MENÜ
İzmir 22°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Bürokrasi de; Liyakat mı? Sadakat mı?
Ahmet DOĞRUYOL
YAZARLAR
29 Haziran 2017 Perşembe

Bürokrasi de; Liyakat mı? Sadakat mı?

Gönül ister ki liyakat diyelim. Maalesef diyemiyoruz. Yıllardan bu yana sağlık camiasının içerisindeyiz. Has bel kader Uzun süredir bir sivil toplum kuruluşunda olmamızdan dolayı pek çok arkadaşımızı tanırız.

Süreç içerisinde pek çok liyakat sahibi arkadaşımız küstürüldü, kırıldı köşelerine çekildiler. Sıradan memuriyetlerine devam ediyorlar. Peki yerlerine kim geldi? Devlete millete hizmet etme gibi bir derdi olmayan, liyakatleri olmadığı için, siyasi erke sadakat gösteriyorlarmış gibi yapıp, aslında kendi menfaatlerinden başka bir şey düşünmeyen bir gurup bazı koltukları doldurdu. 

Elbette görevini halisane niyetlerle yapanlardan söz etmiyoruz. Ancak; son zamanlarda öyle bir hale geldik ki, somut olan haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlikler bile kapatılmak için çabalanıyor. Ve bu durum çalışanlar ve konudan bilgisi olan vatandaşlar arasında güven bunalımına sebep oluyor.

Düşünün, aylarca belki de yıllarca, aynı anda iki nöbeti birden tutan bir memurun suçunun kapatılması normal şartlarda mümkün mü? Elbette hayır. Hastanenin acilinde nöbet tutarken nasıl oluyor da aynı anda icap nöbetçisi ya da süpervizör nöbetçisi olabiliyorsun. Ve her ay üç ayrı nöbet sisteminden nöbet ücreti alabiliyorsun? Bunların hepsi banka hesaplarında mevcut. Bunların hepsi evraklarda –düzeltilmeyen bölümünde- mevcut. Ve alınan nöbet ücretlerinin döner sermaye gelirlerinden ödendiği düşünüldüğünde, her bir çalışanın cebinden para çalındığını da unutmayalım.

Bir başka kuruma baktığımızda, nöbet tutmaması gereken yani fazla mesai ödenemeyecek olan memura fazla mesai yaz. Soruşturma açılsın. Memurların bir bölümü aldıkları ücreti geri ödesin. Ancak asıl sorumlu olan zamanın hastane müdürü elini kolunu sallayarak ortalıkta gezsin. Ve söz konusu kişiler ödüllendirilerek kurumlarda idareci koltuğunda oturmaya devam etsinler. Hatta bir üst makama yükselsinler.

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ne hikmetse, bu tür haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik yapan bu vatandaşlar aynı familyadan geliyor. Elbette siyasi iktidarlar kendi görüşlerinde olan bürokratları görev verecekler. Saygı duyarız. Ancak bürokratların haricinde bir hastanedeki hemşirenin çalışacağı bölümü karışmak, bir şirket elemanıyla hastane başhekiminin uğraşması, yada koltuğunu sağlamlaştırmak için temizlik personelinden medet beklemesi de kabul edilebilir bir durum değildir.

Çalışanlardan pek çok bilgi akışına sahibiz. Belgesi olmayan konulara değinemiyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanının Bakanları çağırarak kamu kurumlarındaki atamaların liyakat esasları üzerine yapılması talimatı verdiği bilgisi geldi. Temennimiz gelen bilginin doğru olmasıdır. En azından yeni atamaların en azından bir bölümünün liyakatli olmasına da razıyız.

Liyakat sahibi olmayan yöneticilerin kurumlarda neler yaptığını hep birlikte şahit oluyoruz.

Bu günlerde kamu hastanelerinde yeni sözleşme dönemi. Bekleyip göreceğiz. Yenikapı ruhunu, 15 Temmuz ruhunu.

Unutmayın; bu ülke sadece %51.41’in değil, %48.59 da bu ülkenin vatandaşları. Devletine, milletine ihanet etmesin yeter.

                                                                                                                          

Ahmet DOĞRUYOL                                                                                                       

Türkiye Kamu Sen İzmir İl Temsilcisi

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2017 Ege'de Sonsöz