MENÜ
İzmir 15°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Bir Ahmed Adnan Saygun
Hanzade ÜNUZ
YAZARLAR
22 Ekim 2019 Salı

Bir Ahmed Adnan Saygun

İzmir geçtiğimiz hafta ‘müzikle yıkandı’ desek yeridir.

Müziğin adresi, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM) idi.

AASSM 2019 – 2020 sezonunu çok güçlü isimlerle, dünyaca ünlü sanatçılarla açtı.

İzmirli sanatseverler bu yıl dördüncüsü düzenlenen “1 Festival İzmir”de birbirinden renkli müzisyenleri sahnede canlı performanslarıyla izleme fırsatı buldu.

Işın Karaca ile açılan festivalde yaşayan efsane Stanley Clarke, Melihat Gülses, Antonio Lizana Band ve New York Gypsy All Stars ile coştuk.

Böyle harika bir salonda, böyle başarılı bir organizasyon ile bu kadar iyi isimleri dinleme fırsatı bulmanın keyfi gerçekten paha biçilmezdi.

Hem sanatçıları, hem de festivalin ev sahibi AASSM’yi ayakta alkışladık.

***

Başarılarıyla uluslararası sanat camiasında da dikkat çeken AASSM bu yıl 11. yaşını  kutluyor.

Eski troleybüs garajı olan Güzelyalı’daki devasa alan İstanbul’daki örneklerinin aksine birilerinin AVM’si olmadı.

İzmirliler örnek bir sanat mabedi kazandı.

Hatırlarsınız…

Rahmetli Başkan Ahmet Piriştina döneminde gerçekleştirilen bir yarışmada İzmirli mimar Tevfik Tozkoparan’ın projesi birinci olmuştu.

AASSM’nin temeli ise projeyi hazırlayan Piriştina’yı her daim vefayla anarak teşekkürlerini eksik etmeyen Aziz Kocaoğlu tarafından atıldı.

Titizlikle ve büyük zorluklarla sürdürülen inşaat Başkan Kocaoğlu döneminde tamamlandı, AASSM hizmete girdi.

Geçen 11 yılda milyonu aşkın İzmirli sanatsever, bütün İzmir…

Dünyanın en iyi akustik salonlarından birine sahip AASSM koltuklarında iyi müzik, iyi sanatçı ve iyi konser dinlemenin ayrıcalığını yaşadık.

Harika sergilere tanıklık ettik.

Anlamlı bir vefa örneğiyle AASSM’de adı sonsuza yazılan İzmirli ünlü şef ve kompozitör Ahmed Adnan Saygun...

Aynı zamanda Türkiye’nin ilk opera eseri Özsoy Destanı’nı besteleyen kişi.

İlk Türkçe opera Özsoy’un internette paylaşılan öyküsü de oldukça ilginç…

***

1934 yılı, Haziran ayı…

Ankara, önemli bir konuğu ağırlamaya hazırlanıyor.

İran Şahı Rıza Pehlevi gelecek ve Atatürk devrimlerini inceleyecek…

Atatürk, yakın arkadaşlarını Çankaya Köşkü’nde topluyor.

“Şah için nasıl bir program yapalım?” diye soruyor.

Kimi Orman Çiftliği’ne götürmeyi öneriyor, kimi “Merinos’u gezdirelim” diyor.

Beğenmiyor bu önerileri Atatürk…

“Bütün bunlar İran’da da var. Onlarda olmayan bir şey yapmalı, farkımızı ortaya koymalıyız” diyor.

Aklında bir fikir olduğu besbelli… Sofradakiler merakla bekleşirken kararını açıklıyor:

“Opera yapacağız!“

İşte ilk Türk operası Özsoy’un doğuş sahnesi bu…

***

Atatürk operanın konusunu kendisi belirliyor.

İranlıların Şeyhnamesi’nden esinlenmiş bir destan planlanır;

Öykü, Hakan Feridun’un ikiz oğulları Tur (Kurt) ile Irac (Aslan) üzerine kurulur…

İkizler doğduğunda şeytanın gazabı onları birbirinden ayırıyor…

Ama yüzyıllar sonra buluşup kardeş olduklarını anlıyorlar; operanın ana teması da Türkiye ve İran’ın yüzyıllardır kardeş olduğudur.

Bu konuyu işlemesi için görev Münir Hayri Egeli’ye veriliyor, o da operanın metnini (Libretto’yu) yazıyor.

Sonra besteci arayışına girişiliyor ve Ahmed Adnan Saygun’un adı ön plana çıkıyor.

***Adnan Saygun devlet bursuyla gönderildiği Paris’ten yeni dönmüş, Musiki Muallim Mektebi’nde hocalık yapıyor, henüz 27 yaşında…

Libretto’yu okutuyorlar kendisine…

“Şah geliyor, bundan bir opera yazacaksın” diyorlar.

Seviniyor Saygun, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk opera eseri olacak.

Soruyor:

“Solist var mı?“

“Yok!”

“Koro var mı?”

“Yok!”

“Orkestra var mı?”

“Yok!”

“Ne kadar vaktimiz var?”

“Bir ay!”

***

Mucizevi bir şekilde…

Bir ay içinde 27 yaşındaki o genç adam solistleri bulur, orkestrayı ve koroyu oluşturur, eseri besteler ve Türkiye’nin ilk opera eserini yaratır.

Saygun, o uykusuz geceler için yıllar sonra şöyle yazacaktır:

“Ah bu çalışma… Zaman kısa, imkanlar son derece sınırlı… Ama içimiz coşkun. Yalnız benim değil, bütün görev almış arkadaşlarımın içi şevkle kaynıyor. Acaba o atılım üstüne atılım yıllarında içimizde duyduğumuz dinmek bilmez heyecanı, sönmek bilmez ateşi şimdiki kuşaklar nasıl duyuyorlardır”.

***

Atatürk gelişmeleri uzaktan takip eder.

Bir ara Sovyet Sefiri Karahan’a “Sen anlarsın, git bir bak” deyip provalara yollar.

Olumlu haber alınca kendisi de gidip izler bir provayı…

Ve Özsoy Operası 19 Haziran 1934 gecesi, iki devlet adamının huzurunda sahnelenir.

***

Ahmed Adnan Saygun'un anılarını kaleme alırken sorduğu...

“Atılım üstüne atılım yıllarında içimizde duyduğumuz dinmek bilmez heyecanı, sönmek bilmez ateşi şimdiki kuşaklar nasıl duyuyorlardır” sorusunun yanıtını…

Bugün yine İzmir veriyor.

“Opera İzmir” ile...

Türkiye’de opera sanatı için tasarlanmış ilk özel yapı olan proje, Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu döneminde hazırlandı.

Temeli bir yıl önce, 25 Eylül 2019’da yine Başkan Kocaoğlu tarafından atıldı.

Karşıyaka Mavişehir’de yer alacak Opera İzmir’in inşaatı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile hızla devam ediyor.

2022 yıl sonunda tamamlanması planlanan Türkiye’de ilk kez opera konseptiyle inşa edilen Opera İzmir’in açılışı…Belki de Türkiye’nin ilk operası Özsoy Destanı’nı besteleyen İzmirli kompozitör Ahmed Adnan Saygun’un doğum gününe yetiştirilir.

Opera İzmir’in açılışı Türkiye’nin ilk devlet sanatçısı ünvanını da taşıyan Ahmed Adnan Saygun’un 2022 yılında kutlanacak 115. doğum gününde, 7 Eylül tarihinde yapılır.

Yine İzmirlilere yakışacak vefalı bir tavırla elbette….

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Demet Dicle
 12 Kasım 2019 Salı 21:18
Müthiş bir yazı olmuş, teşekkürler
 Aysel
 30 Ekim 2019 Çarşamba 11:23
Harika
 Aziz Başkan
 26 Ekim 2019 Cumartesi 20:54
Önünde saygıyla eğiliyoruz. İzmir sana çok şey borçlu.
 Mustafa ozkale
 23 Ekim 2019 Çarşamba 19:00
Sayende çok şey öğrendim.bir tarihi yarattın bize.devam,guzel kızım.
 Kime teşekkür edeceğiz?
 22 Ekim 2019 Salı 16:09
Tabii Aziz Kocaoğlu'na. Türkiye'nin en nitelikli konser salonunu bize kazandırdığı için ve çok özel bir opera binasını başlattığı için. LAF DEĞİL İŞ ÜRETTİĞİ İÇİN.
 Uğur Günhan
 22 Ekim 2019 Salı 12:16
Ahmet Adnan Saygun sanat merkezine üç dört kere gitmişliğim var ama kimliği olarak detaylı bilgim yoktu yazar kızımız Hanzade hanım sayesinde çok önemli bilgiler öğrendim. Yalnız merkezin durağı yaşlılar için uzak kalıyor, yürüyemiyoruz. Özellikle Türk sanat müziği konserleri de istiyoruz.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz