MENÜ
İzmir 23°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Anne yemeklerini internette arıyoruz
Nurhayat TALAY
YAZARLAR
8 Mayıs 2017 Pazartesi

Anne yemeklerini internette arıyoruz

Mutfağa girmeyi sevmek zorunda değiliz ama yemek yemeye mecburuz. Hele annemizin yemeklerini aratmayan yemekler istiyorsak en yakın yardımcımız internet. Bir tık ötede nefis ev yemekleri size yarım satte ulaşabilior artık.

Herkes yemek yapmayı sevmeyebilir, yemek tariflerine ilgi duymayabilir ya da mutfağa girmeye her zaman vakit bulamayabilir. Ama kimse bize küçükken annemizin marifetli ellerinden yediğimiz, tadı ağzımızdan, kokusu burnumuzdan gitmeyen ev yemeklerini unutturamaz.

Mutfağımızda "ev yemeği" yapamasak da onların özlemiyle bir ömür geçireceğiz diye bir kural yok. Bu noktada karnınız her gurulduğunda yardımınıza koşan Yemeksepeti yine imdadınıza yetişiyor ve kebaptan pizzaya, tatlıdan salataya toplam 200 bin çeşit farklı yemeğin 19 binini oluşturan ev yemekleri ile özlemlere son veriyor.

Yemeksepeti anne hasretini dindirmek isteyenlerin arttığı fikrinden yola çıkarak Türk mutfağının göz bebeği ev yemeklerini mercek altına aldı ve Türkiye'nin ev yemeklerini ne kadar çok sevdiğini araştırdı. Yemeksepeti verilerinden çıkan sonuca bakınca çok ama çok zengin bir mutfağa sahibiz ve klasiklerden vazgeçemiyoruz.

Örneğin Yemeksepeti'nde 19 bin çeşit ev yemeği var ve sayıları 4.000’i geçen çeşidiyle zeytinyağlılar ve 1.500’ü geçen çeşidiyle köfteler en renkli kategoriler. Şimdiye kadar karnı acıkan Yemeksepeti kullanıcıları için restoran mutfaklarında 7 milyon porsiyon köfte yoğuruldu ve 2,4 milyon porsiyon yaprak sarma sarıldı. Ev yemeği dünyasının şampiyonu ise yılda 150 bin porsiyonla "kuru fasulye-pilav-cacık" aşkı oldu.

Tam 4.382 zeytinyağlı yemek var

Yemeksepeti'nde bulunan 19 bin ev yemeğinin içinde en çok çeşide sahip kategori her haline bayıldığımız zeytinyağlılar. Tam 4.382 tarifle zeytinyağlılar ilk sıradayken bu leziz kategoriyi 1.543 çeşidi geçen köfte ve 1.100 çeşitle çorbalar takip ediyor. Konu sebze yemekleri olduğunda ise 640 farklı alternatif evlere ve midelere girmeyi bekliyor.

Her yıl yüzde 40’dan fazla artan ev yemeği siparişlerinde üye restoranların mutfaklarında ağzınıza layık yemekler hazırlamak için ustalar emek harcadı. İlk günden bu yana bu mutfaklarda sizin için tam 7 milyon porsiyon köfte yoğruldu ve toplam 2,4 milyon porsiyon yaprak sarma  kalem gibi sarıldı.

Kuru fasulye, pilav, cacık favorimiz

Geçtiğimiz yılın en çok yenen ev yemekleri sırasıyla kuru fasulye, pilav, nohut, etli yaprak sarma ve ıspanak. Kuru fasulye ise en lezzetli yancıları pilav ve cacık olmadan boğazlardan geçmiyor. Yılda ortalama 150 bin porsiyon kuru fasulye yenirken her iki kuru fasulye siparişinin birinde yanına pilav ve cacık da isteniyor.

Nasıl kuru fasulye denince kalplere ve midelere pilav ve cacık aşkı düşüyorsa köfte sevgisi de çorba ve pilavla perçinleniyor. Zira her 10 köfte siparişinin 3’üne çorba ve pilav da ekleniyor. Her 10 patlıcan siparişinin 2’sinde ise pilav ve cacık söyleniyor.

Ev yemeği demek, annenin sıcaklığı, evin o hiçbiryerde bulunmayan kokusu, aidiyet, sevgi, sarılıp, sarmalanmak demektir. Biraz büyüyünce, aileden uzaklaştıkça ev yemeklerinden de uzaklaşsak da aklımız başımıza sonradan geliyor. Zira ev yemeği sipariş verenlerin çoğu 34 yaşından büyükler. En az tercih eden grup ise 12-18 yaş arası.

Yalnız yaşayanlar, yemek yapmak için mutfağa girmeye üşense de ev yemeksiz yapamıyor. Zira ev yemekleri genellikle kalabalık grup siparişlerinde değil tek kişilik siparişlerde yoğunlaşıyor. Ayrıca ev yemeklerinin yüzde 60’ı erkekler tarafından sipariş ediliyor.

Annemizin sıcaklığını bize ulaştırmak için dev gibi bir sektörün çalışması ise hem bizim açımızdan hem de istihdam açısından büyük bir şans.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Keşke
 8 Mayıs 2017 Pazartesi 19:45
Fasulyeyi,pirinci ithal edeceğimize boş duran topraklarımızda kendimiz yetiştirsek, salatalık aynı boyda olacak diye ithal tohumla ekeceğimize varsın olsun eğri büğrü olsun ama bu toprakların yıllardır bize verdiği gerçek ürünlerle olsa işte o zaman annemize öğreten ninelerimizin yaptığı tat geri gelmez mi?
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz