MENÜ
İzmir 15°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Cumhuriyet: Uygarlık ve barış projesi
Hüseyin ASLAN
YAZARLAR
28 Ekim 2019 Pazartesi

Cumhuriyet: Uygarlık ve barış projesi

Cumhuriyetimizin 96’ıncı yılını ulus olarak “coşku”yla, “bilinç”le ve geleceğimize olan “güven”le kutlayalım.

Cumhuriyet; sadece “modern”, “çağdaş” bir yönetim şekli değil, aynı zamanda yaşam biçimi, devletimizin kuruluş ilkesini ve felsefesini kapsayan “değerler bütünü”, uygarlık ve barış projesidir.

Cumhuriyet; laiklik, eşit yurttaşlık, modern hayat ve sosyal hukuk devletinden oluşan dört “taşıyıcı sütun” üzerine oturmaktadır. Bu “taşıyıcı sütun”lardan herhangi birinde meydana gelen “zedelenme” yalnızca o “taşıyıcı sütun”la sınırlı kalmaz; Cumhuriyet’in tüm sistematiğinin bozulmasına yol açar.

Cumhuriyet; sade bir anlatımla; “ahlak ve fazilet” rejimi, sosyal ve siyasal “değerler bütünü”dür.

Atatürk; “EN BÜYÜK ESERİMDİR” dediği Cumhuriyet”i gençlere emanet ederek, “CUMHURİYET’İ BİZ KURDUK, SİZ YAŞATACAKSINIZ” sözleriyle bir anlamda “VASİYET”ini yaptı.

Cumhuriyet’in “omurga”sını laiklik oluşturmaktadır.

Cumhuriyet’in “olmazsa olmaz”ı laiklik ilkesidir.

Laiklik; “Cumhuriyet karşıtları”nın iddia ettikleri gibi “din karşıtlığı” değil;  tam tersine, din ve devlet işlerini birbirinden ayıran “din ve ibadet özgürlüğü”nün garantisi, “sigorta”sıdır.

Unutmayalım ki; laikliğin göz ardı edildiği bir “eylem” ve “söylem”; Cumhuriyet’in içini boşaltmaya giden yolun başlangıcıdır.

“KİMSESİZLERİN KİMSESİ”

Cumhuriyet’in özü; demokrasi, özgürlük, eşit yurttaşlık, ulusal irade, sosyal adalet ve “fırsat eşitliği”nden oluşmaktadır.

Cumhuriyet; “KİMSESİZLERİN KİMSESİ” felsefesiyle yoksulu, güçsüzü, kimsesizi kucaklayan bir “yönetim anlayışı”dır.

Cumhuriyet; “fırsat eşitliği” felsefesiyle köy çocuğuna doktor, mühendis, öğretmen, savcı, hakim, bilim adamı, siyasi zeminde de Milletvekili, Bakan, TBMM Başkanı, Cumhurbaşkanı olma yolunu açık tutan bir yönetim şeklinin adıdır.

Özetle; Cumhuriyet “modernite”dir, çağdaşlığa giden yolun adıdır.

Bu arada; içinde bulunduğumuz iç ve dış koşullarda Cumhuriyetimizin ahlaklı, faziletli, bilgili, bilinçli, güçlü ve kararlı koruyuculara her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır.

Cumhuriyet için en büyük tehlike; Cumhuriyetçilerin umutsuz, kararsız, duyarsız ve irade zayıflığı içinde olmalarıdır.

Cumhuriyet ve Atatürk karşıtlarının tek hedefi; Atatürk’ü “gözden düşürmek”, Cumhuriyet’in “içini boşaltmak”, Cumhuriyetçileri “etkisizleştirmek” böylece; “sahipsiz” ve “savunmasız” kalan Cumhuyiret’e istedikleri; özledikleri şekli vermektir.

UYANIK OLMAK

Cumhuriyetçilere düşen görev de; uyanık olmak, “gaflet uykusu”nda olanları uyandırmak, “tehdit” ve “tehlike”leri uzaklaştırarak Cumhuriyet’i esenlik içinde gelecek kuşaklara “emanet” etmektir.

Önemli bir nokta da; Cumhuriyet’i iç ve dış tehlikelere karşı “dirençli” ve “korunaklı” kılmanın en etkili yolu; ekonomide üretimi, verimliliği, kaliteyi arttırmak ve işsizliği, yoksulluğu, adaletsizliği gündemden düşürmek, hakça paylaşımı sağlamaktır.

Ayrıca; Cumhuriyet’e “savunma gücü” kazandırmak için 82 milyonu “ötekisi” olmayacak şekilde kucaklaştırmak, “ayrılık tohumları”nı değil; birlik-beraberlik ve “kardeşlik tohumları”nı bereketli topraklarımıza serpmek gerekir.

Etnik kimliklerin, dini inançların sorgulanmadığı aidiyet duygusunun test edilmediği, “Cumhuriyet ortak paydası”nda birleşildiği, sevinçte ve hüzünde bir ve beraber olunduğu Türkiye; Atatürk Cumhuriyeti’nin en doğru adresidir.

Sonuç olarak: Çok yaşa Cumhuriyet. Ne mutlu Türk’üm diyene…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Metin Ülkü
 1 Kasım 2019 Cuma 09:31
Başkanım ne güzel yazmışsınız. Kimse yazmadı cumhuriyetimiz içn sizi tebrik ediyorum. Sekreterinize not bırakltım bana dönmediniz
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz