MENÜ
İzmir 15°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Birlik-beraberlik zamanı
Hüseyin ASLAN
YAZARLAR
14 Ekim 2019 Pazartesi

Birlik-beraberlik zamanı

Kahraman Ordumuz “Milli İrade”nin ve “halkımızın” gücünü ve desteğini arkasına alarak Suriye’nin kuzey doğusu, fırat’ın doğusundaki “terör” hedeflerini “yok etmek” için başlattığı “Barış Pınarı Harekâtı”nı sivil halka zarar vermeden ve onların da hayatını “güvence”ye alarak başarıyla ve kararlılıkla sürdürüyor.

Seksenikimilyon hepimiz ayrışma değil; tam tersine birlik-beraberlik içinde olmamız gerektiğini biran bile aklımızdan çıkarmamalıyız.

Ordumuzun “Barış Pınarı Harekâtı” tamamen “terörle mücadele” kapsamında “haklı” ve “meşru”dur.

Buna karşın; Avrupa Birliği’nden Arap Ligi’ne, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Filistin’e, Katar’dan Somali’ye, Türk Cumhuriyetleri’nden Bangladeş’e, üyesi olduğumuz NATO’dan, her türlü yardımı yaptığımız Afrika ülkelerine neredeyse bütün dünya, Türkiye’nin bu “haklı”, “meşru” ve “zorunlu” operasyonuna “karşı” bir tutum alıyor.

Avrupa Birliği’nin Arap ligi’nin pozisyonunu anlamak mümkün, ancak; Filistin’i, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni, Katar’ı, Türk Cumhuriyetleri’ni, Somali’yi, Bangladeş’i anlamak pek mümkün değil.

Bu arada; ABD ve Rusya da Türkiye’yi desteklemiyor, kendi planlarını uygulamak bağlamında konumlanıyorlar.

Diyebiliriz ki; bütün dünya karşımıza bir “duvar” örmüş durumda. Bu durumda; yapmamız gereken iç politikada ayrışmaya, kamplaşmaya, kendi takımımızı motive etmeye çalışmadan “milli takım” anlayışıyla birlik-beraberlik içinde olmaktan başka bir şey değildir.

Allah; ordumuzu ve milletimizi her türlü “olumsuzluk”tan esirgesin, başarı ve esenlik nasip etsin.

VATANDAŞ ENFLASYON RAKAMINA NEDEN İNANMIYOR?
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Fırat’ın doğusuna gerçekleştirdiği “sınır ötesi Barış Pınarı Harekatı”; ekonomideki “olumsuz” gidişi, işsizliği, pahallığı, yoksulluğu, karşılıksız “çek”leri, hacizleri esnafın sıkıntılarını unutturmasın.

Bu bağlamda; basına da yansıyan haberlere göre; trafik cezaları da dahil, vergi ve sigorta borcu bulunan 3 milyon 300 bin kişiye “e-haciz” uygulanmaya başlandı. Bir yıl içinde 3 milyon 300 bin kişinin banka hesaplarına “e-haciz” konularak bloke edildi.

Öte yandan; Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken, “ağustos ayı itibariyle son iki yılda karşılıksız çek tutarında yüzde 75, protestolu çeklerin tutarında ise yüzde 72 artış olduğunu” söyledi.

Palandöken, “çekini ödeyemeyen esnafın hapis cezasıyla karşı karşıya kaldığını” da belirterek “çek kanunu yeniden düzenlenmelidir” dedi.

Öte yandan; TUSİAD Başkanı Kaslowski, “genç işsizliğin yüzde 25.8’e tırmandığını” vurgulayarak “Türkiye ekonomisi geçen yıl başlayan krizde önemli ölçüde daraldı, işsizlik oranı yüzde 14 ile 2009 krizi seviyesine kadar yükseldi, genç işsizlik ise yüzde 25.8’e ulaştı. Bir ülke için oluşabilecek en büyük ve yönetilmesi en zor risk, gençlerin umutsuzluğudur.”ifadesini kullandı.

Ayrıca; hayat pahallılığı, insanları “canında bezdirecek” seviyeye ulaştı. Çarşı-pazarda fiyatlar cep yakıyor. Buna karşılık “TUİK”in enflasyon oranını yüzde 9.26 olarak açıklaması kuşkuyla karşılandı, inandırıcı bulunmadı.”

Vatandaşlar “çaya yüzde 30, doğalgaza yüzde 35, elektriğe yüzde 40, köprü geçişlerine yüzde 20, şekere yüzde 16, sigaraya yüzde 50, öğrenci yurtlarına yüzde 20, akaryakıt ve temel gıdalara zam üstüne zam yapılırken nasıl oluyor da enflasyon düşüyor, yüzde 9.26 oranıyla tek haneye düşüyor” diye soruyor.

İZMİR’DE KAYITLI İŞSİZ SAYISI 121 BİN
Öte yandan; CHP’nin Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi tarafından yayınlanan “Türkiye’nin Dert Haritası” adlı kitapta, İŞKUR, SGK, TUİK ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine dayanarak, “İzmir’de kayıtlı işsiz sayısı 120 bin 720, Suriyelilerin en yoğun olduğu 8.kent, iş kazalarında 2.sırada ve iş kazası ölümlerinde 4.sırada yer alıyor” deniliyor.

Bu arada; inşaat sektöründe yaşanan durgunluk, kamu bankalarının konut kredilerinde indirime gitmesine rağmen henüz canlanmaya dönüşmedi.

Sonuç olarak: Dış olaylarda birlik-beraberliği, tek vücut olmayı sağlayalım, içeride de ekonomideki “olumsuz” gidişi durduralım.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz