MENÜ
İzmir 26°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Bir anne oğlunun elini neden öper?
Mehmet KARABEL
YAZARLAR
12 Mayıs 2019 Pazar

Bir anne oğlunun elini neden öper?

Bugün Pazar…

Hiç bitmeyen sevgi ve saygıyla…

Atatürk’ü bu köşede anma ve hatırlama günü…

Bir kez daha…

Yaşanmış bir öyküyü paylaşalım…

Bunu yaparken de…

Özelikle…

Bugünün “Anneler Günü” olduğunu unutmadan…

Yaşanmış bu anıyı bugünlere taşıyan herkesi…

Saygıyla analım…

***

Kurtuluş Savaşı’nın başarıyla tamamlanmasından…

Hemen sonraki haftalar…

Ulu Önder Atatürk…

Başyaveri Cevat Abbas Gürer’i…

Annesi ve kardeşini Ankara’ya getirmekle görevlendirir…

Ankara’ya gelen Zübeyde Hanım…

Hasta olmasına rağmen…

Giyinir, kuşanır; oğlunu karşılarken…

İyi görünmeye çalışır…

Mustafa Kemal, yıllardır yüzünü çok az görebildiği…

Anacığına sarılır, defalarca pamuk ellerini öper…

***

Bi’ara…

Zübeyde Hanım, evladına döner ve şöyle der:

“Kemal oğlum; senden bi’ricam var… Bana elini verir misin?”

Atatürk, hemen elini annesine uzatır…

Zübeyde Ana, kendisine uzatılan eli kapar ve…

Hızla önce dudaklarına…

Sonra alnına götürür…

Çok şaşıran Gazi, elini çekmeye çalışırken…

Şaşkınlıkla…

“Anne… Anne… Ne yapıyorsun anne?” der…

Zübeyde Hanım gülümseyerek bakar oğluna…

“Ben senin annenim…” der ve…

Tarihe mal olmuş şu sözlerle devam eder:

“Senin elimi öpmen vazifen ve terbiyen gereği… Ancak, ben aynı zamanda bu milletin bir ferdiyim… Bu milletin bir ferdi olarak, bu vatanı kurtardığın için senin elini öpmek de benim vazifemdi… Şimdi çok bahtiyarım…”

***

Ve bu olaya ilaveten…

Zübeyde Ana’nın bir rüyasından söz etmezsek…

Bu köşe eksik kalır…

Selanik’li yıllar…

Mustafa Kemal, henüz 12 yaşında…

Asker olmak için can atıyor…

Hatta…

Bunun için annesinden habersiz…

Selanik Askeri Rüştiyesi’nin sınavlarına giriyor ve kazanıyor…

Oysa Zübeyde Anne, oğlunun asker olmasını istemiyor…

Seferden sefere gitmek zorunda kalacağını düşündükçe…

İçindeki sıkıntı daha da büyüyor…

Gelgelelim…

Mustafa Kemal’in askeri okula girebilmesi…

Annesinin imzasına bağlı…

Zübeyde Hanım o gece sıkıntıdan uykuya zor dalıyor…

Ve…

Bir rüya görüyor…

Rüyasında oğlu Mustafa yüksek bir minarenin tepesinde…

Altın bir tepsinin içinde oturuyormuş…

Annesi Mustafa ya doğru koşmaya başlarken…

Bir ses duyuyor:

“Oğlunun asker okuluna gitmesine izin verirsen hep böyle yüksekte olacak… Vermezsen yere atılacak…”

Zübeyde Hanım gördüğü rüyadan ve…

Rüya duyduğu sesten çok etkileniyor…

Uyandığında ilk işi…

Mustafa’sının Selanik Askeri Rüştiyesi’ne girmesi için gerekli…

Belgeleri imzalamak oluyor…

Cumhuriyeti kuracak Mustafa Kemal’in askerlik serüveni…

İşte, Zübeyde Hanım’ın gördüğü bu rüya ile başlıyor…

Bu rüya bölümü…

Türkiye’de “kaynak eser” olarak gösterilen…

Lord Kinross’un “Atatürk” adlı kitabının 26’ncı sayfasında yer alır…

Yani…

Rüya deyip, geçmeyelim…

***

Bugün mutlaka…

Annenize uğrayın, nur yüzünü görün, pamuk ellerini öpün…

Hediyeye mediyeye gerek yok…

Bilin ki…

Onun için “en anlamlı hediye” aslında sizsiniz!

Nokta…

Sonsöz: “Kadınlarımızın genel görev ve çalışmalarında paylarına düşen işlerden başka, en önemli, en hayırlı, en faziletli bir ödevleri de iyi anne olmalarıdır… / Gazi Mustafa Kemal Atatürk…”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Sarı Çizmeli Memed'A.
 13 Mayıs 2019 Pazartesi 05:06
ZÜBEYDE ANA ve diğer TÜM ANALAR, yılda bir gün değil, yılda her gün başımızın tacıdırlar... Rahmet ve sevgiyle.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz