MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Cumhur ittifakından toplumsal mutabakat çıkar mı?
Tayfun MARO
YAZARLAR
9 Mart 2018 Cuma

Cumhur ittifakından toplumsal mutabakat çıkar mı?

Çıkmaz.

Cumhur ittifakı, yönetim sistemi değişikliğiyle başlayıp rejim değişikliğiyle sürecek Yeni Türkiye inşası bağlamında mutabakatı öngörüyor. Bu koşullarda gerçek bir toplumsal mutabakat olmaz. Olsa olsa, OHAL koşullarında bir mutabakat olur. Sessizliğin mutabakat sayıldığı bir durum olarak…

Son 7 yıl zarfında mutlaklaşan AKP iktidarı artık kaslarını göstermekten çekinmiyor. Yaşadığı güç zehirlenmesi sonucu, iktidar, mutabakat ve uzlaşma fikirlerine enikonu yabancılaştı.

Kapitalist sistemde yaşanan krizin derinleşmesi sonucu bölgede yaşanan jeopolitik sarsıntı, kimi siyasi liderlerin iştahını kabartıyor, dahası yoldan çıkarıyor…

Türkiye’de olan bitene bu gelişmelerin ışığında bakmadıkça, dış dinamiklerin içeride yol açtığı sarsıntıları kavramak ve açıklamak pek mümkün değil.

Gerek iç dinamiklerin gerek dış dinamiklerin küresel Dünya düzeninde Türkiye’ye biçilen role nasıl etki ettiğini anlamak için, islamcı alanda ve seküler alanda olan bitene bakış açımızı ve meseleleri nasıl ele alacağımızı netleştirmeye ihtiyaç var.

Mesela, Doğu-Batı ekseninde süren 300 yıllık mücadele, İslamcılar tarafından, “laik Cumhuriyet’ten alınan rövanş” veya “reklamlar bitti” gibi ifadelere sığdırıldı. Bunu nasıl anlamak gerekir?

Cumhur ittifakının karşısında yer alan ve seküler alanı savunan siyasi partiler, “Nasıl yapmalı?” aşamasında, siyasi durumu tartışmaya başladı.

CHP’den öncü rol oynaması bekleniyor. Saadet Partisi’nin yaptığı yerinde çıkışlar ilgi topluyor. HDP, gördüğü sakıncalı muamelesinden haliyle çok rahatsız. İYİ Parti, CHP ve Saadet Partisi ile birlikte hareket etme fikrine sıcak bakıyor.

Bu cenahta, Doğu-Batı sorununa bakış daha gerçekçi. Toplumsal mutabakat için ortak dil arayışı var. Toplumsal barışa yakın duruyorlar. Kullandıkları dil, Batı ile husumet yaratmıyor.

Adı henüz netleşmedi, demokrasi veya adalet platformu, ilke birliği yaratacak kısa vadeli bir ortak programı, az sayıda maddeden oluşturma şansına sahip.

Referandumda “hayır” diyerek bir araya gelen ve ülkenin diğer yarısına tekabül eden demokrasi ve adalet platformu, “bir dönem için” restorasyon programı oluşturarak halktan yetki isteyebilir.

Parlamenter demokrasiye dönüş. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin yeniden inşası. Yargının bağımsızlığı. Ekonominin yarattığı eşitsizlikle mücadele. Üretimde otomasyon. Eğitim reformu. Tarım ve hayvancılık politikalarının düzeltilmesi.

“Cumhur ittifakının hal ve gidişine bakarak, buradan toplumsal mutabakat çıkmayacağını söylemek hiç zor değil. Bu yüzden, yazıya, “çıkmaz” diyerek başladım.

Buna karşılık, seküler alanı savunan muhalefetin toplumsal mutabakatı sağlama ihtimali yüksek.  

İslamcılar yol aldıkça, bu tespitin doğruluğu, yaşanan sorunlarla birlikte daha görünür hale gelecek. Yerli ve milli görünümlü Selefilik, Vahhabilik, Sünni Türklerin oylarıyla hayat buluyor. Fakat tam olarak istedikleri bu olmayabilir.

Sonuç olarak, Cumhur ittifakının toplumsal mutabakat getirmesi söz konusu değil. Asıl mesele, ülkenin uluslararası sistemdeki sıkıntılı yeri ve yaşanan yönetim krizidir. Mutabakat burada olmalı.

Adeta meydan okuyarak ortaya çıkan, içeride ve dışarıda büyük gürültü koparan islamcı iktidar zümresinin, ülke imkânlarını çok aşan angajmanlara girmemiş olması, en büyük temennimizdir.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Zafer Zafer
 9 Mart 2018 Cuma 20:38
"Cumhur ittifakının karşısında yer alan ve seküler alanı savunan siyasi partiler" derken CHP dışında hangi parti sekülerliği "olmazsa olmaz" olarak görüyor ki Sn.MARO?.. Bu konuda hepsi de kaçak güreşiyorlar...Cumhur ittifakına gelince, 1970'lerin Milliyetçi(!) Cephesi'ni anımsatıyor.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Ege'de Sonsöz