MENÜ
İzmir 25°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Halkın talebi daha iyi bir yaşam, ancak elindekini de yitirmeden!
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
YAZARLAR
3 Temmuz 2018 Salı

Halkın talebi daha iyi bir yaşam, ancak elindekini de yitirmeden!

Seçim sonuçlarını nasıl okumalı? Ben şöyle okuyorum.

Önce biraz geriye gidelim.Seçim öncesi kaleme aldığım  “Cumhurbaşkanı Adaylarına Ekonomi-Politik Sorular”adlı yazımda; “Halkın Gerçek Gündeminin Aş-İş-Güvenlik olduğunu “,  oy tercihlerinin büyük bir ölçüde adayların bu konuda getirecekleri önermelere bağlı  olduğuna değinmiştim.

 Ve de varolan sistemin neo-liberal politikalar doğrultusunda oluşturulduğunu ve bu politikaların yarattığı durumu kısaca şöyle özetlemiş:

  • Dış borçlar,Uluslararası Para Fonu dahil 2002’de 130 milyar dolar iken bugün bu borç 454 milyar dolara yükselmiş bulunuyor,neredeyse  son on altı  içinde borç artışı dört kata  yaklaşmış.
  •  Devlet bütçesi ve dış ödemeler dengesi sürekli açık veriyor.Türkiye ithalat cenneti durumuna geldi.
  •  İhracatımızda yüksek teknoloji üretimi malların oranı yüzde 2-3’ü bile  bulmuyor.
  •  Kentlerde sanayi ve hizmetler sektöründe büyüme hızı,artan nufüsu karşılamayacak duruma geldi.
  •  Tarımda da çiftçilerin para kazanamaması nedeniyle  üretim geriledi ve tarım ham maddeleri açısından dışa bağımlılık  giderek arttı.  
  •  Kırdan kentlere göç hızlandı, ancak kentlerde de iş olanakları sınırlı olduğu için çiftçiler kentlerin en yoksul semtlerinde yaşamak zorunda kaldılar.
  •  Gelir dağılımı, 1980 öncesinden daha kötü bir duruma geldi,yoksulluk arttı.
  •   Eğitimde gerilemeler ve dengesizlikler doruk noktada.Üstüne üstlük eğitimde birlik ilkesi ortadan kalktı.
  •  Genç eğitimli yurttaşlarımızın büyük bir çoğunluğu i yurt dışına  gitmek isteğinde.
  •   Dışa bağımlı serbest piyasa uygulamaları, emek eksenli  çelişkilerin unutulmasını sağlamak için dinsel, mezhepsel ve etnisite sorunlarını ortaya çıkardı”demiştim.

Millet İttifakı Neo-Liberal Politikalara Karşı Çıktı Mı?

Seçim sunucunu, cumhur ittifakı cumhurbaşkanı adayına karşı aday  gösteren millet ittifakı parti adaylarının  ekonomi-politika temelinde söylemlerini  bakarak sorgulayalım  ve soralım:

  • Millet ittifakı cumhurbaşkanı adaylarının ,neo-liberal politikaları sorguladığını hiç duydunuz mu?
  • Millet ittifakı cumhurbaşkanı adayları ,eşitlikçi bir büyüme için yeni bir ekonomi-politika izleyeceklerine dair güçlü bir önerme yaptılar mı ?
  •  Millet ittifakı cumhurbaşkanı adaylarının, şeker fabrikalarının  özelleştirmesi dışında özelleştirme politikaları karşıtı bir söylemi var mıydı?
  • Millet ittifakı cumhurbaşkanı adayları,özgür sendikacılık neler söylediler?
  • Millet ittifakı cumhurbaşkanı adaylarının, tarımsal kesimin örgütlenmesi ve kooperatifleşme, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ağalığın tasfiyesi için herhangi bir planları  söz konusu oldu mu?
  • Millet ittifakı cumhurbaşkanı adaylarının, sağlık ve eğitim konularında sosyal devleti inşa edeceklerine dair  yaklaşımları neydi?
  • Millet ittifakı cumhurbaşkanı adaylarının tüketiciler mal ve hizmetlere daha ucuz nasıl ulaşabilecekleri konusu akıllarından geçti mi?
  • Yoksa Millet ittifakı cumhurbaşkanı adaylarının,”biz sosyal,daha doğrusu yoksulluk paralarını  daha yüksek tutacağız” söylemleri aklımızda kalan tek önermeleri değil miydi?

Halkın talebi daha iyi bir yaşam,ancak elindekini de yitirmek istemiyor.

Var olan sistem,  sürdürülebilir bir yoksulluğu  kullanıyor. Bu sınıfsal ve sosyal bir olgu. Yoksullar, Erdoğan’ın yoksullara yönelik bir sistem kurduğuna inanıyor. Sosyal yardımlar hâlâ çok önemli. Ülkede çok az istisna dışında, hayat yoksullar için devlet ve kamu desteği sistemiyle sürüyor.

Elbette , yoksulluk AKP ile başlamadı ve tek nedeni de o değil. Ancak, AKP’nin iktidarı ile yoksulluk arttı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, 2017 yılında sosyal yardım alanların sayısını 10 milyon 610 bin 928 olarak açıklamıştı.

Milyonlarla ifade edilen “yoksul seçmen” yardımlar olmaksızın yoksul yaşamlarını bile sürdüremez durumda.  Seçmen eldeki kuşu kayıp etmek istemiyor.

Bir başka deyişle,dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan olmak istemiyor.

Muhalif partilerin,seçmene daha iyi bir yaşam için uygulanabilir bir ekonomi -politika önermeleri gerekiyor.

Bununda üç ayağı var.

Daha iyi bir yaşam vaat eden ekonomi politikayı içeren  bir program.

Söylediklerini yapabilecek güven ve umut verecek bir toplumsal kadro ve önder.

Seçim yenilgisi  ve yengisini ben böyle yorumluyorum.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz