MENÜ
İzmir 16°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Aliağa’da neler oluyor?
Fatih YAPAR
YAZARLAR
8 Ağustos 2017 Salı

Aliağa’da neler oluyor?

İzmir’de ekonomi verilerine göre paranın en çok uğradığı yerler arasında zirvede yer alır. Günlük 500 milyon TL gibi dudak uçuklatan rakamlar burada döner. Türkiye’nin en köklü kuruluşlarından olan Petkim, Tüpraş, Petrol Ofisi gibi şirketlerin dışında demir çelik sektörünün devleri İzmir Demir Çelik, Ege Çelik, Habaş, Akdemir Çelik, Kocaer Haddecilik, Kardemir Çelik ile büyük akaryakıt ve tüp gaz dolum depolama-dolum tesislerinin konuşlandığı yerdir. Hatta özel sanayi kuruluşlarından Enka İntergen Enerji Santralı, Bersel Kimya, Molteks kimya, Egegaz, Ege Gübre, Viking Kağıt ve Selüloz A.Ş gibi yerli ve yabancı ortaklı firmalara ev sahipliği yapar. Bırakın İzmir ve Ege’yi, Türkiye ve Dünya çapında tanınan vergi rekortmenleri ve gelir düzeyi en yüksek kişiler buralarda dolaşır.

İzmir’in 30 ilçesinden birisi olan Kuzey’in “ağır sanayi” şehri Aliağa’dan bahsediyorum.

Kentin siyasetini ve ticaret yaşamını iyi takip edenler bilirler ve şöyle derler: “Aliağa bizim olsun yeter”…

Aslında “bizim” kavramı sahiplik ve sahip olmak dışında bir anlama da pek gelmez. Çünkü Aliağa’ya sahip olan siyasi anlayış elindeki gücü doğru ve akıllı kullandığında tüm İzmir’i yönetebilir. Hatta siyasetin finansmanı denen kavramın en doruk noktasına çıkabilir!

Rantın en yüksek olduğu yerde siyaset yapanların büyük bölümü siyasi eğilimlerini ve manevralarını bu duruma göre yaparlar. İşte bu yüzden Aliağa’da para ve rant, siyasetin birinci gündem maddesi olmaktan hiç geri plana düşmez.

Aliağa’nın siyasi tarihine kısa bir göz atalım!

1989 yerel seçimlerinde SHP’den belediye başkanı seçilen Hakkı Ülkü halen yaşıyor. Ülkü ilçede, araya kısa süreliğine Süleyman Akbıyıkoğlu girmiş olsa da ardı ardına üç dönem belediye başkanlığı yapan ender insanlardan birisi. 2014 yerel seçimlerinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile girdiği sert tartışma ile hafızalarda yer edilen DSP adayı Ülkü, henüz CHP’ye yani evine dönmüş değil.

İlçenin neredeyse geçmiş 30 yılında sağ partiden belediye başkanlığı yapmış tek isim ise 2004-2009 yıllarında koltukta bir dönem oturabilen AK Partili Tansu Kaya… Kaya yereldeki deneyimini “genel siyasete” taşımak için uzun uğraşlar verse de İzmir şartlarında seçilebilecek yerden aday gösterilmediği için şimdiye kadar milletvekili olamadı. Partinin ikinci bölgedeki kozlarından birisi olarak her seçimde öne çıkan Kaya, uzun zamandır enerjisini ve mesaisini  “kadim dostu” Menderes Belediye Başkanı Bülent Soylu’ya destek vererek harcıyor!

İlçede 2009 yılında belediye başkanlığı koltuğuna CHP’nin “ağabey” isimlerinden Turgut Oğuz oturmuştu. Oğuz’un kendine inanan ve güvenen ciddi bir oy potansiyeli ve destek veren kitlesi halen var. 2014 yerel seçimlerinde yeniden aday gösterilmeyince deneyimli isim partisinin adayı Barış Eroğlu’nu desteklemek yerine oğlu Cem Oğuz’un Özdenizcilik A.Ş’de ortağı olan bugünün MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar’ı destekledi. Ülkü’nün DSP’ye gidişi Eroğlu’nun deneyimsizliği, Oğuz’un şahsi tavrı, AK Parti’nin adayı Yenişakran eski Belediye Başkanı İbrahim Ethem Yorulmaz’ın oluşu, Tansu Kaya’nın kırgınlığı ve adayın açıklandığı günkü tavrı ilçede başkanlık koltuğunu MHP’ye getirdi.

MHP’li Acar aslında partisiyle de çok sıkı fıkı değil… Acar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin desteklediği başkanlık sistemi için “Aliağa’da zaten başkanlık var” derken parti içindeki muhalefetin de gözde isimleri arasında yer aldı. Hatta toplantılara, organizasyonlara ve mitinglere araç gönderdiği konuşuldu.

Aslında siyasi atmosferin epeyce karışık olduğu ilçede 2019 hesapları yapılıyor. Bunun de sebebi yukarıda saydığım maddeler! Birincisi mevcut Belediye Başkanı Acar yeniden aday olmak istiyor. AK Parti İlçe Başkanı Yaşar Akbulut ve CHP İlçe Başkanı Özcan Durmaz da 2019 yerel seçimlerine hazırlanan isimlerin başında geliyor. Hepsi potansiyel aday!

Gelelim meselenin özüne;

Aliağa’nın Çaltıdere Köyü sınırlarında bulunan 461 parsel numaralı 597 dönüm “ham toprak” vasıflı arazi İstanbullu İşadamı Murat Gülibrahimoğlu’na satıldı. Hem de encümen kararıyla. Bir belediye, mülkiyetini meclis kararı olmadan satamaz. Sadece “komşu hissedar” alıcısı hariç. Bu yüzden İstanbul’da hafriyat başta olmak üzere birçok alanda uğraş veren Kuzey İstanbul Modern İnşaat isimli bir şirketin ortağı olan Gülibrahimoğlu, söz konusu arazide başkasına ait hisseyi satın alarak yola çıktı. Böylece satış meclise değil encümene geldi ve iş daha da kolaylaştı!

Günlerdir hem AK Parti hem de CHP ilçe başkanları “siyasi hedeflerini de düşünerek” açıklamalar yapıyorlar. Birisi “buralar ranta açılacak” derken diğeri de “imar verilip satılsa daha iyi fiyata giderdi” diyor. Sonuçta arazinin metrekare fiyatı ortalama 25 TL’den toplam 16 milyon TL’ye alıcısına gitmiş durumda.

MHP’li Serkan Acar’ı topa tutan isimlerin sözleri bir hayli dikkat çekici. Arazinin hikayesi de bir o kadar ilginç.

Söz konusu arazi belediyeye geçmeden önce Çaltıdere Muhtarlığı tüzel kişiliğindeyken “mera” vasfından çıkartılmış. Ve köy malı olarak tapuya tescillenmiş. Toplam 597 dönüm arazinin yarısından fazlası yani ana yola bakan bölümü “birinci derece arkeolojik SİT alanında” kalıyor. Geriye kalan denize kıyısı olan bölümler ise hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığı 100 binlik planlarda hem de Büyükşehir’in yaptığı 25 binlik planlarda “bölge parkı” olarak görünüyor. Kısaca şimdilik arazi konut ya da başka bir inşaat çalışmasına tamamen kapalı. Bu haliyle araziyi satın alan kişinin yapabileceği tek şey var. O da günübirlik ziyaretçiye uygun plaj düzenlemesi, tuvalet-banyo ihtiyaçlı beach alanı.

Peki İstanbul’da hafriyat ve inşaat işleri yapan bir işadamı neden İzmir’e gelerek denize sıfır ama imarsız, SİT alanında yeri 16 milyon TL vererek satın alıyor?

İşte bu sorunun şimdilik yanıtı yok!

Peki bu işlemi yapanlar kısa süre önce İzmir’de ciddi tartışmalara neden olan Mavişehir’deki arsa satışlarında olduğu gibi “vasıf değişikliği” yapabilirler mi? Ya da yarın “yarısını kamuya terk edelim bize imar verin” derler mi”

Tabi ki bunu da zaman gösterecek…

Çünkü; imar planlarında rekreasyon alanı ve birinci derece SİT alanını imara açıp rant elde etmek çok kolay bir iş değil.  Kısaca lokma da büyük hedef de!

Bu arada araziyle ilgili dikkat çeken bir ayrıntı daha var. Mülkiyeti köy tüzel kişiliğindeyken bir bazalt-taş ocağına arazi kiralanmış. Hem de yıllık 4 bin TL gibi cüzzi bir rakamla… Köy tüzel kişiliğini artık belediye temsil ettiği için şirket ile belediye arasındaki hukuk devam ediyor. Sözleşme ise 25 yıllık yapılmış. Araziyi yeni satın alan ile işletmeci önümüzdeki süreçte ne yapar bilinmez ama AK Parti’nin bugün satışına karşı çıktığı yerde taş ocağı tahsis alanının sahibi Aliağa Belediyesi’nin AK Partili Meclis Üyesi Aslan Erol Mete…Yıllardır bölgede aynı sektörde çalışan Mete’nin durumu da bir hayli ilginç. 

Anlaşılan o ki Aliağa’da işler gerçekten çok karışık! Her şeyin arapsaçına dönüştüğü bir ortamda, bu kadar karmaşık ilişki ağının ortasında durumun ne zaman aydınlanacağı ise meçhul!

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 H mk
 9 Ağustos 2017 Çarşamba 22:54
Senem kılıçın Aliağa belediye ilişkisi dikkatleri çeken bir konudur. Mhp nin örgütsel manada buna dikkat kesilmesi önemlidir mesele hithide karışık birde kocaer demir fabrikası meselesi nedir
 Misafir
 9 Ağustos 2017 Çarşamba 00:09
Senem Kılıç Aliağa Belediyesine toplam kaç liralık danışmanlık faturası kesti acaba.
 H.K.
 8 Ağustos 2017 Salı 21:12
Şu anlaşılıyor ki MHP açısından durum çok vahim. MHP izmir il adayları hakkında son derece büyük hatalar yapmış. Serkan Acar'ın ilişkileri ve Milletvekili Adayı Senem Kılıç meselesi büyük sorun. Bu tercihleri kimler yaptı merak ediyor ülkücüler
 Misafir
 8 Ağustos 2017 Salı 19:26
Bunlar basına yansıyanlar, gündeme düşünler. Kocaer haddeciliğin başına gelenler !!!
 Aliağalı
 8 Ağustos 2017 Salı 17:52
Özcan durmaz timsah gözyaşı dökmesin değer tespit komisyon üyesi muhtar arazi için en düşük değeri veriyor ki muhtar chp üyesi ve özcan durmazın en büyük destekçisi.
 
 8 Ağustos 2017 Salı 13:49
Mavişehir'de ne olmuşsa burada da olmuş. at fava bekle durumu.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2017 Ege'de Sonsöz