MENÜ
İzmir 23°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Büyük uzlaşmaya doğru
Tayfun MARO
YAZARLAR
24 Haziran 2019 Pazartesi

Büyük uzlaşmaya doğru

31 Mart yerel seçimlerinin ve ardından tekrarlanan İstanbul seçiminin gösterdiği gerçek;

Türkiye’de yaşayan herkes için büyük uzlaşmanın kapılarını zorlamanın zamanı geldi.

Ve biliyoruz ki Anadolu ve Trakya toprakları üzerinde bir arada barış içinde yaşamak, kahir çoğunluğun arzusudur.

Birbirine hakaret etmeyi siyasal eleştiri zannedenlerin, hamaset ve lafebeliğini siyaset yapmak olarak anlayanların, ezberciliği düşünceyle karıştıranların, islamcı rövanşistlerin ve siyasetten geçinen bilumum çapsız asalakların kenara çekilmesi artık bir zorunluluktur.

İktidar çevrelerinde uzun süredir işler yolunda gitmiyor. Güvenlik, sağlık, eğitim, üretim, istihdam, sosyal güvenlik gibi iktidarı belirleyen en temel konular sıkıntılı… İktidar, ülkenin iç sorunlarını çözemediği gibi dış ilişkileri de yönetemiyor.

Son seçimlerde ortaya çıkan sonuç, seçmenin bu olumsuz tabloya verdiği tepkidir.

İstanbul seçimlerinin tekrarlanmasının en önemli sonucu; Türkiye’nin yeni bir başlangıç yapmak için yakaladığı tarihi fırsattır.

Bu başlangıç, ülkenin kaybettiklerinin telafisini mümkün kıldığı ölçüde anlamlı olacaktır.

Kapitalist sistemin içinden geçtiği derin kriz, Dünya düzeninde radikal bir değişimi de beraberinde getiriyor.

Bu nedenle, Türkiye, uluslararası sistemde yerini konuşmalı…

Tabii ki seksende başına gelenlerin benzerini bir daha yaşamak istemiyorsa…

Meselelerimizi hep birlikte konuşmak için görece uygun zaman ve zemin var, artık.  Bir arada düşüneceğiz, bir arada tartışacağız ve hep beraber bir çıkış yolu bulacağız.

Ülkede toplumsal mutabakatın nasıl çöktüğüne hepimiz tanık olduk. İslamcılar ve Kürtler toplumsal mutabakattan çekildiler; mutabakat bozuldu, kamusal yaşam altüst oldu.

Kimlik siyaseti sonucu ayrışan toplumda herkes, körün fili tarif ettiği gibi, tuttuğu yerinden tarif ediyor meseleleri. Öte yanda, sorunsalın eksikliğini aklına getiren bile yok.

Yani, meseleleri nasıl ele alacağımıza dair bir konsensüs henüz yok.

Artık biliyoruz ki Erdoğan’ın islami zeminde oluşturmaya çalıştığı yeni toplumsal mutabakat fikri tutmadı. Türkiye, seküler zemine geri dönüş sinyalleri veriyor. Doğu-Batı ekseninde süren mücadelede dengeler Batı lehine değişiyor.

Herşeyin güzel olması için yeni başlangıçlara ihtiyaç var. Yeni toplumsal mutabakatı konuşmanın zamanı geldi. Yeni sosyoloji ve yeni siyaseti konuşmanın zamanı geldi.

Uzun sözün kısası, büyük uzlaşma için ayağa kalkmanın tam vaktidir.

Dün belki erkendi, ama yarın çok geç olacağı muhakkak.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Benim adım Cemil
 25 Haziran 2019 Salı 15:03
denge politikası türk dış politikası için zorunluluktur.İç meselelerimizin ana sebebi bizleriz. "dış mihrak, bizimle uğraşıyorlar" lafları hikayedir. Kendi kendimizle kavga etmeyi bırakmadan hiç birşey düzelmeyecektir.
 Lombak
 25 Haziran 2019 Salı 01:50
Amerika'nın kucağına dönüş maalesef mümkün değil. İbanoğlu da er ya da geç anlayacak.
 Sarı Çizmeli Memed'A.
 24 Haziran 2019 Pazartesi 12:37
CHP'nin günümüzdeki aciz/perişan başkanı(?) ile göbekçi yönetimine rağmen/ve tümüyle Sn.Ekrem İmamoğlu ile adsız kahraman diyebileceğimiz bir avuç gönüllü sayesinde kazanılan İstanbul seçiminin, uzlaşmayı düşündürmesi için henüz erken diye düşünüyorum... Çünkü tarihe(!) geçen "bir taraf olmayan bertaraf edilir" dehşet verici sözleriyle, kendisi gibi düşünmeyen her kişiyi/her kurumu, "kırmızı kuvvetler" olarak gören/nitelendiren bir "kafa" var karşıda... Ve o "kafa", Sn.İmamoğlu'nun bir arada yaşama ilkesini tökezletip uzlaşma düşüncesini yok etmek için tüm piyonlarıyla birlikte bir saldırı başlatacaktır... diye düşünüyorum. Bekleyin, azzzz sonra!!!
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz