MENÜ
İzmir 15°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Gökdelen meselesi
Engin ÖNEN
YAZARLAR
5 Aralık 2019 Perşembe

Gökdelen meselesi

Geçen haftalarda St. Petersburg ve Moskova gezi gözlemlerimi yazarken, Rusya’daki en yüksek binanın Gasprom tarafından yapılan gökdelen olduğunu vurgulamıştım… Ve hepimizin bildiği gibi, gökdelenlerin “yeni dönem kapitalizmin şehirlere mekânsal yansıması” olduğunu hatırlatmak için de, Manuel Castels’in “Gökdelenler kapitalizmin katedralleridir…” sözüne yer vermiştim…

***

Gökdelenler doğaya üstünlük göstergesi olarak da alınabilir ama daha önemlisi, insanın insana üstünlük göstergesi olmasıdır. Dolayısıyla şehirlerde yükselen bu yapılar, iktidarın şehre yansıması olarak da okunabilir. Nasıl ki, daha önce saraylar, katedraller ve kiliseler görkemleri ve cüsseleri ile şehirde iktidarı temsil ediyorlardıysa, şimdi de gökdelenler aynı şeyi temsil ediyor… Yani, sermayenin iktidarını…

***

Ancak bu sermayenin de tarzı ve karakteri de ülkeden ülkeye ve zamandan zamana farklılık gösteriyor... Bizdeki biraz ilkel, biraz barbar... Kolay kazanmak, çok kazanmak ve devletten himaye görmek istiyor. Görüyor da… Onun için ne şehircilik ilkelerini takıyor ne de mahkeme kararlarını…

Şehircilik bakanlığı zaten şehircilik karşıtı bir kurum olarak kurulmuş... Belediyeler ise, “al gülüm ver gülüm” ilkesine alışmışlar abartılı bir şekilde... Nadiren kamu yararı ve kent estetiği konusunda duyarlı oluyorlar…

***

Cumhurbaşkanı, “İstanbul’a ihanet ettik” dediğinden beri bu ihanet ekibi, gözünü İzmir’e dikmiş durumda…

 

İstanbul’dan İzmir’e yönelik göç eğilimi ile birlikte, beton sermayesinin de rotayı buraya çevirmiş olduğu belli… Zaten önceden tezgâhı açmıştı bazıları... Narlıdere’de, Çeşme ve Konak’ta çok tartışmalı inşaatlar yaptılar. Bakanlık ve belediye uyumu ile kayda değer bir sıkıntı yaşamadılar…

Sivil Toplum ve meslek odalarının tepkileri onları engellemedi... Bunlar “istemezükçü” deyip, telafisi imkansız kötülükler yaptılar İzmir’e…

Şimdi de Konak’a 146 metrelik bir gökdelen yapıyorlar... Belli ki, mevzuat işi kılıfına uydurulmuş. Daha önce defalarca mahkeme kararı ile durdurulmasına rağmen, bundan vazgeçemiyorlar…

***

Tepkiler bu defa artarak devam ediyor. Çünkü bu defa ölçü hepten kaçmış durumda... Konak’ta, “İzmir’in silüetini değiştirecek” olan bu yapıya, bu kadar kolay geçit verilmemeliydi. Bakanlık verdiyse, belediyeler direnmeliydi… Belediyeler geçiştirirse, meslek odaları ve sivil toplum sesini yükseltmeli…

***

Şehir yönetmek bir perspektif işidir... Binlerce yıllık devamlılığı olan bir şehir merkezinde böyle bir yapı, sadece, daha çok ve kolay kazanmak isteyenlerin tercihi olabilir... Bir iktidar gösterisi... Şehri, şehir yapan değerleri bastıran bir iktidar…

İzmir’e kıymayın efendiler…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 gürkan
 5 Aralık 2019 Perşembe 19:33
Şu bir gerçek ki "İzmir'deki istemezükçü gruplarda" sadece eleştiri ve yapılmasın anlayışı var. Birde klişe sözler. Çözüm ise yok. İşin işine birde iş bilmezlik, vizyonsuzluk girince şehir bugün bu halde. Gökdeleni bir tarafa bırakalım; bu şehirde hala daha çöp tesisi yapılamadı. Neden? X yere yapalım dendi, itiraz geldi; Y yere yapalım dendi, itiraz geldi; peki Z yeri nasıl dendi, yine itiraz geldi. Doğru yer neresi kimse bilmiyor :) her yer şehircilik ilkelerine aykırı :) Gökdelen meselesine dönersek de; asıl sorun gökdelen yapılması, çözüm de düşük katlı yapı yapılması değil ki! Çözüm, doğru düzgün planlama yapmaktır. Yoksa şehir merkezine bal gibi de gökdelen olur.
 imzamı atarım
 5 Aralık 2019 Perşembe 13:13
bu yazının altına İzmir i de rahat bırakmıyor bu zihniyet tıpkı aşağıdaki ksk li yorumcu gibi
 vah vah
 5 Aralık 2019 Perşembe 12:27
sn yazar medet umduğunuz meslek odaları,belediyeler niçin gece kondular, varoşlar için el atmıyor meydanı boş buldu mu avcı gibi atıyorlar...hatta bir zamanlar susmayan meslek odası başkanı hangi belediyede...bırakın bunları...bak senden iyi yazarım.
 Murat
 5 Aralık 2019 Perşembe 12:21
İzmir kendini aşamıyor hep boş laflar oysa bu modern mega yapılar kentin hizmetine sunuluyor artık bir yaşam tarzı oluşturduğunu görmezden gelemeyiz
 Klasik izmir zihniyeti
 5 Aralık 2019 Perşembe 11:30
Çok fazla abartılıyor çok. Bir görsel hazırlanmış; arkada Hilton ufacık, yeni proje dev gibi. Gerçekte öyle bir durum yok. Mimari olarak da yükseklik olarak da Hilton'a benzer bir yapı, Hilton'un çok yakınına yapılacak. İstemiyorum diyebilirsiniz ama yapılırsa şehir biter, İstanbul gibi oluruz sözleri çok fazla abartı. İzmir zaten İstanbul'dan berbat. Gökdelen üzerinden yürütülen mantıktan yola çıkarsak AVM'lerin de yapılmaması gerekiyor. Kemeraltı'na gitmek zorunda mıyım? Çok tartışılan inşaat şirketinin de kim olduğu malum. Yaptığı inşaatlar öncesi bölgelerin hali de malum. İtiraz edenler ne istiyorlar? Her yer park olsun, çimlerde yuvarlanalım mı? Tokyo'da adamlar 650 metrelik gökdelen dikmişler, parayla turistlere manzarayı seyrettiriyorlar. Bizde olsa şehircilik ilkeleri devreye giriyor. Şehircilik ilkelerine çok uyuyoruz ya! Konak ve büyükşehir bölgede gökdelen istemiyorlarsa kentsel dönüşüm yapmak zorundalar. İzmir "dünya şehri" olmak istiyorsa öncelikle şehir merkezini Hindistan görünümünden çıkarmak zorunda. Boş lafla, yurt dışına gitmekle dünya şehri olunmuyor.
 zfg
 5 Aralık 2019 Perşembe 10:01
%100 doğru bır yorum.
 Baba Muhalefet
 5 Aralık 2019 Perşembe 09:28
“Bir ülkede namuslular en az namussuzlar kadar cesur olmazsa o memleket batmaya mahkumdur.”
 Kskli
 5 Aralık 2019 Perşembe 09:16
Bazilari Izmirin emeklilerin yaşam alani olmadığını anlamali. Burasi sanayi turizm kenti. Stad istemeyiz liman istemeyiz bina istemeyiz bu mantık köy mantigi.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz