MENÜ
İzmir 23°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
21. yüzyıl gerçekleri
Neşe ÖNEN
YAZARLAR
20 Aralık 2017 Çarşamba

21. yüzyıl gerçekleri

Neredeyse bir yılı daha bitirmeye günler kaldı. Henüz 21. yüzyılın başında sayılırız. Ancak zaman hızla ilerliyor. Ya da ‘’maddenin’’ hareketine bağlı olarak nesneler ve canlılar sürekli boyut değiştiriyor diyelim. Hangi açıdan bakarsak bakalım, dünya uygarlığı sürekli bir değişim yaşıyor. Bu değişim kimi toplumları teğet geçse de global düzeyde insanoğlu, dev teknolojik adımlar atmaya devam ediyor. Önümüzdeki on yıllarda teknolojik atılımların daha büyük bir ivme kazandığına şahit olacağımızdan kuşkum yok. Bu ivmeye yetişme gücü ve kapasitesi açısından, Türkiye’nin nerede konumlandığını belirlemesi, geleceğin sağlıklı bir toplum yapılanması bakımından büyük önem arzediyor.

21.yüzyılın gerçekleri derken, neyi kastediyorum, bunu açmak isterim. Yukarıda bahsettiğim gibi, bu yüzyılın karşı konulamayacak en kuvvetli etkisi; teknoloji dediğimiz üretim ve sanayi araçlarını yönetme bilgisindeki gelişmelerde görülmüştür. Özellikle dicital ve robot teknolojisindeki gelişmeler, bu çağa adeta damgasını vurmuştur. Dicital ve robot teknolojisindeki gelişmelerin insan uygarlığına işaret ettiği en büyük gerçek, bir çok yazarın vurguladığı gibi, gelecekle ilgili büyük bir kaygıyı dile getiriyor. Bu kaygı; insan emek ve gücünün yerini, önümüzdeki on yıllarda makinanın alacağı ve toplumların çok büyük oranda işşsizlik sorunuyla karşı karşıya kalacağı şeklinde özetlenebilir. Dolayısı ile ülkemizde çalışma ekonomisi ve üretimle ilgili birimlerin, bu konu üzerinde ciddi ciddi düşünüp planlar yapması gerektiği kanısındayım. Malum, Türkiye nüfusu hızla artan ve reel işsizliğin neredeyse yüzde yirmilere yaklaştığı bir ülke...

21. yüzyılın uygarlığa kazandırdığı bir diğer gerçek ise klasik ‘’eğitim ve öğretim’’ kavramının uğradığı büyük değişimdir. Batı’da ve Amerika’da uzun yıllardır uygulanan, ancak bu yüzyılda dicital teknolojideki atılımlar sayesinde müthiş derecede yaygınlaşan, online yani internet üzerinden eğitimden bahsediyorum. Bu yöntemle, artık çocuklar ya da yetişkinler okul binasına gitmeden, evlerinden ya da bulundukları yerden ve ders programlarını hayat akışlarına göre ayarlayacak biçimde, eğitimlerini sürdürebilmektedirler. Bu yöntem şimdi değilse bile, eninde sonunda Türkiye’nin de yaygın biçimde uygulamak zorunda kalacağı bir eğitim ve öğretim aracı olacaktır. Bu nedenle, ülkemizde eğitim veren kurum ve yöneticilerin gelecek kuşakların eğitim hayatını belirleyecek plan ve projelerde, bu gerçeği göz önünde bulundurmaları yaralı olacaktır.

21. yüzyılın getirdiği bir diğer etmen ise sosyolojik boyutu olan ‘’ahlaki çöküntü’’ gerçeğidir. Maalesef dicital teknolojinin beş yaşındaki çocuklara kadar kolay ulaşımı, kontrol edilemez bir şekilde, ahlaki değerler sisteminin yıpratılması olgusunu da mühim bir sorun olarak toplumların karşısına çıkarmıştır. Porno sektöründeki baronların çizgi film, video oyunları ya da animasyon filmler aracılığı ile küçücük çocukların dünyasına dahi sızabilmesi, anne baba ve aileler için çok büyük endişe kaynağı haline gelmiştir. Bu konunun sosyolog ve pedogoglar önderliğinde incelenip, tartışılması ve buna yönelik önlemler alınması, ülkemiz açısından da düşünülmesi lazım gelen sorunlardan biridir.

2018’e girerken her yıl olduğu gibi, kimimiz kaygılı, kimimiz kaygısız ve mutlu olabilir... Buna rağmen, hepimiz umutlu olmalıyız diye düşünüyorum. Umudun bittiği yerde, çareler de tükenir zira... 2018’in tüm sıkıntı ve hastalıklarımıza deva bulunduğu bir yıl olmasını dilerim...

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz