MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
2019'daki seçimlerin 'şah damar' soruları
Mehmet KARABEL
YAZARLAR
6 Eylül 2017 Çarşamba

2019'daki seçimlerin 'şah damar' soruları

Türkiye hala son referandum sonuçlarının yankılarını tartışıyor...

Kimilerine göre "sistem değişikliği" kimilerine göre de "rejim değişikliği" oylanmış, ortaya çıkan "51.4 Evet - 48.6 Hayır" tablosu, "Yeni Anayasa" tercihinde Türkiye'yi adeta ikiye bölmüştü...

Anayasa'nın 18 maddesi için yapılan referandum öncesinde önce "başkanlık"tan bahsediliyordu... Sonra adı, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" oldu...

Peki, siz, biz, hepimiz;  muhtemelen 3 Kasım 2019'da aynı gün yapılacak "genel seçim" ve "cumhurbaşkanlığı seçimi" ile hayata geçecek "yeni sistem"le, ertesi sabah nasıl bir Türkiye'ye uyanacağız?

Hiç unutmuyorum, referandum öncesi TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi"ni, "Cumhurbaşkanı eşittir hükümet..." sözleriyle özetlemişti...

Bu özetin açılımı şöyleydi:

"Bu sistemde, Başbakan ve Hükümet ile Cumhurbaşkanlığı makamı birleştirilmiş olacak... Ayrıca Başbakanlık diye bir görev olmayacak, cumhurbaşkanı başbakanın da görevlerini üstlenmiş olacak... Çünkü, başkanlık sisteminde; cumhurbaşkanı artı başbakan ve hükümet eşittir başkan demektir... Cumhurbaşkanı; başbakan ve hükümetin sahibi olduğu yetkileri de deruhte ederek (üstlenerek) seçilmiş olacak halk tarafından...

Kabul, 2019 seçimlerine daha 25 ay var... Ama, aynı gün iki ayrı sandıkta oy kullanacağız... 

Birinde "Cumhurbaşkanı Kim Olsun?" sorusu için tercih yapacağız; diğer sandıkta da gönül verdiğimiz partinin vekillerini seçeceğiz... Kolay değil ama, şimdiden bazı soruların cevaplarını bilmemizde fayda var...

Örneğin...

Soru 1: Tutun ki, 2019 Kasım'nda Cumhurbaşkanlığı seçimini mevcut Cumhurbaşkanı Erdoğan kazandı... Gelelelim partisi yani Ak Parti diğer sandıktan birinci parti çıkamadı... Ne olur?

Cevap 1: Birşey değişmez... Zaten o tarihte yürürlüğe giren "yeni anayasa" ile hükümeti cumhurbaşkanı kuracak, bakanları ve yardımcılarını atayacak, bütçeyi yapacak... Ayrıca, "meclisi fesih" yetkisi elinde olduğu için, gerekirse bu yetkisini kullanıp yeniden seçime gidebilecek... Bununla birlikte, muhafeletin sayısal durumu ne olursa olsun, güvenoyu, gensoru ve yazılı soru önergesi gibi denetim yolları belli ölçüde tıkalı... Görülüyor ki, TBMM'de muhalefet milletvekillerinin sayısal çoğunlukta olması herhangi bir hukuki ve fiili sonuç doğurmuyor...

Belki...

Çok uzak bir ihtimal ama, muhalefetin sayısal durumu "anayasayı değiştirecek noktaya" ulaşırsa, o zaman belki TBMM'de anayasayı yeniden değiştirmek için atak olabilir ama yine de çok zayıf olasılık...

Soru 2: Muhalif bir aday cumhurbaşkanı olur ve fakat Ak Parti TBMM'de çoğunluğu sağlarsa ne olur?

Cevap 2: Aslında muhalif bir aday cumhurbaşkanlığını kazansa da, değişen pek bi'şi yok... Yeni Anayasa'da yazılı yetkilerinin tamamını kullanacak... Meclis'te çoğunlukta da olsa Ak Partili vekiller, muhalif cumhurbaşkanının icraatlerini seyretmekle yetinirler...

Soru 3: Cumhurbaşkanlığını muhalif aday kazanırsa, Türkiye eskisi gibi "parlamenter sistem"e dönüş yapabilir mi?

Cevap 3: Zayıf ihtimal ama "olmaz" değil... Şöyle ki, muhalif cumhurbaşkanı herşeyi göze alıp Meclis'i fesheder ve yasal sürede seçime gider... Oluşacak yeni mecliste anayasa değişikliği yapılarak "belki" yeniden parlamenter rejime dönülebilir ama zor!

Artık bu sistemde milletvekilliği eskisi gibi "etkin" ve "havalı" olur mu, onu da Allah bilir...

Sonsöz: "Daha iki yıl var, yaşayalım ve görelim..."

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Kaybedenler
 6 Eylül 2017 Çarşamba 21:12
Israrla ötekileştirmeye devam edenler kaybeder, toplumu birleştirip kucaklayıcı olanlar kazanır.Ben yok biz varız o halde herşeyin en güzelini yaparız diyebilen ayakta kalır. Ekonomi acil çözüm sırasında ilk sırada.
 Ufukta
 6 Eylül 2017 Çarşamba 17:21
2019 seçimlerinin anahtarı ekonomi çünkü artık insanların cebine dokunmaya başladı.Çalışana %3 zam yöneticilere milyon euroluk makam araçları, uçaklar-saraylar.O kadar çok ki liste sayfalar sürer.İhracaat arttı diye bayram ilan ederken onun iki katı artan ithalatı açıklamıyorsan, iki köprü ve tüneli anlı şanlı törenlerle açıp zarar eden yapımcı firmalara hazineden günlük zararına karşı ne kadar para ödeniyor ve ne kadar süre ödenecek? Enflasyon sepetini kuşa çevir ama yine çift hane, işsizlik ortada.Tarım ve hayvancılık bitmiş.Fiyatı artan ürün için gümrük duvarını indiriyorsun ürün eskisinden daha pahalı oluyor.Başarılı ekonomilerde kurumsal vergi listesinde ilk sıralarda sanayi kuruluşları yer alır bankalar değil.Ondan sonra faiz lobisi nasıl denilir?Daha ortada adı bile yok tabanda destek bulan Akşener hafife alınmamalı.Prof dr Metin Feyzioğlu gözlerden kaçmıyor.Canlıların ömrü vardır, üretilen ürünlerin son kullanma tarihi vardır.
 
 6 Eylül 2017 Çarşamba 15:52
Atatürk Cumhuriyeti kurarak padişahlığa son vermiş bir liderdir.
 Egeli
 6 Eylül 2017 Çarşamba 13:48
Yeni sistem her koşulda çok iyi
 İzmirli
 6 Eylül 2017 Çarşamba 10:30
Tek adama tapılan bir ülkede tek adamlığa karşı olmak abes değilmi ülkeyi kim kurtardı cumhuriyeti kim kurdu devrimleri kim yaptı tabi halka sormadan yere göğe sığdıramadığımız atatürk tek adamlık diktatörlük ise atatürkü sevip saymamamız lazım değilmi.
 
 6 Eylül 2017 Çarşamba 10:03
Bunun adı Cumhurbaşkanı sistemi değil tek adam rejimi. Tek adam rejimi olan yerde de demokrasi olmaz. Muhalefet resmen saf dışı bırakıldı. Şu an bile OHAL ile ülke yönetiliyor , meclis saf dışı bırakıldı. Akpliler zannediyor ki ömür boyu akp iktidarda kalacak , Erdoğan o koltuktan inmeyecek :)! Çoğu sisteme değil Erdoğan' a oy attı. Eminim ki sokaktan insanları çevirip yeni sistemi sorun çoğu insan bilmez , özellikle evet veren kesim.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2017 Ege'de Sonsöz