MENÜ
İzmir 15°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İstanbul’u sevmek
Neşe ÖNEN
YAZARLAR
26 Temmuz 2019 Cuma

İstanbul’u sevmek

Uzaktan bakıyorum memleketime. Özlüyorum pek çok. Başka hiç bir şeyi özlemediğim kadar. Marmara’nın bir sahil kıyısında yüzmek istiyorum, suların ıslaklığına doyuncaya kadar. Sokaklarını karış karış dolaşmayı hayal ediyorum İstanbul’un. Şehrin kalbine dokunmak... Ve Galata Köprüsü’nden gün batımını izlerken herhangi bir anında ölmek.

İçimde gömülü cesetleri çıkarıp topluca Topkapı Surları’ndan aşağı atmaya can atıyorum epey zamandır. Böylece beni zincerleyen her bir halka kırılıp dağılırken yeniden küllerimden doğardım. Hisar’da sarhoş olup avaz avaz şarkı söyleyebileceğim bir arkadaşım da olursa, omuzuna yaslanıp sessizce ağlarım.

Bir yaz sıcağında Taksim’in işlek caddelerinde yürüyüp mısır yemek derdi düşüyor aklıma kimileyin. Arkasından bir de kaymaklı dondurma. İkisini bir arada yemeyi ne çok severim. İlk gençliğimi mi yad ederim hüzünlenirken.Yiitip giden zamanın ruhu mu en çok acı verir bana. Yoksa aslında sefilce sürüklenen zavallı ruhum mudur perişan. Bütün bunlara bir cevap bulabilir miyim?

Ey şehri İstanbul! Ey binlerce aşkın meczupluğu! Ancak sana kavuşmak tamamlar beni. Senle ben bir bütün olunca yaralarım kabuk bağlamaya başlar. Sen İstanbul değilsin. Sen benim İstanbul’umsun... Ben sana doğdum. Sende büyüdüm. Muhtemel bir gün sende öleceğim. Mutlaka sende kaybolacağım. Sonsuzluğa sende ereceğim.

Mutlu olmak tasam yok artık. Kederlenip kederlenip içlenmek. Anılarımı tarifsiz bir huşu ile zehir gibi damarlarıma zerkederken, gecelerinde bıçaklanmak delik deşik yüreğimden. Sabahları şehvetin kan revanı içinde uyanmak. Gözlerimi ilk sana açıp bakmak. Seni görmek. Seni soluklanmak.

Bir rüzgar esse diliyorum bazı. Kuvvetli bir rüzgar. Deli rüzgar. Savursa beni. Fırlatıp taa Karacaahmet Camii’nin ortasına atsa. İşte annemim ölüm yemeği için kurulan sofra! Kurban etleri. Helvası. Kırkını okuyan imam. Dileyen dua eder. Dileyen ağıt yakar. Ben ne dua edeceğim ne ağıt yakacağım. Ben kendimi İstanbul’umun kollarına atacağım. Ninni dinler gibi İstanbul’umu dinleyeceğim başım göğsüne yaslı. Bu yaşlı yosmadan öğrenecek çok şeyim var. O anlatacak ben susacağım. O itecek ben sarılacağım. O şımaracak. Ben kaprislerine katlanacağım. O inleyecek. Ben avutacağım. O terk edeck. Ben asla vazgeçmeyeceğim...

Ey şehri İstanbul! Ey sultanların sevgilisi! Eninde sonunda bir gün sana yar olacağım...

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz