MENÜ
İzmir 10°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ekmek meselesi, memleket meselesidir
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
YAZARLAR
19 Ocak 2019 Cumartesi

Ekmek meselesi, memleket meselesidir

Yazının başlığını Yerel Seçimlerin Arifesi’nde olmamız nedeniyle biraz daha uzatmak istiyorum: “Ekmek Meselesi,Memleket Meselesidir Ve De Belediyelerin Meselesidir”.

Adayların “Ekmek Meselesi”ni gündemlerine alması kaçınılmaz bir zorunluluk olarak ortada.

Neden “Ekmek Meselesi,Memleket Meselesidir Ve De Belediyelerin Meselesidir”?

-Dünya nüfusunun yüzde 1,05’sini oluşturan Türk halkı, ekmeğin yüzde 5,45’sini tüketiyor. Bu durum,Anadolu insanının temel gıda maddesinin ekmek olduğunu bir kez daha gösteriyor.

-Türkiye’de insanlar, günlük enerjilerinin ortalama yüzde 44’ünü sadece ekmekten, yüzde 58’ini ise ekmek ve diğer tahıl ve tahıllı ürünlerinden sağlıyor.

-Kişi başına günlük ekmek tüketimi 350-400 gram. Yoksul kesimde bu rakam 800 grama kadar yükseliyor.

Dünyanın En Sağlıksız Ekmeği Türkiye’de Mi Üretiliyor?

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; dünyanın en sağlıksız ekmeği Türkiye’de imiş .Bir araştırmaya göre atalık tohumlardan üretilmiş doğru ekmeği nüfusun ancak yüzde 1’i tüketiyormuş.

“Dünyanın En Sağlıksız Ekmeği Türkiye’de Üretiliyor” tezi  konusunda “Dünya Sağlık Örgütü”ne ek olarak memleketimizde de hazırlanmış bir  raporu ve bir web sayfasını tanık olarak görüşlerinize sunmak isterim.

Türkiye Ziraatçılar Derneği’nin hazırladığı “Ekmek Raporu-2010 “çalışmasına göre; “Genetik değişikliğin birinci fazı olan hibritleştirmek ile besin değeri düşürülen tohumlardan un elde edilmesi /Tahılın yetiştirilmesinde tarım kimyasallarının kullanımı  /Un yapımındaki hileler ve kimyasal katkı maddeleri eklenmesi  /Besinin % 90’dan fazlasını oluşturan rüşeym ve kepek kısmının undan atılmasıyla beyaz un üretimi  /Aşırı miktarda maya kullanımı ve özellikle mayaların GDO’lu olması /Ekmeğe üretim aşamasında çok yoğun biçimde katkı maddelerinin eklenmesi /Ekmek üreten tesisler ve çalışanların temizlik koşullarına riayet etmemesi  /Ekmeğin satış noktasına dağıtımı için kullanılan taşıma kaplarının çok sayıda virüs ve bakteri barındırması /Ambalajlanmadan satılan ekmeğe üretim, dağıtım satış ve tüketici tarafından seçilmesi gibi üretimden tüketime kadar geçen süreçte çok sayıda kirli elin temasıyla bulaşan bakteri ve virüsler /Satış noktasındaki saklama koşulları şeklinde devam eden sorunlar ne yazık ki toplumun gıda zannederek aslında zehir tüketmesine neden olmaktadır.(Tel: 532.507 56 42; www.gidahareketi.org - [email protected])

www.aysukardesler.com “adlı web sayfasının tanıklığına da bakalım:

“…Her şeyimizi batıdan ithal etmeye başladığımızdan beri bu en temel gıda maddemiz olan ekmek de değişikliğe uğratıldı. Balon gibi şişirilmiş, içi kof, tadı lezzeti kalmamış, ekmek görüntüsü verilmeye çalışılmış bir garip nesne oluvermiş.

İşte adı ekmek olan bu garip nesneyi üretmek için biz diyelim on, siz deyin yirmi çeşit, kökenleri hakkında bilgimiz olmayan ve bize bilgi verilmeyen katkı maddesi ilave ediliyor artık. Bu katkı maddelerinin tüketiciye faydası olmadığı gibi üstelik zararı olabiliyor.

Katılma Nedenleri: Hamurun asidini arttırmak, Bayatlamayı geciktirmek, Ekmek hatalarını ve hastalıklarını düzeltmek, Su kaldırma oranını yükseltmek, Hacim artışı sağlamak, un rekoltesini yükseltmek vs gibi amaçlar için kullanılmaktadırlar.”

Yeniden anımsatmak isterim: Bu tespitler, piyasada ekmek üretiminde rol alan bir firmanın da ileri sürdüğü bilgiler.

Çözüm var mı?

Çözüm,atalık tohumlardan üretilmiş ekmek.

Çünkü,bu şekilde üretilmiş ekmeğin glisemik indeksi ve glüten oranının düşük olmasına karşılık   vitamin ve protein değerleri   ile doyurucu özelliğinin yüksek olduğu biliniyor. 80 gram tam buğday  ekmeği,bir kişinin günlük ihtiyacınızı karşılıyor ve  gün boyu  tok tutuyor, eşdeğeri olan 250 gramlık beyaz ekmek  ise tok tutmadığı gibi  sürekli açıktırıyor.

Tam Tahıllı Ekmek Üretimi İçin Seçenekler  Ne?

Birincisi bireysel.

Burada iki seçeneğimiz var.Ya atalık tohumlardan  üretilmiş un alıp ekmeğimizi evde yapacağız.Ya da paramız yeterince varsa ,daha doğrusu tuzumuz kuruysa  butik mağazalardan satılan  ve ederi 15-20 lira arasında değişen ekmek alıp tüketeceğiz.

İkincisi toplumsal seçenek.

Burada devletin desteğiyle   yerel yönetimlere büyük görev düşüyor. Yerel yönetimler  üretim noktalarında  tam buğday unundan kaliteli ve sağlıklı  ekmek ve fırıncılık ürünleri üretebilirler.

Haydi,yerel yönetim adayları! Biraz cesaret.

Projeleriniz arasına “EKMEK MESELESİ,MEMLEKET MESELESİDİR VE DE BELEDİYELERİN MESELESİDİR” konusunu ekleyiniz ve tavır geliştiriniz.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz