MENÜ
İzmir 14°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Kalite kaliteyi çeker
31 Mayıs 2018 Perşembe 00:00

Kalite kaliteyi çeker

Hanzade Ünuz, Anti Gravity – Yerçekimsiz yöntemiyle spor yapılan Selffit Studio işletmecisi Elif Atik ile konuştu...

Şöyle söyleyeyim...

Selffit Studio gerçekten başka bir dünya.

Türkiye’de bir benzeri olduğunu da sanmıyorum.

İzmir Sahilevleri’nde deniz kenarında bir villa...

Çok zarif şekilde tasarlanarak,

Bir spor mabedine dönüştürülmüş.

Bildiğimiz spor salonlarına hiç benzemiyor.

Sürekli motivasyon pompalayan cıstak müzik yok örneğin.

Çok şık ve huzurlu bir evde,

Özel spor hocanızla sakin sakin antrenman yapıyorsunuz.

Siz denize bakarak spor yaparken arkada şömine yanıyor,

Zemin kattaki jeotermal havuzda kaslarınızı dinlendiriyorsunuz.

Yeşil çim bahçede açıkhavada kahvenizi içtikten sonra...

Gün saunada masajla son buluyor.

Ben neler mi sayıklıyorum...

Hepsi gerçek oysa ki...

Selffit Studio’yu anlatıyorum size.

Ev gibi sıcak, samimi bir ortam.

Şıklık sağlıkla harmanlanmış bir halde...

Sağlıklı yaşam cenneti...

Pahalı bir cennet tabii ki.

Dua ederek girilmiyor...

Yiyecekler, içecekler, kurabiyeler, salatalar...

Her şey Ay Üssü Alfa’daki gibi...

Bilimkurgu tadında bir orjinallikte.

Bütün son sistem spor aletlerinin yanı sıra...

Selffit Studio’nun bu afilli halinden daha önemli bir özelliği var.

Anti Gravity  (yerçekimsiz) yöntemiyle yapılan özel bir spor/meditasyon sistemi kullanılması.

Koordinatör Mert Ali Öziş önderliğinde kurulan sistem Amerikalı akrobat ve jimnastikçi  Cristopher Harrison tarafından bulunmuş.

Tavana asılı rengarenk ipek hamaklarda sallanarak,

Ana kucağında hissiyle ilginç yoga hareketleri yapılıyor.

Selffit Studio’nun işletmecisi Elif Atik …

Kulüp havasında bir yer kurmak amacıyla yola çıkmış.

Kalite kaliteyi çeker anlayışıyla özenli bir yatırım yapmış...

Sonuç ortada...

Son derece doğal, sakin ve zarif yapılı işletmeci Elif Atik,

Selffit Studio ile İzmir’e spor ve sağlıkta çıta atlatmış...

SEN DEĞİŞİNCE, ÇEVREN DE DEĞİŞİRÜç çocuk annesiyim, 44 yaşındayım. Çocuklarımla iletişimimiz çok güçlüdür, her zaman onların yanındayım, önünde değilim. Ama aşırı modern bir anne de değilim, annelerimizin yetiştirdiği gibi kurallarımız vardır. Üçüncü çocuğum anaokuluna başladıktan sonra farklı bir şeyler yapmak istedim. Daha önce Nevşah Fidan’ın Mucizeler Kursu’na katılmıştım, kişisel gelişimle de ilgileniyordum. Ferhan Efe Çınar’dan NLP eğitimi almıştım, lisansım vardı. EFT, NLP, kundalini, reiki gibi hepsini üst üste koyduğunuz zaman önemli ama bendeki en önemli değişim Mucizeler Kursu ile oldu. Zaten seminer en başta bugüne dek her şey yalandı, bildiklerinizi unutun diye başlıyor. Duyguların seni değil, senin duygularını yönetmesini öğreniyorsun. Ama uçuyorum, dünya yansa umrumda değil diye bir şey değil şüphesiz. Özünle tanışıyorsun, sen değiştiğinde çevrendekiler de değişiyor.

BÜTÜNDE SAĞLIKLI OLMAKNefes koçluğu üzerine bir çalışma yapmayı düşünüyordum. Sonra Sahilevleri’ndeki evimizi fitness üzerine bir merkez yapmaya karar verdim. Ama öyle bir yer olsun ki hem fiziksel, hem de zihinsel çalışmalar yapılsın diye düşündüm. Bu ikisinin ivmesini paralel şekilde yükselttiğinizde bütünde sağlık yakalıyorsunuz. Dolayısıyla seminerler ve workshopların da yer alacağı bir merkez açtık. İnsanların maddesel şeylerle uğraşmayı biraz bıraksınlar, bakış açıları değişsin, zihinsel olarak değişsinler istedik. Doğru eğitmenle zihinsel sağlık, doğru hoca ve aletle de fiziksel sağlığımızı yakalayalım istedik. Selffit Studio’nun kuruluş amacı budur. Mert Ali Öziş ile önceden tanışıyordum ve Mert’in koordinatörlüğünde yola çıktık.

KULÜP HAVASINDA BİR YER, SELFFİT STUDİOHuzurlu bir mekan oluşturmak istedik, insanlar spor yapıp kaçarcasına gitsinler istemiyoruz. Benim biraz daha vaktim var, şurada bir kahve içeyim havuzda biraz dinleneyim, saunaya gireyim desinler istedik. Bir kulüp havasında, aile ortamında olsun istedik. Mert ile önceden de çalışıyorduk, benim spor hocamdı. Bu düşüncelerimi paylaştım, sen bana danışmanlık yapar mısın dedim. Danışmanlık bize yetmedi, Mert Bey ardından koordinatörümüz oldu. Aletleri seçtik, tüm hazırlıkları yaptık. İç mimari çalışmalarını ben yaptım. Sade ve şık bir yer olsun istedim, ev ortamı gibi oldu hiçbir suniliğe yer vermedim. Samimi bir ortam olmasına dikkat ettim, konuklar yeri gelsin otursun dergisini okusun, kahvesini yapsın içsin diye düşündük.Açılışımızın ardından bir seneye yaklaştık, çok da iyi gidiyor. Stüdyolara büyük yatırım yapılıyor, biz burada çok privat bir yer düşündük, tümüyle bire bir çalışmaya yönelik bir merkez yaptık. Örneğin Cadillac trapez omurların uzay boşluğunda rahatlamasına yönelik, kasları uzatmaya yönelik özel bir alet.

ANTİ GRAVİTY – YERÇEKİMSİZ SPORSelffit Studio’da uyguladığımız Anti Gravity (yerçekimsiz) uygulaması 1991 yılında New York’ta başlatıldı. Kurucusu Cristopher Harrison akrobat, jimnastikçi ve antrenör. Hindistan turunda hamakta oynayan bir çocuk görüyor ve bu antrenman sistemini kendisi geliştiriyor. Hamağı vücutla temas ettirerek ayaklarını yerden kaldıracak bir yöntem buluyor. Amaç omurganın yer çekimsiz ortamda ters dönmesi, omurgaya binen yükün sıfırlanması. Böylelikle omurların arasındaki disklerde sıvı kaybının azalmasını engelliyor. Yüzde 60’ı yoga felsefesi, yüzde 10’u pilates ve yüzde 10’u fitness felsefesiyle böyle bir akım oluşturuyor. Esnekliği artıran bu yöntemin patentini aldıktan sonra bütün dünyada yayılmaya başlıyor. Biz de Amerika onaylı Türkiye’deki sayılı Bronz Anti Gravity lisanslı kulübüz. Bizim “Kalite kaliteyi çeker” anlayışımız var.

İPEK HAMAKLARDA SALLANMAKBu kumaşın özelliği ipek olması, ipek hamaklar kullanıyoruz. 450 kiloya kadar taşıma kapasitesi var. Amerika’da ve Avrupa’da çok yaygın kullanılan bir sistem, dünyada ses getiren bir akım. Anti Gravity’nin ruhani bir felsefesi de var, bu hamağın içine girdiğin zaman tam bir fetüs halini alıyorsun. Dünya ile ilişkini kestiğin bir durum oluşuyor. Her insanın kendine karşı güvensizlikleri var, burada o güvensizliği atıyor. Örneğin yükseklik korkusu varsa onu yenmeye çalışıyor, başarma duygun varsa ona konsantre oluyorsun. Herkes kendi direncini kontrol ediyor, rekabete dayalı değil. Bizlerin yönlendirmesinde derinlemesine konsantrasyon, sessizlik, uçma duygusu, salınımlar yaşanıyor. Örneğin bu yöntemle çalışarak panik atağını yenen çok ünlü bir milli takım kaptanı sporcumuz var.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Ayşe uğur
 10 Temmuz 2018 Salı 14:59
Elif hanım kızım ne güzel çalışma yapıyorsun çok az duyduğum bir spor dalı yapıyorsun seni tebrik ederim benim yaşımda kiler artık böyle Spor yapmamıza olanak yok ama gençler muhakkak yapmalı daha sağlıklı yaşlanabilirler diye düşünüyorum yazar kızımız hanzade hanımkızımz bize güzel anlatmasıyla öğrendik onuda tebrik ederim ikinizede başarılar dilerim
Diğer Röportajlar
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Ege'de Sonsöz