için. Operasyonlar vardı, hepsi zor bir süreçti. Ağırlığı olan işler yapmak durumundaydınız.

KÜLLİYEDE ADLİ YIL AÇILIŞI OLMAZ

Bağımsız yargının olmadığı yerde adalet tesis edilemez. Hakkıyla yapmak istiyorsanız bugün de Baro Başkanlığı Konak Belediye Başkanlığı’ndan daha zor bir görev. Hukuk devleti ve adalet olmadığı için meslekdaşların sorunları var. Sadece meslekdaşların sorunları üzerinden Baro'yu var etmeyi düşünmek çok yanlış olur. Bağımsız yargı yoksa avukatlık mesleği de yoktur. İddia, savunma ve karar saç ayakları bağımsız olmazsa yargı yoktur. Adli yıl açılışı Külliye’de yapılmaz Yargıtay’da yapılır.  Yargı bağımsızdır, kuvvetler ayrılığı diye bir şey vardır. Tek adamdan emir alan yargı bağımsız bir yargı değildir. Bunu güçlü Barolarla sağlayabilirsiniz, geleneği olan Baroları yaşatmak gerekir. Hukuk devleti için en başta mücadele edecek kurumlar Barolardır.

KAMUCU BELEDİYE BAŞKANIYIMBen kamucu belediye başkanıyım derken hedefim yurttaş kimliğine sahip bireylerin var olduğu kentler yaratmak. Yurttaş yaratmak, o nedenle çocuklarla çalışıyoruz, kültür sanat çalışmaları yapıyoruz. Hemşerilik hukukuna uygun bireyler ve yurttaşlardan oluşan bir yerde yöneticilik yapıyorsanız o ülkeye demokrasi gelir. Kamucu belediye başkanlığı bu nedenle önemli,  insan haklarını hayata geçiren başkanlık yapmak zorundayız. Piyasa her şeyi belirlerse, parası olan okusun kültür sanat faaliyetine gitsin demiş olursunuz. Kamucu belediye eşitlikten yana tavır alır, toplumda vicdanı böyle gerçekleştirirsiniz. Kamu lafını o nedenle çok kullanıyorum, toplumda adaleti böyle gerçekleştirisiniz.

KÜLTÜRPARK’TA SİYASİ ANGAJMAN DA VARKültürpark’ın yenilenmesi gerektiği hususuna katılıyorum, orada hangarlar olmaz. Zamanla da eskiyor yapılar, ağaç kesilecek dendi. Her ağaç tescilli, algı üzerinden siyaset yapmak da doğru değil. Kültürpark’ta hangarların kalkmasına, kültürel yapıya ihtiyaç vardır. İzmir İktisat Kongresi’ne ev sahipliği yapan kent olarak fuarın da ev sahibi oldu. Dünya ticaretine entegre olmamız İzmir üzerinden olmuştur. Fuarı Kültürpark’ta yapalım deniyor o zamanlar. Ama günümüzde fuarcılık anlayışı değişti, İEF de nostaljik olarak yaşatılıyor. Şimdi bir yeni yapılanmak olmak durumunda, yeni planla ilgili yapılan toplantılarda mimarlar odası da vardı, şehir plancıları odası da vardı. Ben bazı şeylerin altında siyasi angajmanlar da arıyorum. Aziz Başkan uzun süre belediye başkanlığı yaptı, her şeye hayır diyerek tartışma ortamı yapmak için yapılmış bir şeydi.

TEK ADAM DEĞİLİZKurul şimdi yeniden planlama yap, koruma imar planı hazırla dedi. Otopark yapılırken, hangarlar yapılırken koruma imar planı istenmedi. Şimdilik durdu, yeni plandan sonra yapılacak. Kamuoyu yanlış yönlendirildi. Ben de örneğin marka kent sözüne karşıyım. Marka kent yapacağız diye sermayenin yeniden üretmesi sağlanıyor. Oysa bizim görevimiz kentin ruhunu, kentin kimliğini yaşatmak, içselleştirilmesini sağlamak.  Biz kentin ruhunun ortaya çıkmasını sağlamalıyız, marka işlerle eklektik işler yapmamalıyız. Belediye Başkanı olarak Konak’ta ben istemeden bir şey olmaz ama benim istediğim her şey de olmuyor (gülüyor). O anlamıyla belediye başkanlığı tek adamlık değil. Kamunun kamucu bir bilinçle çözüm yoluna gitmesine inanırım. Bizim işimiz sorunları biriktirmek, inatlaşmak değildir.

VARIM DİYORUMGenel Başkan bu 4.5 yıllık süreçte bizimle yaptığı toplantılarda ön seçim yok dedi. Siz kendi işinize bakın,  kamu görevi yapıyorsunuz sorumluluğunuz ağır dedi. Ben Genel Başkan’ın süreçteki tavrını koruyacağına inanıyorum. Beş yıl boyunca çok tutarlı bir şekilde hep aynı şeyi söyledi, hiç tartışmaya açık bir laf söylemedi. Belediye Başkanlıklarında kesinlikle ön seçim yok dedi, sürekli böyle söyledi. Israrla böyle söylediği için ön seçim olmaz diye düşünüyorum. Ama siyasette 24 saat uzun diye bir laf var. Ne olur ne olmaz onu bilemem. Ön seçim tartışmaları gerçeklikten uzak yapılıyor,  ön seçimde üyenin yarısı bile gelmiyor. Ben Genel Başkan’la üyeliklerin yenilenmesi konusunda aynı düşünüyorum, bu bir zorunluluktur. Sıkıntılı bir durum var. İster üyeyle, ister delegeyle önseçim yapılsın,  merkez yoklaması yapıyorum desin... Ben varım diyorum.

Çünkü ben Türkiye’nin çok zorlu bir 5 yılında çok büyük zorluklarla görev yaptım. Ben farklı bir şey söylediğime inanıyorum. Kamucu belediye başkanlığına ilişkin eşitlik, adalet, vicdan diyerek bu görevi yapmak gerekir diyorum. Hedefimiz marka kentler değil, kentlerin ruhunu yaşatmak gerekir diyorum. Bu fikri biraz daha kabul edilebilir hale getirmek için bir dönem daha belediye başkanlığı yapmak istediğimi söylerim, derdimi anlatırım. İster delege bazlı, ister üye bazlı her türlü yarışa girerim, olur olur olmaz olmaz. Her işte risk vardır, böyle bir yarışa giriyorsanız böyle görevlere adaysanız mutlaka risk vardır. Risk almadan da bir şey olunmaz. Ben bu riski almaya hazırım.

AZİZ BAŞKAN SATRANÇ OYNUYORAziz Başkan çok deneyimli bir siyasetçi, hamlelerine bakıp öğreniyoruz. Aziz Bey her seferinde bizi şaşırtıyor, satranç oynar gibi hamleler yapıyor. Belki de siyasetin eksiği bu, siyasette böyle bir ince zekaya, stratejiye, adım adım hamlelere de gerek var. Böyle siyasetçiler de yetiştirmek lazım, uluslararası toplantılarda hamle yapmak, strateji kurmak, aşama aşama taktikleri belirlemek lazım. Aziz Başkan ulusal siyaseti de konuşuyor. Bu dönemde yaptığı Cumartesi toplantılarının hepsinde genel siyasete ilişkin çok önemli mesajları var. Ülkenin siyasi tarihini, bugününü, yarınını hepsini uzun uzun  değerlendirdi. İnce ince anlattı hepsini, ekonomi anlatt, Irak’ı anlattı, Suriye’yi anlattı sadece İzmir’i konuşmadı.

POLİTİKACININ EMEKLİSİ YOKTUR, RAHMETLİSİ VARDIRBen Aziz Başkan’ın İzmir’de kaos oluşturacak bir ortam yaratacağına inanmıyorum. Yokum diyemez, siyasete kaç nesildir emek vermişler. Siyaset Aziz Başkan’ın artık gen şifrelerinde var, öyle bir mayası var. Ben yokum demek... Politika virüsü insanın içine girdiyse... “Politikacının emeklisi yoktur, rahmetlisi vardır” derler. Bu bir sorumluluktur. Ben yokum dese de Aziz Bey siyasi bir figürdür. O makama aday olmaz ama başka bir yerde olur. Ben de belediye başkanlığına seçilmezsem bundan böyle siyasi bir figürüm. Bu ülkede yaşıyorum, bu ülkenin kadın bir yurttaşı olarak, siyasi bir figür olarak yapmam gereken her şeyi yaparım. Her mücadelede olurum.

Siyaset sadece makamlarda yapılmaz, dolayısıyla ben Aziz Başkan’ın bir siyasi figür kimliğinin devam edeceğine inanıyorum. Ben de siyasi figür olarak devam edeceğim. Siyasi figür kamuoyunda etkili bir figürdür. Siz partinizin yerel yönetimlerde başarılı olmasını ve çok sayıda yerde seçim kazanmasını istyorsanız, bunun için ittifaklar konuşuluyorsa öncelikle parti içinde kırmadan dökmeden içeride ittifak yapmalısınız. Parti kırılıp dökülüyorsa dışarıda yaptığınız ittifakların bir anlamı kalmıyor.

İL BAŞKANI OLSAM O DAVETİ YAPMAZDIM9 Eylül’de kafam hiç de karışık değildi. Ben İzmir’i temsil eden insanlardan birisiyim, İzmir’de seçilmiş bir belediye başkanıyım. İzmir’e ait bir günde ben İzmir’de olurum. İzmir’in yürüyüşünde, kutlamalarında olurum. Partili olarak resepsiyona da giderim, sabah yürüyüşteydim akşam da resepsiyona katıldım. Herkes kendi tavrını değerlendirsin. Ben İzmir’e karşı sorumluluğu olan bir makamdayım, İzmir’i temsil ediyorum. İzmir’e karşı da sorumluluğum var, partime karşı da sorumluluğum var. Belediye Başkanlarını Ankara’ya davet eden iradenin tavrını doğru bulmuyorum. Ben İl Başkanı olsam o daveti yapmazdım, ben doğru olmadığını düşünüyorum.

Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluşunun sadece Ankara’da kutlanmasının eksik olacağını düşünüyorum. CHP Türkiye’nin partisidir, Türkiye’yi kurtaran kadroların partisidir. Cumhuriyeti, devleti kuran partidir. Ben ilçelerde, illerde her yerde geknel bir yıldönümü manifestosu okutarak kuruluşu her yerde kutlardım. Ankara’da Genel Merkez’de olsaydım dünyanın bütün sosyal demokrat partilerini davet ederdim. Yabancı misyonu davet ederdim, onlara Türkiye’de cumhuriyetin savunusu olan adaleti, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü savunan bir parti var. Dünya ile elele bir partidir, bu partinin kuruluşunu en ücra ilçeden bütün dünyaya selam vererek kutluyorum derdim.

BİR GÜN ANKARA’DA OLURSAM...

Bir gün Ankara’da olursam böyle bir kutlama hazırlamak için çalışırım. Siyasi figürüm derken de onu söylüyorum, ben siyasetten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim. Olur olmaz... Ben siyasi bir figür haline geldim, sorumluluklarım var. Bu şarkı burada bitmez... (gülüyor) Bu parti de ayrışmaz, hiç öyle düşünmüyorum. Gürsel Tekin söylüyordu, yeni bir anket yapılmış. “Bu kadar dağınık halimizde bile CHP yüzde 26 çıkıyor anketlerde” dedi. Demek ki insanlar hala, “Kendini düzelt benim senden umudum var” diyor. Onları umutsuz bırakmamak lazım, kendimizi düzeltmek zorunluluğumuz var. Barışmaya bir formül bulmak lazım.

HALK BİZDEN AKILLIGeçmişten beri halk ittifakı sandıkta yapmıştır, halk bizden akıllı aslında. Sandıkta o ittifakları hep yaptı. Siyasetçi kentte esen hava, anket sonuçlarına bakarak liste hazırlamalı, partilerle görüşmeli. Halk bunu anlıyor ve yerine getiriyor. Adı ittifak olmayabilir ama sen listenle ittifakı gösterirsin bazen. Belki ittifak denmeden de listelerle, adaylarla ortaya çıkar. Zaten seçmen bunu yerelde onu çok daha kolay anlıyor. Çok seçim oldu, bu kadar siyaset konuşulması çok yıpratıcı oldu. Biz olalım olmayalım, ben kadın belediye başkan sayısının artacağını düşünüyorum İzmir’de. İzmir’e uygun aday göstermek lazım. Nasıl umut olabiliriz? Örgütün işi herkesin kolkola girecek işler yaratmak olmalı. İşler yaparak gösterebiliriz, enerjiyi yükseltecek herkesin elele gireceği işler yapmalıyız. Genel anlamda partinin hedefler ve işler koyması lazım, motivasyonu arttıran yeni stratejiler bulmak lazım. Bu biz barıştık diyerek olmaz, eylemle gösterilir.

YARIŞMAK İYİDİRCHP’de İzmir için çok sayıda Büyükşehir adayı olması partinin gücünü, çekim merkezi olmasını gösterir. Çok sayıda aday olsun destekliyorum. Adaylar partili gibi davrandıkça, ideolojisi ve sorumlulukları çerçevesinde kalındığı sürece bir sorun yok. Yarışmak güzeldir, demokrasi olgusu yarışma üzerinden yürür. O yüzden yarışmak iyidir, yeter ki partinin kurallarına, ilkelerine uygun davranabilelim. Türkiye’de şu an yerel siyaset değerli ama değişen rejime karşı ülkede topyekün bir mücadele yükseltilmesi gerekli. “Hattı müdafa yoktur, sathı müdafa vardır. O satıh bütün vatandır” sözünü şöyle değiştirmişti. “O satıh bütün hayattır” demiştir. Bizim geri adım atmamamız, hayattaki her sathı doldurmamız gereken bir süreçten geçiyoruz.

VEKİL SAYISINI AZALTMAYA GEREK YOKDolayısıyla genel siyaset yapan arkadaşların hayatın her alanında, her sathında yoğun bir mücadele içinde olmaları gerekiyor. Ben bundan sonra siyasi bir figürüm dedim. İster yerel yönetici, ister normal bir üye olarak. Bu ülkenin demokrasisi, adaleti, bağımsızlığı için mücadele edeceğim. Bunun çok daha değerli olduğunu düşünüyorum. Çünkü Türkiye’nin demokrasiye ihtiyacı var. Bir makamda söz söyleme hakkı olanlar bu makamda insan sayısını çoğaltmalılar. İstifalarla meclisteki milletvekili sayısını azaltmanın anlamı yok, Başkan adayı olup kazandığı zaman milletvekili sayımız düşüyor. Sayımızı azaltmaya değil, çoğaltmaya ihtiyacımız var. Ben vekil sayısının çoğalması gerektiğine inanıyorum.

1 EKİM ÇOK ERKEN

Aziz Başkan CHP’nin en yüksek kamu görevlisidir. Resmi seçim takvimi açıklanıncaya kadar bir şey söylememesi gerekir. Çok kaotik bir ortamdayız, Türkiye’de yeni bir rejim kuruluyor. Bu süreci sadece Türkiye’deki yerel seçim olarak okumamalıyız, yeni bir rejim kuruluyor. Teşkilat yasaları, şemaları, uygulamalar değişiyor.  1 Ekim tarihini erken buluyorum, ittifak görüşmeleri yapılmış her şey netleşmiş olur, o zaman 6 ay kala çalışmaya başlar aday ama öyle bir ortam yok. Partinin yerel yönetimlerdeki adayların listeleri konusundaki stratejisi de netleşmedi. İttifaklar olmalı, olmamalı nasıl oluyor, hangi şehirde oluyor? Bütün bu strateji belirlendikten sonra bu kararın açıklanması gerekir diye düşünüyorum.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 memur
 4 Ekim 2018 Perşembe 09:24
bence bu şarkı burada bitsin hiç memnun değiliz
 Lombak
 18 Eylül 2018 Salı 11:48
Halbuki imar barışı var çözülmeyecek konu değil. Ama bunlar beceremez.
 Celal Kıter
 18 Eylül 2018 Salı 11:40
Sema hanımı başarılı çalışmalarından ve toplumu kucaklamasından dolayı kutlarm.Yeni dönem şeçilmesi için yapacağı çalışmalarında başarılar dilerim.
 fl
 18 Eylül 2018 Salı 10:52
Yeşildere Kocakapının imar sorununu kim çözecek?
 halk isimli bireye yanıt
 18 Eylül 2018 Salı 10:40
Bahsettiğin insan gibi bir mümtaz kişi görmemişsindir orası kesin bu toplumda çamur at izi kalsın anlayışı ne kadar daha devam edecek? Bu öznel yorumun dışında belediyenin yapısal ve personelin bir başka partiye aidiyet hissetmesi ayrıca tartışılır.
 REALİST
 18 Eylül 2018 Salı 10:16
konak ın baskanı tecrübelenmiş. haklı o kadar cok proje yaptı ki konak cok değişti. hakan tartan civi cakmamıstı sema hanım öyle mi 100 lerce eseri var konakta. Aman nazar değmesin. haklı tabi ki izmir daha iyisini bulacak. Çok bile sema hanım konak a :D
 Deniz
 18 Eylül 2018 Salı 09:40
Sema başpkan 5 yıl daha görev yapacak yapmalı gerekli çünkü
 halk
 17 Eylül 2018 Pazartesi 17:26
sema hanım o zabıta müdürünü cok mu aradı emekli polisten zabıta olmaz olursa anca böyle olmaz..
 Komik
 17 Eylül 2018 Pazartesi 16:49
Aziz Kocaoğlu’nu bende çok seviyorum Ama Yanlız Sema hanım keşke siz Aziz başkanı değilde birazda kendinizi anlatsaydınız belediyeyi anlatsaydınız projelerinizi anlatsaydınız Baştan sona kadar Aziz Kocaoğlu demişsiniz Hep sizlerin yükünü taşıdığı için çok yoruldu Neyse fazla konuşmuyayım Şu Gültepe imar sorununu çözün artık Yada Aziz Başkan el atsın size kalsak yandık
 Kemal
 17 Eylül 2018 Pazartesi 13:45
Bence de aziz bey devam etmeli
Diğer Röportajlar
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Ege'de Sonsöz