MENÜ
İzmir 21°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Hiçbir ses uzaktan duyulduğu gibi değil!
Harun ÖZDEMİR
YAZARLAR
11 Aralık 2018 Salı

Hiçbir ses uzaktan duyulduğu gibi değil!

Kadının çığlığı aklıma takıldı! Adamlarımdan birini gönderdim “Kavga eden karı-kocayı bulun getirin” dedim.

Sonra da doktoruma kulağımı muayene etmesine izin verdim.

Doktorum muayeneden sonra

Haşmetmeap hazretleri, bazı sesler duymuş olabilirsiniz ama bu sesler anlattığınız gibi olmaya bilir. Çünkü bazen insan yaşanmamış olayların seslerini, şikâyetlerini, hatta acılarını bile duyabilir. Bu durumda biraz istirahat iyi gelecektir, efendimiz!” dedi.

Bakarız dedim, doktoru gönderdim, ardından yaverimi çağırttım!

Nerede kaldılar! Kavga eden karı-kocayı getirin artık, dedim.

Efendimiz, biz iki kişiyi çağırdık, Saraya gelinceye kadar duyan eklendi, duyan eklendi! Çok geçmeden büyük bir kalabalığa dönüştü. Hala da ekleniyorlar!

Efendimiz, sanki Bağdat’ta kimse kalmadı, herkes meram anlatma sırasına girdi! Çoluk çocuk herkes kuyrukta, efendimiz!

Bunu duyunca kendimi kaybetmişim!

Kime ne kadar kızmışım, hanım öfkemden ne kadar nasiplendi, ulular sürüsüne tekme mi atmışım, yumruk mu yoksa alayına saydırmış mıyım… inanın hatırlamıyorum.

Ulan beceriksizler! Ben dünyayı böyle mi idare ediyorum?! Meram anlatma işi de nereden çıktı! Şunun şurasında iki kişiyi çağırın dedim; “meramı olan gelsin” demedim ki?!

İki kişiyi çağırınca bütün Bağdat nasıl kapıya yığılır?!

Görülmüş müdür?…

Duyulmuş mudur?…

Bu gelişler pek hayra alamet olmasa gerek!

Bir müddet sonra kendime geldiğimde elimde hurma şerbeti vardı, bir yudum daha aldım ve yaverime,

Kavga eden karı-kocadan başlayalım, bakalım kimin ne derdi varmış!

Ben ki, Sultanlar sultanı, Sultan-ı Rûyi Zemin, Abbasilerin ve Âlem-i İslam’ın tek halifesi Harun’ur Reşid!

Nice zamandır âleme nizamat vermekteyim!

Lakin nasıl olduysa artık -yakında onun da doğrusunu öğrenirim- Saraya en yakın kullarımın halinden bile habersizim!

Adamlarıma soruyorum onlar koro halinde

“Halk çok mesut ve bahtiyar!” diyorlar!

Sağlığınıza duacılar!

Allahım, ömrümüzden al, sultanımıza ver! diyorlar.

Biz böyle Sultan ne gördük ne de duyduk! Kitaplarda da yok, masallarda da!...

… ….

Bu yalanların hesabını sormazsam siz o zaman görün!

Hepinizi sallandıracağım!

Halk çok memnun, bilgilerini kimlerden aldınız?!

Anlattıklarınız doğru ise Saray’ın kapısında sıraya giren kalabalık da kimin fitnesi?!

Söyleyin bakalım! Bana ilettiğiniz memnuniyet ifadelerini kafadan mı uydurdunuz yoksa cariyelerinizden mi aldınız!

Memnun olan kim!

Ahmaklar! Hainler! Gözünüze dizinize dursun!

Zalimler! Hangi halka sordunuz! Hangi Sultanın halkına, ulan!

Ben ne yapacağımı biliyorum!

Az kaldı!

***

Görüşmeler başladı!

Yüce Rabbim! Bu milleti ben mi bu hale getirdim! Bir dokun bin ah işit!

Belli etmiyorum ama delirmek üzereyim. İçeri girip çıkanın sayısını Sen biliyorsun Rabbim! Ben unuttum!

Kavga eden karı kocanın dışında her dertten adamı dinledim! Meğer Bağdat’ta huzurdan eser kalmamış da benim haberim yokmuş!

Adamlarımın umurunda değil. Bu duruma da yeni vakıf oluyorum!

İşsizi mi dersin, tarlada ürünü yanan mı dersin, hayvanlarına kıran girenler mi dersin, sevdiğine varamayanlar, borcunu ödeyemeyenler, para ödeyip sipariş veren ama iki yıl geçmesine rağmen teslimatı yapılmayan mı dersin…

Böbrek taşı dökenler de gelmiş! Ağrılarını dindirmemi istiyor…

Beynim sulandı…

Dinliyorum…

Sadece dinliyorum…

Cevap vermeye zaman yok! Sadece dinliyorum! Hayret, kalabalık azalacağına artıyor!

Kocası kaybolan kadın meramını uzattıkça uzattı, dinlerken gözüm yaveri aradı. İşaret ettim, yanıma geldi!

Bir çare üret beni bu kalabalıktan kurtar dedim!

Meğer yaverim de emrimi bekliyormuş.

Yaver kapı önünde kalabalığa döndü, yüksek sesle;

Ahali, Sultanımız az sonra vakti daralan namazın edası için haremine geçecekler! Sizlere bir mesajı var! Bugün görüşemeyenler bundan böyle her Cuma günü namazdan sonra Saraya gelip görüşebilecekler!..

Önce bir uğultu koptu, sonra itiş kakış sesleri geldi! Kalabalık zorlukla da olsa gerisin geriye dağıldı!

Laf aramızda kalsın, duyarsa o da şımarır! Bu yaveri sevdim, hem de çok sevdim!

Yaver dediğin böyle olmalı. Cumaya kadar Allah kerim! Bir yolunu bulur Bağdat halkının derdini kısa sürede anlarız…

Ama benim aklım hala kavga eden karı-kocada! (Devamı var)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Taner Aksoy
 11 Aralık 2018 Salı 15:59
Sabırsızlıkla devamını bekliyorum....
 Kamil yildiz
 11 Aralık 2018 Salı 10:17
Hersey tekrardan ibaret sadece zavalligimiza gulerim selamlar. Hepimiz insaniz
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz