MENÜ
İzmir 12°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Devletin malı deniz mi?
Ahmet DOĞRUYOL
YAZARLAR
30 Aralık 2016 Cuma

Devletin malı deniz mi?

Bize büyüklerimiz devlet malına el uzatmanın vebalinin günahının çok olduğunu, tüm vatandaşların devlet malında haklarının olduğunu, eğer devlet malından haksız yere faydalandıysan, çalıp, çırptıysan tüm vatandaşlarla helalleşmen gerektiğini, kul hakkına gireceğimizi söylerlerdi. Şükür ki büyüklerimiz bize bu bilinci vermek için gayret sarf etmiş.

Ancak, bu gün devletin içerisinde yani kamu kurumlarında devlet adına o kadar gereksiz harcamalar yapılmakta ki neresinden tutsanız elinizde kalıyor.

Mesela, son yıllarda devlette, yani kamu kurumlarında araç kiralama savurganlığı. Bir kamu kurumu için Makam araçlarından, hizmet araçlarına kadar onlarca, hatta bazı kurumlarda kiralanan yüzlerce araç. Kiralanan araçların ekonomik değerlerini baktığınızda iki buçuk üç yıl içerisindeki ihale bedeliyle o aracı satın almanız mümkün.

Pek çok Devlet hastanesinde,  hastanelerin kendi imkanlarıyla verebileceği pek çok hizmetin hizmet alımıyla özelleştirilmesi.  Röntgen, laboratuar, MR, vb. hizmetler karşılığında özel şirketlere ödenen yüksek miktarlardaki ücret. Özelleştirerek hem kurumun bütçesinden özel şirketlere yüksek miktarlarda ücret ödenmek zorunda kalıyor, hem de SGK’na fatura edilmesi gereken tahlil ve tetkik ücretleri 3 lira olacaksa beş lira oluyor. Sebep; hastanelerde ki performansa dayalı sistem ile hem hastanelerin hem de özel şirketlerin para kazanma hırsı. Sosyal Güvenlik Kurumu vatandaşın aldığı sağlık hizmeti karşılığında ödeyeceği üç liralık faturanın beş lira olmasıyla zarar eden devlet.

Kamu kurumlarının şahıs binalarını kiralayarak yüksek miktarda kira ödemeleri de, kamuda ki savurganlığın bir başka boyutu. Yüzlerce kamu binası var iken, yıkılıp yada tadilat yapılıp kullanılabilecek iken şahıs binalarını kiralamak ta nedir? Kiralanmış kamu binalarını baktığımızda ise 5-7 yıllık kiranın, kiralanan binanın ekonomik değerine tekabül ettiğini de görmek mümkündür. İllaki bina ihtiyacı var ise binayı satın almak kamu zararının önüne geçecektir. Ayrıca kiralanan binaları incelediğimizde pek çok bina sahibinin sıradan bir vatandaş değil, siyasetle uğraşan şahıslardan oluştuğunu da görmek zor değil.

Boşaltılan kamu binalarında ki demirbaş eşyaların değerlendirilmemesi de savurganlığın bir başka boyutu. Örneğin bir hastane boşaltılıp yeni binasına taşındığında eski hastanede bulunan demirbaş eşyaların heba olduğunu da görmek mümkün.

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Çözüm; liyakatsiz, koltuk sevdalısı, kendi cebini doldurmaktan başka düşüncesi olmayan bürokratların yerine,  devlet terbiyesi almış, hak hukuk bilen, kul hakkı yemekten korkan liyakat sahibi bürokratları göreve getirmekten geçiyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz