MENÜ
İzmir 10°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Bahçeli modeli ortaklık
Harun ÖZDEMİR
YAZARLAR
10 Ocak 2018 Çarşamba

Bahçeli modeli ortaklık

Her ortaklığın bir modeli olmalı. A, B, C alternatifli ortaklıkların D ve E seçenekleri de vardır.

Bahçeli; ortaklığa yorduğu kadar hiçbir konuya bu kadar kafa yormadı.

Beni düşündüren nokta da burası. Basınla oldukça sınırlı ilişkisi olan Bahçeli’nin kâğıt kalem elde muhabirlere şekil üzerinden ortaklık modellerini açıklaması beni düşündürdü.

Ağır abi rolünü elden bırakmayan Bahçeli’nin ortaklık konusundaki aşırıya kaçan isteğinin elzem nedenleri olmalı. 

İyi Parti’nin, MHP’yi barajın altında tutacağı şimdiden görülüyor. Bahçeli de buna fazlası ile inanmış olmalı ki, “beka sorunu”nu gerekçe göstererek %51 olduğu düşünülen Ak Parti’ye yamanmak istiyor.

Bu açıdan bakıldığında Bahçeli’yi anlamak zor değil!

MHP’ye Genel Başkan olduğundan beri “bölünme tehlikesi”ne vurgu yaparak baraj korkusunu aşmaya çalıştı ama olmadı. Bunu gördüğü için yeni arayışlara yöneldi.

Bahçeli’nin eğitim, ekonomi, hukuk, özgürlükler, dış politika, yolsuzluk, kötü yönetim… konularında akılda kalan bir cümle kuramaması, manevra alanının ne kadar dar olduğunu gösterir nitelikte.

Her siyasi liderin maça ilk 11’de çıkmasının ve 90 dakika boyunca sahada gezindiği halde oyundan alınmamasının önemli bir nedeni olmalı!

Bu açıdan baktığımda Bahçeli’nin sürpriz hamleler yapabilecek bir yeteneğe sahip olduğunu söyleyebilirim:

-Nisan 1999’da DYP ve Fazilet Partisi’nin başbakanlık teklifini reddeden Bahçeli, DSP, ANAP, MHP koalisyonunda baskı yiyen küçük ortak olmayı kabul etti!   

-2002’de ısrarla erken seçim istedi!

-2002 Kasım seçimlerinde DYP, ANAP, DSP ve MHP’nin %10 barajına takıldıkları saatlerde ilk açıklamayı Bahçeli yaptı. Bahçeli, MHP Genel Başkanlığından ayrılacağını söyleyerek Tansu Çiller’i ve Mesut Yılmaz’ı da genel başkanlıktan ayrılmak zorunda bıraktı. Bir ay sonraki MHP kongresinde ise tam tersini yaparak MHP genel başkanlığına aday oldu.

-2007 seçimlerinde Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı yapan Devlet Bahçeli’ydi. Bahçeli, Gül’e oy vereceklerini söyleyince Ak Parti’deki muhalifleri de Gül’e oy vermek zorunda kaldı.

-2015 Haziran seçimlerinin ilk gününde, henüz oy sayımı bitmemişken Bahçeli “erken seçim” çağrısı yaptı! CHP ve HDP, Bahçeli’ye kurabilecekleri koalisyonun Başbakanı olma teklifi yaptıklarında öyle sinirlendi ki anlatamam. HDP; MHP’nin Meclis başkan adayına oy verebileceklerini açıkladıklarında ise sinirleri tavan yapınca Bahçeli, “O zaman biz de Meclis’e girmeyiz!” diyerek siyasi tarihe bir not düştü.

-1 Kasım 2015 seçimlerinde Ak Parti, 23 milyon 300 bin oy alırken MHP ciddi bir oy ve Milletvekili kaybına uğradı. Ahmet Davutoğlu en yüksek oy alan Ak Parti genel başkanı olurken sanıyorum Bahçeli’nin kıyağını gözardı etmedi.  

-Bahçeli’nin kıyaklarının sonu yoktu. Bir sabah Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanının yarattığı fiili duruma anayasal bir çerçeve çizelim…” gibi kulağa oldukça hoş gelen bir açıklama yaptı ki, öyle böyle değil. Denebilir ki, Ak Parti’yi yaratan en etkin yerli güç Bahçeli olduğu gibi parlamenter sisteme son veren de Bahçeli oldu!...  

-Bahçeli çıktığı yoldan vaz geçecek değildi. 2019 dönemecindeki tehlikeli virajların soğuk terlerini şimdiden dökmeye başlayan Ak Parti’ye Bahçeli’nin yapabileceği daha çok iyilik vardı. Bunu da yapmakta bir sakınca görmüyordu. Koşulsuz 2024’de kadar bir destekten bahsetmeye başladı ki akıl alır gibi değil.

-Konu siyaset olunca iki günü bir olan karakteri bulmanın ne kadar zor olduğunu söylemeye gerek yok. Fakat Bahçeli’nin 2024’e garanti vermesi beni şaşırtmadı dersem yalan olur. Bahçeli bu garantiyi neden veriyor, neyin karşılığında veriyor… Anlamak zor! Beni en çok düşündüren nokta da hiçbir şey talep etmemesi!

Bahçeli şaşırtmaya devam ediyor…

Bahçeli Karamanlı olsa öngörümü şimdiden açıklayacağım.

Ama Bahçeli biraz Adanalı, daha çok da Osmaniyeli!

Ne diyeceğimi bilemiyorum!

Açıkçası kararsızım!

Düz yolda giderken birden direksiyonu sola, bazen de sağa kırması yok mu?!

Eski araba şoförü olması da beni bayağı endişelendiriyor!

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Refika Güzelyurt
 11 Ocak 2018 Perşembe 09:19
Kifayetsiz eleştirilerinize MHp den tenkit yiyeceksiniz
 Fikret Aslan
 10 Ocak 2018 Çarşamba 17:32
İlk oyumu 1988 yılında Rahmetli Erbakana verdim. Sonraki seçimlerde hep Alparslan Türkeşe verdim, sebebi milliyetçilik ve muhafazakarlıktı. 28 şubat olunca yine Rahmetli Erbakana dönüş yaptım. 2002’den Sonra Ak Partiye meyl ettim. Şimdi hiç bir partiye yakın değilim, çünkü gerçek manada milliyetçi muhafazakar bir parti yok artık. Verdiğim hiç bir oydan pişmanlık duymadım ancak son 15 yılda verdiğim her oy için kendime kanet ediyorum. Milyonlarca neidüğü belirsiz Suriyelilerin doluştuğu bir ülkeyi evlatlarıma bırakanlara destek verdiğim için kendimi affetmiyorum. Önümüz karanlık ve bu karanlığa sebep olan biri olarak bütün herkesten özür diliyorum. Rabbim affetsin beni. Ben hatamdan döndüm sizi bilemem.
 Fatih
 10 Ocak 2018 Çarşamba 16:36
Harun hocam sen hiç merak etme. Direksiyon emin ellerde. Ha bu de eleştiri cümlelerin biraz ağır olmuş.
 Zafer Zafer
 10 Ocak 2018 Çarşamba 13:03
Ve böyle politikacılar(!) CUMHURİYETİN/ÜLKENİN/ULUSUN geleceğinde önemli roller oynuyorlar... Yazık ki ne yazık !!!
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Ege'de Sonsöz