MENÜ
İzmir 14°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Cesaret
Neşe ÖNEN
YAZARLAR
9 Ağustos 2019 Cuma

Cesaret

Bir insanı güçlü kılan en büyük özellik analiz yeteneği, öngörülü oluşu, bilgi ve donanımı değil. Hayatın akışını, çevremizi ya da dünyayı değiştirecek tek bir kıvılcım sadece cesaret fişeğiyle ateşlenebilir... Hiç kimsenin sesini yükseltemediği bir haksızlık karşısında birden isyan etmek... Yanlışın karşısına doğrucu Davut gibi dikilmek... Dokuz köyden kovulup onuncu köye gitmeyi göze alabilmek... Aka ak, karaya kara diyebilmek... Cesaret! Yani gözüpeklik, atılımcılık, korktuğun halde ileri fırlamaktan geri durmamak... Dönüşüm ve devrimin baş anahtarı!

Yaşadığımız hayattan memmun değil miyiz? Toplumsal ve ekonomik koşullardan dolayı sıkıntı mı çekiyoruz? Adaletsizlik ve eşitsizliklerden dolayı mağdur muyuz? Peki ne yapacağız? Nereye ya da kime başvuracağız? Kimden yardım isteyeceğiz? Sanırım herkes zaman zaman bu sorularla boğuşuyordur.. İşte bu sorularla başa çıkma hususunda, en önemli motivasyonun cesaret olduğuna inanıyorum...

Yirmibirinci yüzyıl yaşantımızı bir yandan kolaylaştırdı, pek çok bakımlardan ise epey zorlaştırdı. Teknoloji ve iletişim alanındaki buluş ve icatlar yatak odalarımızın içini gözetleyecek kertede dünya insanlarını birbirine yaklaştırmış ve hayatlarımızı epey kolaylaştırmışken... Kontrolsüz nüfus artışı, doğal kaynakların hızla tükenmeye başlaması, otomasyon ağırlıklı iş kollarının yaygınlaşması ile beraber yükselen işsizlik, atmosfer ve çevre kirliliği, uyuşturucu ticaretinin global ölçekte zirveye çıkmasına bağlı olarak narkotik bağımlılığının bir virüs gibi çocuklara kadar bulaşması, silah tüccarlarının dayattığı savaşların sebep olduğu mülteci krizleri, insan tüccarlığı, yüzyıla damgasını vuran köle ticareti, radikal dinciliğin toplumların dokusuna zehir gibi nüfuz ederek gerici ortaçağ zihniyetini hortlatması, acımasız kapitalist sömürünün köleleştirdiği halk yığınları, kanser ve AIDS gibi ölimcül hastalıkların çoğalması gibi olumsuzlukların dünyayı uzaydaki kara deliklere süratle yaklaştırdığı tahmin edilebilir!

Bütün bu sıraladıklarımla mücadele etmenin tek bir formülü yok elbette. Ama hangi formül uygulanırsa uygulansın, bunun için en çok cesarete ihtiyacımız var. Çünkü bu yüzyılın doğayı ve insanlığı sarıp sarmalayan güçlükleri, üstlerine büyük bir cesaretle gidilmeden çözülemez. Cesaret kavramı içinde; deneyimleyerek öğrenme, dolayısı ile merak etme güdüsünü barındırır. Cesur insan, bir davranış ya da eylemin sonucunu araştırma heyecanı ya da dürtüsü duyan kimsedir. Dünya, denemek ve sonucu keşfetmek arzusuna karşı koyamayan bu tür insanların cesareti sayesinde yeniliklere ulaşır. Örneğin, kuduz köpeklerin salyalarını deney tüplerine taşıma cesareti gösteren Pasteur’ın sayesinde kuduz aşısının bulunması... Aristo mantığının yanlış olduğunu ve dünyanın döndüğünü, klisenin büyük baskısına rağmen cesaretle savunan ve bu yüzden hapis cezasına mahkum edilen İtalyan astronom ve fizikçi Galileo... İstanbul’u işgal eden İngiliz gemilerini görünce “geldikleri gibi giderler” diyerek, yedi düvele karşı savaş açmakta tereddüt etmeyip, ülkesinin bağımsızlık mücadelesine öncülük eden Musataf Kemal Atatürk... Her daim yaşadıkları toplumun totaliter yöneticilerine karşı “kral çıplak” diye bağıran cesur yürekler... Kanımca, insanlık cesaretlerinin gücüyle öne atılmasını bilen bu insanların yüzü suyu hürmetine ayakta kalabiliyor ve ilerleyebiliyor. Öyleyse, korkunun hiç bir şeye çaresi olmadığına göre, kendimizi ve dünyayı daha güzel yarınlara kavuşturmak için bizim de cesur yürekler olmaktan başka seçeneğimiz yok!

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2024 Ege'de Sonsöz