MENÜ
İzmir 18°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Helal ve haram dinleri
Harun ÖZDEMİR
YAZARLAR
8 Ağustos 2018 Çarşamba

Helal ve haram dinleri

“Bundan böyle tertemiz/tayyib besinler size helal oldu. Ve Yahudilerin ve Hıristiyanların yedikleri size helal oldu, sizlerin yedikleri de onlara helal oldu…” (Maide-5)

Kur’an bu ayetinde “helal-haram” konusunda Müminler, Yahudiler ve Hıristiyanlar arasında ortak bir standardın oluşturulabileceğine vurgu yapıyor.

Kur’an’ın, Müminlere “tertemizler besinler, Yahudilerin ve Hıristiyanların yiyip içtikleri sizlere helal oldu” şeklindeki önerisini anlamak kolay.

Ancak; “Sizlerin besinleri de Yahudilere ve Hıristiyanlara helal oldu” demesini anlamak kolay değil.

Çünkü bu ifade, Yahudilerin ve Hıristiyanların iç işlerine karışmak olarak algılanabilir.

Vahiy kaynaklı dinler arasında helal ve haram konusunda ortak bir anlayışa varılmamışsa

Siz kendi yediklerinize bakın, bizim yediklerimizden size ne?!” diyebilirler.

Kur’an; kolay kolay reddedilebilecek bir öneride bulunmaz. Bulunmuş ise bunun öncesinde helal-haram konusunda diğer dinlerin de kabul ettiği bir uzlaşmaya varılmış olması gerekir.

Kur’an’dan önce “tertemiz besin” konusunda Yahudiler ve Hıristiyanlar helal ve haramı kendilerine göre belirlemişlerdi.

Kur’an’ın gelişiyle birlikte helal ve haramı belirleyen üçüncü bir din daha ortaya çıktı. 

Ayet “onların yiyecekleri size helaldir” derken acaba “Her yiyip içtikleri mi helaldir” demek istiyor?

Bildiğim kadarıyla Yahudilerin helallerine Hıristiyanların bir itirazı yok! Yahudileri fazla yasakçı veya tutucu bulmaları ise kusur sayılamaz.

Ancak Yahudiler, helal ve haram konusunda Hıristiyanlar ile anlaşamazlar. Bu konuda ciddi denebilecek itirazları var.

Kur’an’da ise; sanki Kitaplı dinler arasında görüş birliği varmış gibi bir ifade kullanılmış.

Daha da önemlisi, sanki Tevrat, İncil ve Kur’an’a inananlar arasında da helal-haram konusunda ortak bir anlaşmaya varılmış gibi bir ifade kullanılmış.

Gerçek şu ki, Maide suresinde 5 inci ayetinde besinlerin helal-haramlığı konusunda anlatılanlar tarihsel bilgilerle uyuşmuyor! 

Kur’an sadece tarihi anlatan bir kitap ise Hz. Muhammed çağında da üç din arasında helal-haram konusunda görüş birliği yoktu.

Ayette geçen “team/besin” ifadesi sadece et, süt, yumurta gibi hayvansal besinleri değil ayrıca sebze, meyve, bakliyat gibi bitkisel besinleri ve hatta kazancı, geliri de kapsıyor.

Bu konular, fen ve sosyal bilimlerden nasiplenmiş din adamları tarafından ele alınmalı ve çok geç kalınmış olsa da helal-haram üzerinde birlikte çalışılmaya başlanılmalıdır.

Ortak çalışmalara ne zaman başlanırsa ayetin başında kullanılan “el-yevm” ifadesi, geleceği ve “bundan böyle”yi de kapsayabilir.

Ortak çalışmalar başlatılıncaya kadar da ayetin anlattıkları “nezaket dışı, dinlerin iç işlerine karışma, gerçeklerden uzak…” gibi bir ifade olarak anlaşılmaya devam edecektir.  

***

Hıristiyan din adamları eskisi gibi değiller.

Sıradan bir rahip birkaç yabancı dillere hakim ve üç dört yüksek okul mezunu. Buna rağmen yeni gelişmelere öncülük yapma, görüş geliştirme ve kamuoyu oluşturma konusunda etkili değiller.

Fakat hahamlar bu konuları en yeni bilgiler ile ciddiye alıyorlar. 

Bizim ulema ise bir gıda mühendisi ile görüşerek sonuca varmaya çalışmayı yeterli görüyor! Anlatılanları moleküler düzeyde anlayıp anlamadıkları ise ayrı bir tartışma konusu!

***

Önceki yazıma tepki gösterenleri anlıyorum!

Zavallı halkım!

Kostümler içinde, ağlamaklı bir ses tonuyla, iki büklüm tevazu rolü yapmaya çalışan koca koca ünvanlı adamların bir şeyler bildiğini sanıyor! 

Bilinmelidir ki, bizim ulema hala olaylara göz hizasından ve çıplak gözle bakıyor.

Bu nedenle; “Şükürler olsun ki Hahamlar var, onlar ancak besinleri moleküler düzeyde inceledikten sonra koşerliyorlar” demiştim.

Bugün de aynı görüşteyim!

Bu yazıyı;

Yerli ve milli tohum ticaretinin YASAK, ama yabancıların zehirli gıda, tohum, ilaç ve gübre satış ve dağıtımının ise SERBEST olduğu Türkiye’de yazıyorsam beni anlamaya çalışın!

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 A.Ruhullah
 8 Ağustos 2018 Çarşamba 10:51
O kostümlülerin sahipleri yüzünden oluyor...
 Fikret Aslan
 8 Ağustos 2018 Çarşamba 10:48
Yerli ve Milli geçinen siyasi liderlerimiz çiftçilerimizin kullandığı tohumların yüzde 98’ini hergün kavga ettikleri İsrail’den alıyor. Bizim gibi salaklara da İsrail’e düşman olmak düşüyor. Biz salaklar İsraile düşman, beyefendiler ise İsrail’le ortak oluyor. Kim kazançlı kim kaybeden belli değil. Aslında Belli ama ben o kadar salağım ki hala çözebilmiş değilim.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2024 Ege'de Sonsöz