MENÜ
İzmir 13°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Gerçek bir başarınız var mı?
Neşe ÖNEN
YAZARLAR
7 Ağustos 2019 Çarşamba

Gerçek bir başarınız var mı?

Hayata on-sıfır önde başlayıp bütün hayatları boyunca hiç bir maddi sıkıntı çekmeyenler var. Elbette bu insanların da zaman zaman karşılaştıkları güçlükler ve sıkıntılar oluyordur. Ancak bu zorluklar hayata on-sıfır geride başlayanlarınki ile mukayese edilebilinir mi? Böyle bir karşılaştırma adil olur mu? Üstüne üstlük hayata on-sıfır önde başlayıp sahip oldukları imkanlar sayesinde belli bir statü elde etmiş kişilerin, bu ayrıcalıklı konumları sayesinde elde ettikleri başarılardan övünç payı çıkarmaları biraz komik olmuyor mu? Hele yaşadıklarından kişisel kahramanlık hikayeleri yaratmaları...

Aman ben  ne kadar da efsaneyim veya ne kadar da ünlüyüm, şöyle müthişim, böyle karizmatiğim, harika yetenekliyim falan havalarına girmeleri... Gezdiklerini, yediklerini, içtiklerini göstere göstere sergilemeleri yetmezmiş gibi! Bir de kişisel gelişimlerine dayanarak  danışmanlık hizmeti vermeleri... Efenim hayatta şöyle başarılı olunur, başarının beş vazgeçilmez koşulu şunlar şunlardır diye güya felsefe yapmaları... Ruhunuzu medite edin canım, evrene pozitif mesajlar gönderin, bakın aldığınız geri dönüşler sizi nasıl mutlu edecek diye Pollyanna’cılık oynamaları. Organik beslenin, sağlıklı kalın tarzında yemek tarifleri vermeleri... En fit halleri ve şık kıyafetleri ile sosyal medyada boy boy arz-ı endam eylemeleri...  Ben bunlara gülüyorum...

Gülüyorum çünkü bir taraftan da aynı memleketin büyük resmine bakıyorum. Yani hayata on-sıfır geriden başlayanların çoğunlukta olduğu tarafa. Fotoğrafın gerçek ve daha çarpıcı yanına... İçim kavruluyor. Ağlamak istiyorum. Bağırıp, çağırmak. Güneydoğu’da yedi çocuklu fakir bir aileye kız çocuğu olarak doğanlar geliyor gözlerimin önüne. Okutulmamışsın. On dört yaşında senden 16 yaş büyük biriyle zorla evlendirilmişsin. On beş yaşında anne olmuşsun. Sonra arka arkaya gelen diğer bebeler... Mesela, bu şartlardaki bir genç kadın önündeki dağları nasıl aşar? Kendi kahramanlık hikayesinden bir efsane yaratabilir mi? Türkiye’nin en başarılı iş insanlarından biri olabilir mi? Nobel ödülü alacak bir roman yazabilir mi? Bilim dünyasına ya da insanlığa faydalı olacak bir buluşa imza atabilir mi? Bırakın bunları, hiç kendi hayalleri ya da idealleri olmuş mudur? Olmuşsa bile, bunları gerçekleştirebilecek güç ve imkanı bulamamışsa ne anlamı var!

Bu yüzden diyorum ki kendimizi kandırmayalım. Egosunu tatmin etmeyi başarılı olmakla karıştırmayalım. Hayata on-sıfır önde başlayarak ünlü biri ya da tanınmış bir iş insanı olmak ne marifet ne de övünme sebebidir. Şunu iyi belleyelim ki yeryüzünde yokluktan, acıdan, esaretten, büyük güçlüklerden, zulümlerden, ezikliklerden geçmeden ve bir mücadele gösterilmeden elde edilmiş gerçek bir başarı öyküsü yoktur.Hazıra konularak elde edilenler başarı değil ganimetçiliktir. Gerçek başarının adı mucizedir. Gerçek başarı imkansızı mümkün kılmaktır. Gerçek başarı onurlu bir direniştir. Gerçek başarı bir köylü kızı doğup önemli bir iş veya bilim insanı, edebiyat, sanat ve spor yıldızı olabilmektir... Böyle bir hikayeniz var mı?

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Sarı Çizmeli Memed'A.
 7 Ağustos 2019 Çarşamba 20:25
İmza...
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz