MENÜ
İzmir 25°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Beklentilerimiz
Metin ÖNEY
YAZARLAR
29 Mayıs 2018 Salı

Beklentilerimiz

“Parlamenter Sistemden yana” olan adayları; yani Sayın Muharrem İnce ve Sayın Meral Akşener’i dikkatle izliyoruz.

Gösterdikleri gayret fevkaladedir.

Böylece medyanın her şey olmadığını gösteriyorlar…

Yazmasalar da göstermeseler de yüzbinler meydanlara akıyor ve adayların söylediklerini hem ciddiyetle dinliyorlar ve hem de birbirlerine kritiklerini yaparak anlatıyorlar.

Yani bize “yandaş” değil, “kardaş” gerek.

Geçmişte bunun pek çok örneklerini gördük:

Şimdi merhum olan Menderes, Demirel, Ecevit ve Özal meydanları doldurarak pek çok seçim kazanmışlardır.

Kaldı ki; “kınayarak, eleştirerek, yakınarak” elde edilmiş zafer yoktur. Tam tersine tez olarak ortaya çıkılmalı ve bunu milyonlara ve onlara giderek anlatmanın yollarını bulmalıdırlar.

Bugün adayların yaptıkları budur ve son derece doğrudur.

23 Haziran akşamına kadar bu gayret artarak devam etmelidir.

Ancak:

Bu vesileyle birkaç konuya dikkat çekmek istiyorum:

Her iki aday da “bir görevi ifa etmek üzere” aday olduklarını asla unutmamalıdırlar.

Nedir o görev?

Türkiye’yi yeniden hem “Parlamenter Sisteme” döndürmek ve hem de “Türk Devleti’nin kuruluş felsefesini” yeniden bütün kurum ve kuruluşları ile Atatürk Türkiye’sine geri döndürmek.

O halde:

Vaatlerde ayrıntılara girmeden ve bilhassa “kalıcı” intibaını vermeden özü milyonlarla paylaşmak ve çözüm yollarını da ifade etmek.

Mesela burs, maaş, mazot ve benzer konular yerine daha çok “fabrika ayarlarına” ne kadar zaman dilimi içinde ve nasıl dönüleceğini toplumla paylaşmak.

Toplumda bunlar da “Cumhurbaşkanlığını ve o muazzam yetkileri” sevdiler gibi bir kanaat asla oluşmamalıdır. Bir görev için gelindi ve görev yerine getirilir getirilmez normal hayata dönülecek kanaati tamamen hakim olmalıdır.

Ünlü bir hukukçunun yıllar önce ifade ettiği “İktidarı elinde bulunduranlar bunu daima kötüye kullanmaya meylederler” gibi (adayları tenzihen söylüyorum) bir düşence hiçbir yurttaşımızda oluşmamalıdır.

Ve bilhassa şu konulara cevap vermeliler:

Tahribedilmiş Cumhuriyet Kurumları yeniden nasıl ihya edilecektir?

“Hukuk” nasıl işletilecek ve yapılan tüm haksızlık ve yolsuzluklardan Cumhuriyet Savcıları nasıl hesap soracaklardır?

Eğitim tekrar “tevhidi tedrisat” yasasına uygun hale nasıl gelecektir?

Dış politika ve bilhassa Suriye ile olan tablo nasıl eski hale getirilecektir?

NATO için ne düşünülmektedir?

AB için tavırları nedir?

Asya ülkeleri ile nasıl bir ilişki kurulacaktır?

Devlet otoritesi nasıl sağlanacak ve artan her türlü şiddet olayları nasıl önlenecektir?

İşgal edilmiş bulunan Ege’deki 16 ada ile ilgili ne düşünülmektedir?

Birlik ve beraberliğin sağlanması için neler yapılacaktır?

Hasılı ana konulara ve bilhassa tekraren söylüyorum normal rejime nasıl ve ne zaman dönülecektir?

Çünkü bu çok acil bir durumdur zira yaşananları normal olarak yorumlamak asla mümkün değildir. Mücadelenin mihenk taşı bu sorunun cevabıdır.

Adaylardan özetle beklentilerimiz bunlardır ve açık net cevap vermek de onların görevidir.

Bu yazdıklarım samimi uyarılardır.

Sonradan “eyvah vuslat başka bahara kaldı” dememek için…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Güler Bilgen
 29 Mayıs 2018 Salı 15:55
Bu değerlendirmenize aynen katılıyorum. Parlamenter rejime dönüşün üzerinde pek fazla durulmuyor, sorulunca da yüzeysel yanıtlar veriliyor, geçiştiriliyor gibi geliyor bana. Millet ittifakının liderleri asıl üzerinde durulması gereken ve altı çizilmesi gereken konuyu, iktidarın asılsız suçlamalarına yanıt vermekten dile getiremiyorlar. Zamanı iyi kullanamıyorlar.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz