MENÜ
İzmir 10°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Cezaevlerini çoğalttık, sıra akıl hastanelerine geldi!
Muhittin AKBEL
YAZARLAR
11 Ocak 2019 Cuma

Cezaevlerini çoğalttık, sıra akıl hastanelerine geldi!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şöyle buyurdu:

"Ruh sağlığı yasasına ihtiyaç vardır. Yaşanan ağır sorunlar, ruh sağlığına olumsuz yönde tesir etmektedir."

Bahçeli, açıklamasında şu sözlere de yer verdi:

"Ruhsal sorunları olanların yalnızca yüzde 14'ünün uzman hekimlere müracaat ettiği tespit edilmiştir. Son dönemlerde sosyal şiddet, toplumsal gerginlik artmıştır. Seçime yaklaştıkça, ihtilaf ve anlaşmazlıklar alarm verici boyutlara çıkmıştır."

***

CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan, Çevre Komisyonu üyesi.

Aynı zamanda, Parlamentolararası Birlik Türk Grubu üyesi.

Yani, Bahçeli'nin gündeme getirdiği konuyla ilgili çalışmaları yakından takip eden birisi.

İzmirli vekil, konuya rakamlarla açıklık getirdi:

" 2014 yılında 8 milyon kişi antidepresan kullanmış.

Son 5 yıl içinde antidepresan kullanımı yüzde 56 oranında artarak 12 milyon kutuya çıkmıştır.

Her 8 kişiden biri, ruh sağlığı kliniklerine başvurmuş durumda.

3 milyondan fazla insanımız psikolojik tedavi görüyor.

Psikolojik tedaviye ihtiyacı olduğu halde bu yönde adım atamayanların oranı, nüfusun neredeyse yüzde 17'sine tekabül ediyor.

Son 10 yıl içinde 29 bin vatandaşımız intihar etti.

Son 40 yıl içinde intihar vakaları yüzde 50 arttı.

2012-2017 yılları arasında yapılan başvuru sayısı 64 milyon 808 bin.

2018 yılının dokuz aylık döneminde bu rakam 9 milyon 70 bin olarak gerçekleşmiş.

Tüm bu rakamlar, korkunç gerçeği gözler önüne seriyor.

Dikkat çekici bir başka nokta ise, intihar edenlerin çoğunluğunu erkeklerin oluşturuyor olması.

İntihar eden erkeklerin oranı, yüzde 73...

15-29 yaş aralığındaki erkekler çoğunlukta.

Gençlik umudunu kaybediyor.

Bu ne demektir?

Baba, evine ekmek götüremiyor çocuğuna süt alamıyor.

Okula giden çocuğuna mont alamıyor, canına kıyıyor.

Borç batağına saplanmış erkekler, çocuklarına, eşine mahcup olmanın verdiği stresle intihara yöneliyor.

Türkiye'de ekonominin ne kadar kötü olduğunu, ruh sağlığımızın bozulmasının altında yatan birinci etkenin yoksulluk, işsizlik olduğunu kabul edelim.

İnsanların ruhsal hastalıklarla bu kadar artan bir oranda karşılaşması nedenlerine baktığımızda giderek artan  ekonomik sorunlar, toplumdaki kutuplaşma ve insanların birbirine karşı hoşgörü ve sabrının ortadan kalkması, eğitimde yaşanan düşüş ve fırsat eşitliğinin olmaması gibi temel nedenleri sayabiliyoruz.

 Yapılan araştırmalarda maalesef yaşa göre sınıflandırma olmaması bize bu sonuçların toplumsal hayatta nasıl etkiler doğuracağını anlamak açısından eksiklik yaratıyor.

 Fakat bunun eğer genç nüfus arasında da aynı oranlarda arttığı görülürse bu toplumsal olarak önümüzdeki yıllarda daha büyük sorunlarla karşılaşacağımızın da işaretlerini verecektir.

 Bu nedenle acil olarak toplumsal barışın, ekonomik gelir dağılımın adaletli olarak sağlanması için yasal düzenlemelerin ve politikaların oluşturulması gerekmektedir.

 Gençlerimiz ve geleceğimiz için acil olarak bu konuda çalışmalar yapmak zorundayız.

Yasa çıksa ne olacak?

Vatandaşı antidepresan içirerek rahatlaması mı öngörülüyor?

Ekonomi düzelmeden, iç barış sağlanmadan, yasanın yaptırım gücüyle halkın ruh sağlığı düzeltilemez."

***

Arslan'ın sözlerine eklenecek çok şey var.

İnsanları bu hale, kim getirdi?

Vatandaşın hayattan bezmesine yol açanlar ve onların destekçisi kimler?

Ekonomik şartlar her yıl daha da ağırlaşırken, seyirci gibi seyreden, kılını bile kıpırdatmayanlar kimler?

***

Son dönemde cezaevlerinin sayısını da konforunu artırmakla övünen yöneticilerimiz...

Şimdi de akıl ve ruh sağlığı hastalıkları hastanelerini artırmanın yollarını mı arıyor acaba?

Antidepresan kullanarak kendine gelemeyen vatandaşı hapse atamayacaklarına göre...

Akıl hastanelerine mi tıkacaklar?

Asgari ücreti artırırken kılı kırk yaranlar...

Emekli maaşına daha düşük oranda zam yapmak için enflasyonla mücadeleye farklı kanallardan müdahale ederek enflasyonu düşük tutanların...

Kafaların bozulmasında hiç mi suçu yok?

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Lombak
 12 Ocak 2019 Cumartesi 20:23
Askerde terhis edilmemek, asker yemeği yiyebilmek için olay çıkaranları gördüm, cezaevindeki yemekle karnını doyurabilmek için suç işleyenleri okudum, ağırlaşmış ekonomik koşullarda kafayı sıyırıp tam sorumsuz bir hayatta sıcak bir çorbayla akıl hastesinde karnını doyurmak isteyenler de olacaktır elbet.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz