MENÜ
İzmir 17°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ekim’in bereketi Anadolu’da…
Nedim ATİLLA
YAZARLAR
9 Ekim 2019 Çarşamba

Ekim’in bereketi Anadolu’da…

"Ortagüz" olarak bilinen "Ekim", Türkçe bir kelimedir ve "tarlaların ekildiği ay" anlamında kullanılır… Tarımda bereketli günlerin başladığı aydır Ekim…  Anadolu’nun her yerinde bir yandan kış hazırlıklarının sonuna yaklaşılırken ekinler, ekilir Ekim’de… Ekim umudun da ayıdır öte yandan..

KEBAP REKORTMENİ ADANA
Ekim’in bereketi “Büyük Akdeniz Şöleni” temasıyla Adana mutfağını Akdeniz ülkeleriyle buluşturan 3. Uluslararası Adana Lezzet Festivali ile başladı. 3-5 Ekim arası çok iyi işlere imza atıldı yine..

Sevgili kardeşim ÇUKTOB BaşkanıTayyar Zaimoğlu’nun Adana’ya heykeli dikilse kimse itiraz etmez. Büyük emek veriyor, herkesi harekete geçiriyor. Liderlik böyle bir şey zaten. Ben son dakikada ailedeki beklenmedik bir sağlık problemi nedeniyle gidemedim, aklım kaldı açıkçası… Emek verenleri ve Mutfak Dostları Derneği Başkanımız Zeynep Kakınç’ı da bu vesile ile kutlamak isterim.

Festival bu yıl bir rekor denemesine de sahne oldu. Festivalde hazırlanan 233 metrelik dünyanın en uzun et şişi daha önce Çin’in kırdığı rekoru geçerek Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi.

İtalya, Malta, Lübnan, KKTC, İspanya, Fransa, Tunus, Fas, Bosna Hersek, Arnavutluk ve Yunanistan gibi Akdeniz ülkelerinden ünlü şefler, konuk ülkeler Güney Kore, Kolombiya, Endonezya ekiplerinin yanı sıra Gaziantep ve Hatay’ı da konuk şehir olarak ağırlayan festival görüntüleri ile sosyal medya bile kebap koktu…

Ülkemizin en önemli et ustası Cüneyt Asan’ın İtalyan kasap ve usta Dario Cecchini ve uzun süre konuşulacak gastroşovunu giden arkadaşlarım anlata anlata bitiremedi. 3. Uluslararası Adana Lezzet Festivali, Akdeniz ülkelerinden Juan Jose López (İspanya), Nihad Mamaledzija (Bosna Hersek), Christian Plumail (Fransa), Rafram Chaddad (Tunus), Altin Prenga (Arnavutluk) ve Anissa Helou (Lübnan) gibi uluslararası isimleri ağırladı.

MAVİBAHÇE: İÇİNDE İZMİR VAR!
Bereketli Ekim ayının ikinci etkinliğini Mavibahçe’de yaşadık. Katılımcı rekorlarının kırıldığı iki gün boyunca coşkulu ve eğlenceli bir şenlik havasının yanı sıra gerçek ve lezzetli gıda kadar gerçek bilgilerle de buluştu izleyenler.

Dr. Ahmet Uhri’nin gıdanın eğlenceli tarihini zeytin, üzüm ve bilhassa incir üzerinden anlatması sonrası “işte bu nedenle içinde İzmir var” dedik. Konunun tartışmasız en önemli isimlerinden Gazeteci Yazar Ali Esad Göksel ile “Gurme kime denir?” sorusuna yanıt aradık. İzleyenlerin kahkaha ve sorularına bakılırsa çok keyifli bir işti yaptığımız.

Söyleşi bölümünde ikinci gün önce “iyi zeytinyağı” sorusu karşılığını buldu.Gastronomide yeni trendler ve sağlık konulu konuşmasında Dr. Gökalp Müstecaplıoğlu o kadar çok soru ile karşılaştı ki. İnsanımızın en çok merak ettiği meselelerin başında beslenme ve sağlık ilişkisinin geldiğini söyleyebiliriz.

Ülkemizde ilk kez Alpaslan Baloğlu’nun Mavibahçe’de yaptığı “acının tadı” etkinliği büyük ilgi çekti. İnanılmaz bir işe imza atan ve bütün acı biberleri yiyerek herkesi şaşırtan Eğmen Girgin’i kutlamak gerek. Anadolu’nun güzide peynirlerini iki zarif insan Berrin Bal Onur ve Neşe Aksoy Biber’den dinledik, dinlemekle kalmadık ne güzel peynirler tattık….Seminerlerin finalinde Rehber Müjde Tönbekici vardı ve Antik Çağın beslenmesini anlattı, bir millete garum tattırdı…

Ege reçellerini Müjgan Yurtseven sundu, nefisti. Slow Food mutfağında SF İstanbul İmalathane lideri Selda Güleç’in sadece “Ark of Taste” ürünlerinden oluşan mönüsü harikaydı. Ve bu işlerin gerçek misyonunun ne olması gerektiğini ortaya koyuyordu.

Son yıllardaki en enteresan tecrübeyi ise önce Hazer Amani ile sonra da Somer Sivrioğlu ile yaşadık. Medyatik şeflerimiz yüzlerce fotoğraf çekilmekten yoruldular. Kelimenin tam anlamı ile ortalık yıkıldı. İzleyiciler kim bilir kaç kez, “İçinde İzmir Var!” diye haykırdılar. Coşkusu çok yüksekti…

ANTALYA’da ULUSLARARASI MEZE FESTİVALİ

Akra Antalya, Türk ve Dünya mutfağının eşsiz mezelerini tatmak isteyen herkesi, 3. Uluslararası Meze Festivali’ne çağırıyor.. Biz de gideceğiz mutlaka…

Festivalde hedef,lezzetleri kadar sunumlarıyla da birer sanat eserine dönüşecek mezeler, festival süresince damak tadınızın yanı sıra estetik dokunuşlarıyla da görsel bir şölene dönüştürmek. Türkiye’den ve yurtdışından yoğun katılımla gerçekleşecek festival; alanında en iyi 16 mekanı bir araya getirerek, dünyaca ünlü mezeleri, uzman şeflerin eşsiz sunumlarıyla Antalya’da gastronomi meraklılarıyla buluşturacak.Festivalde bu kez çok usta bir ismin, yaptığı her işin en iyisi olması titizliği ile tanıdığımız Mehmet Yalçın’ın imzası var ne güzel…

Uluslararası Meze Festivali kapsamında gazeteci yazar ağabeyim Mehmet Yaşin’i uzun bir süre sonra dinlemek keyif olacak. Mehmet Yalçın’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilecek bu keyifli sohbette “Meze Tarihi” teması ele alınacak.

18 Ekim tarihinde Akra Otel’de gerçekleşecek 3. Uluslararası Meze Festivali’ne Türkiye’yi temsilen 7 Mehmet, Akdeniz Üniversitesi Gastronomi Bölümü öğrencileri, Do&Co, Firuze, Hatay Sultan Sofrası, Kiss The Frog, Lokanta Kru, OD Urla, Parkfora, Trilye ve Vonalı Celal Restaurant katılacak. Festivalde yurtdışından ise Alexandra’s Restaurant, Alexis Restaurant, Farma Restaurant, Niazi’s ve SLC de kendilerine özgü dokunuşlarla hazırlayacakları mezeleri lezzet tutkunları ile buluşturacak.

Festivalin bu yılki sürprizi ise 2019 Sca Türkiye Türk Kahvesi (Cezve) Şampiyonası’nda Türkiye 2.’liğini kazanan Barista Atilla Narin’in Krotontrop Kolombiya Inga Aponte, Caferino, Caffe Vergnano Turkish Coffee ve kendi adını taşıyan Atilla Narin isimli 4 özel kahve harmanının tadımı olacak.

İzlenimlerimi yazacağım

***

TARSUS GASTRONOMİ GÜNLERİ

Geçen yıl çok hayırlı işlere vesile olan Tarsus Gastronomi Günleri bu yıl 25-27 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek. İnşallah oraya da gideceğiz. Mersin’de gastronomiye gönül vermiş onlarca insanın yanı sıra bu kez sahnedeYasmina Lokmanoğlu liderliğindekiSlow Food Tarsus ekibini de görebileceğiz. Çok sayıda Slow Food liderinin de katılacağı etkinlik tam da bu ruha uygun organize edilmiş.

Karadiken Köyünde bulunan 1000 yıllık Zeytin Ağacının ziyaret edilmesi ve sembolik hasat etkinliğinin gerçekleşmesinden sonra bölgenin pek değerli zeytini Sarıulak için saygı duruşu anlamına gelen bir etkinlikler var. Kooperatifte ise Eleme + Boylama+ salamura sarı ulak zeytin yapımını göreceğiz.

Çok sayıda etkinlik var, buradan da izlenimlerimi yazacağım ama en çok merak ettiğim Tarsus Slow Food Süt ve Süt Ürünleri Grubu önderliği’nde ‘’Hayvancılık veMera Sorunu’’ konulu panel… Bu mevzunun memleketin her yerinde konuşulması gerek…

***

Daha neler neler var. Hepsini her fırsatta yazacağım…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 enver olgunsoy
 9 Ekim 2019 Çarşamba 15:33
sn.Atilla ülkemin gastronomi coğrafyası müthiş.Bunu sizin gibi olağanüstü bir yaşam ustasından okumak da bizim ayrıcalığımız.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz