MENÜ
İzmir 13°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ezberler bozulunca
Tayfun MARO
YAZARLAR
14 Ekim 2019 Pazartesi

Ezberler bozulunca

Her konuda fikri, malumatı olan insanların toplumsal hayatta söz sahibi olduğu devrin Goethe ile son bulduğu, genellikle kabul gören bir görüştür.

Disiplinlerin ortaya çıkması sonucu her şeyi bilen insanlar geri planda kalırken, konusunda uzmanlaşmış insanlarının söz sahibi olduğu döneme geçildi.

Ancak, bu binyılın şafağında, görüldü ki dijital devrim ve yapay zekânın getirdikleri, iki yüzyıldır süren uzmanlaşmanın ve bilginin belirleyici rolünü yeniden tanımlıyor.

Bildiklerimizin yanlış olduğu gerçeğiyle yüzleşmeye başladığımız bir çağdayız.

Belirsizin bilimi ezberleri bozuyor. Kesinliklere dayalı bilgilerimiz geçerliliğini yitiriyor.

Mesela, Newton’un bir sabitle değişken olanı ölçmesinin doğru olmadığını artık biliyoruz.

Ekonomide para, istihdam, emek, mülkiyet kavramlarının yeniden tanımlanacağı günler o kadar da uzak değil.

Sosyoloji kavramlarında ya anlam kayması var ya içi boşaldı; artık yeni sosyoloji konuşuluyor.

Bilişimin getirdiği yapay zekânın giderek belirleyici olduğu sistemde, yatay seyreden üretim ve yönetim süreçlerinin inşa etmekte olduğu yatay toplum, sanayi toplumuna dayalı siyaset ve demokrasiye yabancılaşıyor.

Sadece bilimde mi, dinlerde de durum karışık… Dört kitap, üç din ile metafizik dünyamıza hükmeden işleyiş, Deizm etkisiyle sarsılmaya başladı.

Demem o ki, değerler sistemi çökerken ezberlerin bozulduğu bir çağdayız ve Dünya problemleri üzerine söz söylemek enikonu zorlaştı.

Bununla birlikte, tarihsel bir sistem olan kapitalizm çökerken ortaya çıkan kaotik yapıdan kaynaklı belirsizliği kavramakta zorlanan yol göstericiler, bu tükenişi adeta umut olarak toplumlara sunmaya devam ediyorlar.

Geçen yüzyılda çıkış olarak görülen ideolojilerin bu yüzyılda çıkışsızlığı beslediği bir vakıa iken, ideolojik tartışmaları meselelerin merkezine koymak, en hafif deyimiyle aymazlıktır.

Bu yüzyılda, sosyalist, sosyal demokrat, liberal, muhafazakâr falan olmak, insanlığın o kadar da umurunda olmayacak. İdeoloji, bir yanılsama olarak misyonunu tamamladı.

Günümüzde siyasal partiler ve parti siyaseti, insanlığın beklentilerine cevap veremediği gibi, umutsuzluğu büyütüyor.

Sanayi toplumu verilerine dayalı siyaset değişime direniyor. Oysa hiyerarşik hiçbir kurum, kuruluş ve yapının geleceği yok.

Kurtuluş reçetelerinin saçtığı umut geçen yüzyılda kaldı.

Bu yüzyılda, kapitalizm sonrasına dair yeni şeyler söylemek gerekiyor. Fakat geleceğin, sosyalistlerin öngördüğü gibi olacağına dair emareler de iyice bulanıklaştı.

Yeni toplum ve yeni siyaset üzerine yeni şeyler söylemek bir zaruret; direnmenin anlamı yok.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz