MENÜ
İzmir 15°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Eğrisi, doğrusu
Ümit YALDIZ
YAZARLAR
14 Mart 2019 Perşembe

Eğrisi, doğrusu

Kabul etmek gerekirse bu seçimin başkenti İzmir değil…

İstanbul ve Ankara… Bilhassa İstanbul. Uzun bir süredir kanalize olacak siyasal bir adres/parti arayan toplumsal muhalefet, kendisini temsil yeterliliğine sahip, arkasına düşebileceği bir lider ya da partiyi henüz bulabilmiş değil. CHP bu anlamda önemli bir misyon taşıyor olsa da toplumsal muhalefetin tamamını ne yazık ki kucaklayamıyor.

Toplumsal muhalefet derken, Türkiye’nin geleceğinin oylandığı 16 Nisan referandumunda ‘hayır’ diyecek kesimi önceliğe alsak da ‘evet’ cephesinde toplumsal muhalefete dahil edebileceğimiz bir kitle olduğunu da biliyoruz.

Özetle; mevcut siyasi partiye oy veriyor olsa da sürece dair eleştirileri olan, daha sağlıklı bir alternatif bulamadığı için ‘kerhen’ oy veren herkesi bu çerçevede değerlendirmek mümkün.

AK Parti iktidarından ziyadesiyle memnun seçmenin dışındaki herkes toplumsal muhalefetin bir uzantısıdır. Oransal açıdan yüzde 60’ın üzerinde olduğunu tahmin ediyorum. İzmir’de yüzde 75 civarında çünkü…

Giriş cümlesindeki yargıya geri dönersek; bu seçimin başkenti neden İzmir değil?

Çünkü İzmir iki cepheli/partili bir seçimde ne yapacağı ya da yapmayacağı belli olan bir kent… Korkuları, kaygıları, ideolojik duruşu ve son 16 yıllık tercihleri ışığında bunu söyleyebiliyoruz.

O sebeple bu seçimin başkenti İstanbul ve Ankara’dır. Referandumda hayır oylarının kıl payı da olsa önde çıktığı ülkenin en büyük iki kentinin yerel yönetim noktasında da aynı iradeyi sandığa yansıtması, ülkedeki siyasal iklimin değişebileceğine dair umutları yeşertebilir.

Bu iki kenti 31 Mart’ın odak noktası haline getiren de bu duygu ve düşüncelerdir.

Siyasal iklimin değişmesinden kasıt ya da kastım nedir?

Bugün ülke siyasetinin tek kale maç görüntüsünden çıkarılmasıdır öncelikle… Muhalefetin iktidara gelebileceğine dair umudungeniş kesimlere yayılmasıdır. Bununla birlikte iktidarın da kendisine çekidüzen vermesidir.

Her durumda siyasal iklim değişir. Yani demokrasinin temayüz etmesi, hukukun tecelli etmesidir en başta da…

**
İzmir’e gelirsek; İzmir seçmeninin ne yapacağı ya da yapmayacağı üç aşağı beş yukarı bellidir demiştik. Metropol dışında AK Parti-MHP ittifakının güçlü olduğu ilçeler varsa da bana göre HDP ile yapılan örtülü ittifak, CHP’nin kent merkezinde en büyük şansı gibi görünüyor.

Çünkü HDP seçmeni ile Cumhur ittifakı arasındaki mesafe hiç olmadığı kadar açılmış görünüyor. Sandığa gidecek olan HDP seçmeni yüzde 90’ın üzerinde bir oranla CHP adaylarına oy atacağını ifade ediyor.

CHP için metropol alandaki sorun İyi Parti seçmeninin motivasyonunda görünüyor.

Gerek HDP ile aynı çizgide olmak istememeleri,gerekse de CHP’ye yönelik genel tutumları kendilerini Atatürkçü-Milliyetçi çizgide gören bu kitle üzerinde hatırı sayılır oranda kararsızlık ve de ‘sandığa gitmeme’ eğilimini besliyor.

Ülke genelinde artmaya başlayan siyasal kutuplaşma bu kitlenin sandığa gitme eğilimini 31 Mart’a kadar kendiliğinden güçlendirebilir. Ama yine de Ama CHP’nin bu kitleyi göz ardı etmemesini öneririm.

AK Parti’ye gelince;

Doğrusunu söylemek gerekirse; ilçe adayları kentin siyasi ve demografik dokusuna CHP’ye oranla daha uygun düşüyor. Merkez sağ ağırlıklı, tecrübeli bir ilçe listesiyle İzmir’in karşısına çıkan AK Parti-MHP ittifakı, başta dış ilçeler olmak üzere, ikili yarışta birçok ilçede, çıtayı hiç olmadığı kadar yükseltebilir. Bilhassa CHP’nin aday hatası yaptığı ilçelerde…

CHP’nin şansına gelirsek;

Kentin son 15 yılda siyasal iktidara karşı bir direnç merkezi olması bir yana CHP’nin aday belirleme sürecindeki yanlışlarına rağmen, İzmir’de kısa sürede toparlanmayı başardı.

Bunda aday gösterilenler kadar gösterilmeyenlerin de rolü büyük… Başta Aziz Kocaoğlu olmak üzere… Bilhassa dış ilçelerde Kocaoğlu’nun çok büyük bir gayretle seçime asıldığını izliyoruz. Gittiği her köyde, kasabada CHP’ye oy istiyor.

10-15 yıllık hatırını masanın üzerine koyarak…

Tarım kesime 15 yıldır kucak açan, bugün Türkiye’nin hatta 31 Mart seçimlerinin en önemli gündem maddesi haline gelen kırsal kalkınma icraatlarıyla ‘model’ oluşturan Kocaoğlu, adeta gövdesini taşın altına koymuş görünüyor.

Sadece Kocaoğlu mu? Partisine meydan okuyan Hasan Karabağ’ı saymazsak herkes bir şekilde açıklanan adayı destekliyor. Ama öyle ama böyle…

Hatta Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol’un kendi evinin balkonuna dev bir Halil Arda afişi asması, siyaset alanında az görülen bir örnektir.CHP yönetiminin bu türden davranışlara ödül vermesi gerekir. Urla’da Sibel Uyar, Konak’ta Sema Pekdaş CHP’nin adaylarını adeta bağırlarına bastı.Bornova’da çok başarılı bir dönem geçiren Olgun Atila, neredeyse her gün bir açılış yaparak partisine destek veriyor.

Buca’da Efsane Başkan Ahmet Piriştina’nın oğlu Levent Piriştina aday gösterilmemesini neredeyse hiç mesele etmedi.  Süreçte elinden geleni yapıyor.

Menemen’de bile CHP için sular duruldu diyebiliriz.

2014’te kıyaslandığında 2019 düğün bayram sayılır… 2014’te 20’nin üzerinde ilçede CHP adayları DSP, DP ya da bağımsız olarak partilerinin karşısına çıkmıştı. Aralarında yılların CHP’li başkanları, vekilleri, örgüt yöneticileri olan küskün ihaneti, CHP’nin kaybettiği 8 ilçenin en az 6’sının gerçek nedeniydi.

Bu hatırlatmadan sonra, bugün başta yukarıda saydığım isimler olmak üzere, koltuk kaygısından önce başka kaygıları önceleyenleri yürekten tebrik etmek gerekiyor.

CHP’de pek de alışık olmadığımız bu tabloda emeği geçen herkesi canı yürekten kutluyorum.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 M.Y.
 18 Mart 2019 Pazartesi 14:32
HDP.seçmeni SKP.ye oy verse sorun olmayacak heralde ki "cumhur ittifakı"na değil de millet ittifakına oy vermesi problem oluyor..."bölücü terör örgütü" oluyor.. ama biz geçmişte ki tiifaklarına biliyoruz, ve unutmadık.elbette HDP. nin üç büyük şehirde bilhassa stanbulda azımsanmayacak oyu var.. yani "korku dağları sarmış" önümüze BEKA diye sunuluyor, evet beka sorunu ama , iktidarın bekasıyla alakalıdır. Bahçelinin dediği gibi bu "cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi" ile ilgili bir beka...….
 Muhammet KARA
 18 Mart 2019 Pazartesi 11:07
tamamına katılıyorum
 Lombak
 17 Mart 2019 Pazar 09:37
Geçmişi unutturmak ve esas nedenleri çarpıtmak üzerine bir yazı.Döndü ve yine şaşı baktırmaya başladı. Ankara'da Mansur kışkışladıkça hdp seçmeni chpye oy verecekse Sezai Temelsizin açıklaması epey küstahça kalıyor. 8 ilçe de Aziz'in 2014'teki nobran "ben bilirimciliği" nedeniyle kaybedildi.
 kemal kılıç
 15 Mart 2019 Cuma 09:41
bugün ihanet yoksa sebebi Aziz Kocaoğlu'dur. Sezarın hakkı sezara!
 ayhaann
 15 Mart 2019 Cuma 08:50
imparator gerimi döndü ??
 İzmirli
 14 Mart 2019 Perşembe 21:16
AKP'li ilçe adayları büyükşehirden fazla oy alacak. Buca ve Bayraklı çok büyük bir problem olmazsa AKP'ye hayırlı olsun.
 TC misafir
 14 Mart 2019 Perşembe 21:14
Hdp seçmeninin 2. seçeneğinin olması örtük ittifak anlamına mı gelir? İttifak mutabakatla olur, mutabakat mı var burada sayın Yaldız? Akp ağzıyla konuşmuşsunuz. Diğer tespitlerinize katılıyorum.
 muhalif
 14 Mart 2019 Perşembe 17:41
iyi parti seçmeninde bir "kararsızlık" oduğunu zannetmiyorum.her ne kadar cumhur ittifakının "HDP" yüklenmesi bilhassa İzmirde ki seçmeni kötü yönde değil, iyi yönde etkilediği kanaatindeyim.bence sorun CHP.yi aday poltikaları nedeniyle "cezalandırmayı" düşünen seçmen grubunun olması.....
 Hür Düşünce
 14 Mart 2019 Perşembe 12:56
Hoşgeldiniz Sayın Yaldız- Bilhassa sizin yazılarınızı okuyan biri olarak, bir daha hoşgeldiniz.
 İzmirli
 14 Mart 2019 Perşembe 10:23
Çok doğru tespitler sayın yaldız yazılarınızı özlemiştik devam lütfen.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz