MENÜ
İzmir 16°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İttifak çorbası “tuzlu” olur
Nihal AŞKIN
YAZARLAR
7 Aralık 2018 Cuma

İttifak çorbası “tuzlu” olur

Siyaset “İddia” işidir.

İddianı ortaya koyar, adayını çıkarır ve gerisini seçmene bırakırsın.

Yüzde 1'lik parti de olsan, yüzde 30'luk da yüzde 60'lık da olsan hiç farketmez.

Yüreğini ortaya koyar ve kararı halka bırakırsın.

Bundan önceki seçimlerde siyasi partiler de hep böyle yaptı.

Halkta kredisi yüksek partiler, favoriler elbette genellikle seçimi kazandı.

Ama şaşırtıcı birçok sonuç da çıktı ortaya.

Ülke genelinde oy oranı yüzde 4'e bile ulaşmayan Demokrat Parti, 2009 seçimlerinde İzmir'in Tire ilçesinde yüzde 36 ile seçim kazandı.

Aynı yıl oy oranı yüzde 3'ü bile bulmayan DSP, yüzde 52 ile Ordu'da belediye başkanı çıkardı. Keza Eskişehir'de de.

Yüzde 1'e bile ulaşamayan TKP,  tarihinde ilk belediye başkanını 2014'te çıkardı. Üstelik yüzde 36 oy oranı ile.

Bu örnekler o kadar çok ki. Saymakla bitmez.

Ancak, Bundan sonra Türk siyasi hayatında bu tür ilginç sonuçları görmek artık pek mümkün olmayacak.

Çünkü siyasi hayatımıza artık ittifaklar yön veriyor.

Zayıf partiler, daha güçlülerden birini tercih ederek, onun yanında yer alıyor.

Yarıştan ve dolayısıyla iddiasından vazgeçiyor.

İddia ortaya koymak yerine “Güçlü değilsen biat et” fikri benimseniyor.

Çeşitlilik yok, siyasi partilerin fikir ayrılıkları yok.

Herkes tek çatı altında, ama ideolojiler tam bir çorba.

İttifak çorbası yani.

Çorbanın içine gerekli malzemelerin dışında bir de ilaveten kekik, kimyon, acı biber, sarımsak katılıyor.

Seçmenin “Ben sarımsak sevmem” deme lüksü yok.

Çorba artık böyle. Ya içeceksin, ya dökeceksin.

Bu dayatma karşısında seçmen elbette şaşkın.

Öte tarafta ise siyasi partilerin temsilcileri ellerinde birer hesap makinesi, ittifakların alacakları toplam oyu hesaplıyor.

Oysa ki daha ilkokulda hepimize öğretilen bir konu var:

“Elmayla armut toplanmaz”

Görünen o ki bundan sonra artık elmalarla, armutlar aynı kefeye konacak.

Bu durumda ne kadar zaiyat olacak onu da seçim akşamları göreceğiz.

Bugünkü Cumhurbaşkanı'nın yüzde 25 ile seçildiği seçimlere de artık veda zamanı.

Sistem yüzde 40'ların altında oy oranıyla seçilmeyi bundan sonrası için pek mümkün kılmıyor.

Elbette bu kadar yüksek bir oy oranı, seçilen kişinin meşruiyetini arttıracaktır.

Ancak siyasi anlamda fikirlerin ve idealizmin önemini de azaltan bir unsur.

Fransa'da seçmen işte tam bu ikilemin ortasında kalmıştı.

Le Pen karşıtları, burunlarını kapatarak Macron'a oy verdi ve “Ehven-i şer” dedi

Yani “Kötülerin en iyisi”.

Manda tartışmalarının yapıldığı dönemde, mandacılığı “Ehven-i şer” olarak savunanlara Atatürk'ün yanıtı aynen şöyle olmuştu:

“Ehven-i şer, şerlerin en kötüsüdür”.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz