MENÜ
İzmir 21°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
10 Ocak’ı neden bayram olarak kutlayamıyoruz?
Hüseyin ASLAN
YAZARLAR
14 Ocak 2019 Pazartesi

10 Ocak’ı neden bayram olarak kutlayamıyoruz?

10 Ocak “Çalışan Gazeteciler Günü”“Basın Bayramı” olarak kutlayamıyoruz.

Kutlayamıyoruz, çünkü; ülkemizdeki basın ve ifade özgürlüğüne ilişkin uygulamalar; ulusal ve uluslararası düzeyde yoğun bir şekilde tartışılmaktadır.

10 Ocak 2019’da gazetecilerin yaşam standardı gerilemiş, işsiz gazetecilerin sayısı arttığı gibi, işsiz kalan gazetecinin bir başka gazetede, televizyonda iş bulabilmesi de neredeyse olanaksız hale gelmiştir.

Ayrıca; mahkemeler ve cezaevleri de gazetecilerin “uğrak yeri” haline gelmiştir.

Öte yandan; basın sektöründeki “sermaye yoğunlaşması” ve “tekelleşme”; beraberinde “sansür”ü ve “oto-sansür”ü getirmiştir.

Bu arada; basın sektöründe “taşeron” işçi çalıştırma yaygınlaşmış, gazeteciler “iş güvenliği”nden yoksun hale gelmiş ve sektörde grevli-toplu sözleşmeli demokratik sendikal örgütlenme özgürlüğü kullanılamaz hale gelmiştir.

10 Ocak 2019’da gazetecilerin ve televizyon kanallarının yüzde 90’ına yakını “seçim ortamı”nda muhalefetin sesini kısma mekanizmasına dönüşmüştür.

Böylece; kamuoyunun “baskısız, güdümsüz”, serbest oluşumuna ortam hazırlayacak basın özgürlüğünün sınırlarının iyice daraltılmış olması; demokrasimizin kalitesini düşürmüştür.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ; ÜLKELERİN PRESTİJİ

Çağımızda ülkelerin ulusal ve uluslararası düzeydeki prestijinin, itibarının ekonomik gücüyle değil; bireyin, toplumun ve basının özgürlük alanının genişliğiyle ölçüldüğü “tartışmasız” bir gerçektir.

Uygarlık ve demokrasi alfabesinin (A) harfi; düşünce ve ifade özgürlüğü, daha açık ve berrak bir anlatımla “Basın Özgürlüğü”dür.

Basın özgürlüğü; diğer tüm özgürlüklerin anasıdır.

Basın özgür değilse; varsayılan diğer özgürlüklerin de içi boştur, anlamsızdır.

Halk; serbest ve çoğulcu bir ortamda haber alma ve bilgi edinme hakkından yoksunsa, kendisine sunulan “sınırlı” ve “seçilmiş” bilgi ve haberlerle yetinmesi isteniyorsa o halk, özgür değildir.

Demokrasinin kalitesiyle halkın “serbest” ortamda bilgi edinme ve haber alma hak ve özgürlüğü arasında “doğru orantı” vardır.

Halk serbest ortamda özgürce bilgi edinebiliyorsa, haber alabiliyorsa demokrasi kalitelidir, tersi bir tabloda ise demokrasi kalitesizdir.

Sonuç olarak: Basın özgür değilse, halk da özgür değildir.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz