MENÜ
İzmir 22°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İzmir-İN
Aylin AKDOĞAN
YAZARLAR
3 Nisan 2019 Çarşamba

İzmir-İN

"Aşk bilgiden doğar. Ne kadar derin bilirsek o kadar severiz” (Leonardo da Vinci)

Ne yalan söyleyeyim aslında ilk başta ben de inanamadım!

İzmir’ deki pek çok sergisine pek hevesli ve koşar adımlarla gittiğim, Büyük Efes Sanat Günleri etkinliğinde de tanışabilme şerefine nail olduğum, Çağdaş Türk resminin özgün sanatçılarından Devrim Erbil benim röportaj isteğimi kırmadı, sorularımı (bu yoğunluğunun içerisinde) yanıtladı, vakit ayırdı ve bana/ bize de her daim sanatla kalmamızı önerip, bizleri sevgiyle kucakladığını iletti!

Ben de bütün bunlar neticesinde çok duygulandım (hatta gözüme toz kaçtı), çok mutlu oldum, çok heyecanlandım ve unutamayacağım bir anıya sahip oldum.

Ne zaman bir yerlerde mavi rengini görsem, ne zaman İstanbul’ u düşünsem aklıma hep Devrim Erbil resimleri gelir. Eserlerinde hep soyut bir anlatım ve bolca çizgiler, tabii bir de bolca İstanbul… Hatta bir yerde kendisine ”Resmin Şairi”  denilmesini görünce ve onun hem Kırmızı İstanbul hem de Mavi İstanbul isimli eserlerini, geleneksel tasvir ve minyatürden esinlenilmiş bütün eserlerini düşününce bunun ne kadar doğru bir tespit olduğunu düşündüm… Nakış işlemesi gibi durur önünüzde Devrim Erbil eserleri ve siz de ilmek ilmek bir şeyler eklersiz içinizden, gözünüzden, gönlünüzden, yüreğinizden, sözlerinizden…

Ben, değerli hocamız Devrim Erbil’ e konuğumuz olduğu ve vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyorum, minnettarım…

 

Röportaj sorularıma geçmeden önce Devrim Erbil’ i daha yakından tanımak ve tanıtmak adına kişisel bilgilerini, bu zamana kadar katıldığı yurt içi ve yurt dışı kişisel sergilerini, aldığı ulusal ve uluslar arası ödülleri ve halen sergilenmekte olan eserlerine ait yerlerin listesini aşağıda özet halinde paylaşıyorum.

Sonrasında da röportajımız başlıyor ve keyifli okumalar diliyorum. En kısa zamanda da bir Devrim Erbil sergisinde sizlerle karşılaşabilmeyi diliyorum.

1937 Uşak doğumlu. 1950 yılında ‘’Soyutcu 7’ ler’’grubunu kurdu. 1959 da İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nü bitirdi. 1963 yılında ‘’Mavi Grup’’unu kurdu. 1965 de ihtisas için İspanya’ya gitti. 1969 da Türkiye Çağdaş Ressamlar Derneği ve 1975 de Görsel Sanatçılar Derneği Başkanlığı’ nı yaptı. 1979- 1983yılları arasında İstanbul Resim Heykel Müzesi Müdürlüğü görevinde bulundu. 1980 yılında Mimar Sinan Üniversitesi’nde profesörlüğe yükseltildi. 2002 de Balıkesir Devrim Erbil Çağdaş Sanatlar Müzesi açıldı. 2004 de İstanbul Doğuş Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’ nde Kurucu Dekanlığı yaptı.

 

Yurt dışındaki Kişisel Sergileri:

 

1965 Galerie Editora National / Madrid /İspanya

 

1979 Kunst-Galerie Türkay / Stuttgart /Almanya

 

1980 Volksbank Galerie / Sindelfingen /Almanya

 

1981 Galerie Podium / Hamburg /Almanya

 

1984 Galerie Anatolia / Nurnberg /Almanya

 

1986 GATT Activites Rencontres Culturelles Center / Cenevre /İsviçre

 

1988 Atatürk Kültür Merkezi /Lefkoşa /KKTC

 

1988 Olgün Sanat Galerisi / Lefkoşa /KKTC

 

1991 Galerie Ruhr-Gold / Dorthmunt /Almanya

 

1997 DOM MUSEUM Konigslutter / Hanover /Almanya

1998 Türkevi Sergi Salonu / Dorthmunt / Almanya

 

2006 E-gale Sanat Galerisi AKM /Lefkoşa/KKTC

 

2009 Kültür Bakanlığı Galerisi/Bratislava / Slovakya

 

2009 Haus Wittgenstein /Viyana/Avusturya

 

2010 Sofya Akademisi /Bulgaristan

 

2010 CMOOA GALERIE /Rabat /Fas

 

2010 National Gallery of Fine Arts/Umman/Ürdün

 

2010 Art Hause /Şam/Suriye

 

2010 Halep Kültür Merkezi/Halep/Suriye

 

2010 Quadro Galeri/ Dubai/UEA

2011 Turkish Center /New York/USA

 

2013 Art Space /Dubai/UEA

 

Yurt dışı Karma Sergileri:

1962 XXXI Venedik Bienali / İtalya

 

1963 3. Paris Genç Sanatçılar Bienali / Fransa

 

1964 Bugünkü Türk Sanatı Sergisi, Musée D'art Moderne / Paris / Fransa

 

1965 Bugünkü Türk Sanatı Sergisi, Berlin- Viyana- Roma ve Brüksel’ de

 

1965 Türk Grafik Sanatı Sergisi, Unesco Romanya- Çekoslavakya

 

Tunus-Cezayir- Lübnan’da

 

1966 V. Tahran Bölgesel Bienali / İran

 

1967 IX. Sao-Paulo Bienali / Brezilya

 

1968 13 Türk Sanatçısı, Londra / İngiltere

 

1968 ‘’ Çağdaş Türk Resmi ‘’, Museo D'art Contemporaın / Skopje / Yugoslavya

1968 ‘’ Çağdaş Türk Sanatı ‘’ Bükreş / Romanya

 

1970 Expo 70 Sergisi Osaka / Japonya

1971 ‘’ Çağdaş Türk Resmi ’’ State University of Newyork at Binghamton Art Gallery Newyork / U.S.A.

 

1971 ‘’ II Triennial ‘’ Yeni Delhi / Hindistan

 

1972 IX. İskenderiye Bienali, Modern Art Museum / Mısır

 

1974 Bugünkü Türk Sanatı, Unesco Paris / Fransa

 

1974 Çağdaş Türk Özgün Baskı Sanatı, Modern Sanatlar Müzesi Üsküp / Yugoslavya

 

1975 ‘’ Contemporary Asian and Middie eastern art ‘’Newyork University Grey Art Gallery U.S.A.

 

1977 İnternational Udstilling of Nudidig Billedkunst/ Kopenhagen / Danimarka

 

1978 Çağdaş Türk Resmi Puşkin Müzesi, Moskova / S.S.C.B.

 

1980 Cumhuriyet Dönemi Türk Resim Sanatı Galeri Şıpka- Sofya / Bulgaristan

 

1981 ‘’ Atatürk'ün Doğumunun 100. Yılı Anısına Türk Resim Sergisi ‘’National Gallery Amman / Ürdün,

 

1983 ‘’ Çağdaş Türk Resim Sanatı’’ Kuvait Dhahyat Gallery / Kuveyt

1984 Uluslar arası Sanat Fuarı Art 984 Basel / İsviçre

 

1985 Türkische Malerei Hannover Messe 85 / Almanya

 

1985 Çağdaş Türk Resminden Örnekler Uluslar arası Hannover Fuarı, Hannover /Almanya

 

1986 Contemporary Painting Exhibition From İstanbul Gınza Art Center Tokyo / Japonya

 

1987 İstanbul'dan Çağdaş Türk Resmi Copenhagen / Danimarka

 

1990 ‘’ l. İnternational Erotic Art Exhibition ‘’ Atatürk Culter Center, Lefkoşa / KKTC

 

1993 13.E Konstmasson Stockholm Art Fair Sollentuna / İsveç

 

2000 ’’ Türk Plastik Sanatları Sergisi ‘’ Piere Cardin Galerisi / Paris / Fransa

 

 

Yurt içi Önemli Kişisel Sergileri:

1962 Türk-Alman Kültür Merkezi / İstanbul

1967 Türk-Alman Kültür Merkezi / İstanbul

 

1970 Galeri-l / İstanbul

 

1973 Taksim Sanat Galerisi/ İstanbul (Gülsün Erbil’ ile)

 

1984 Armo Sanat Galerisi / İstanbul

 

1984 Resim Heykel Müzesi / İzmir

 

1990 Benadam Sanat Galerisi / İstanbul

 

1990 Garanti Sanat Galerisi / İstanbul

 

1991 Yapı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerisi / İstanbul

 

1992 Yapı Kredi Kemal Satır Sanat Galerisi /Adana

 

1992 Arda Sanat Galerisi / Ankara

 

1993 Yapı Kredi Sanat Galerisi / Balıkesir

 

1993 İş Bankası Parmakkapı Sanat Galerisi /İstanbul

 

1996 Destek Reasürans Sanat Galerisi / İstanbul

1997 Arkeoloji Müzesi/Bursa (Tamer Başoğlu’ ile)

1999 Galeri Binyıl / İstanbul

 

1999 Herikon Sanat Galerisi / Ankara

 

2000 Garanti Sanat Galerisi / İstanbul

 

2004 İş Bankası Kibele sanat Galerisi / İstanbul

 

2008 50.Sanat yılı Artium Sanat Galerisi / İstanbul

 

2009 50.Sanat yılı Doğuş Üniversitesi / İstanbul

 

2009 50.Sanat yılı Diyarbakır Sanat Merkezi / Diyarbakır

 

2009 50.Sanat yılı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi / İstanbul

 

2009 50.Sanat yılı Devrim Erbil Çağdaş Sanatlar Müzesi / Balıkesir

 

2010 Galeri Işık / İstanbul

 

2010 İstanbul Kültür Üniversitesi / İstanbul

 

2010 The Marmara Hotel Bodrum / Muğla

 

2011 Olcayart Galerisi / İstanbul

 

2011 VKV Ford Otosan Gölcük Kültür ve Sosyal Yaşam Merkezi / Kocaeli

 

2012 BKM / İstanbul

 

2012 KAV Sanat Galerisi / Ankara

 

2009- 2010- 2011- 2012 Contemporary / İstanbul

 

 

Uluslar arası Ödülleri:

1966 - V. Tahran Bienali SARAY KRALİYET 1.’lik ödülü.

 

1972 - 9. İskenderiye Bienali Resim 2.’ lik ödülü.

 

1998 - Kırgızistan Ulusal Bilim ve Sanat Akademisi Kurucu Onur Üyeliği Ünvanı almıştır.

 

 

Ulusal Ödülleri:

1968 - ‘’Yılın Genç Ressamı Sergisi’’Genç Ressamlar 1. Ödülü.

1969 - Sanat Tenkitçileri Cemiyeti Gençler Arası Resim Yarışması 3. Ödülü.

1973 - Cumhuriyetimizin 50.Yılı Resim-Heykel Yarışması’ ’Atatürk ve Cumhuriyet Ödülü.

 

1974 - 8. DYO Resim Yarışması Jüri Özel Onur Belgesi.

 

1976 - 10. DYO Resim Yarışması Ödülü.

 

1978 - 39.Devlet Resim-Heykel Sergisi Başarı Ödülü.

 

1982 - 43. Devlet Resim-Heykel Sergisi Başarı Ödülü.

 

1992 - Kültür Bakanlığı seçimi ile Türkiye Cumhuriyeti DEVLET SANATÇISI Ünvanı.

 

2000 - Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ‘’Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü’’

 

2012 - ‘’Artbosphorus Çağdaş Sanat Fuarı İstanbul- Yılın Sanatçısı” Ödülü.

 

2012 - Yedi Renk Sanat Vakfı ‘’Ustanın Günü ‘’Ödülü.

 

 

Resimlerinin bulunduğu yerler:

1959 Ankara Milli Kütüphane Koleksiyonu

1965 Modern Sanatlar Müzesi, Bükreş- Romanya

 

1967 İstanbul Resim-Heykel Müzesi

 

1971 İskenderiye Güzel Sanatlar Müzesi- Mısır

 

1972 Ben and Abby- Grey Foundation Koleksiyonu- Minnesota USA

 

1973 Banja Luka- Umjetnicka Garerija- Yugoslavya

 

1975 İzmir Resim Heykel Müzesi

 

1980 Ankara Resim Heykel Müzesi

 

1986 Selçuk Yaşar Müzesi Koleksiyonu- İzmir

 

1991 Ankara Cumhurbaşkanlığı Köşkü

 

2000 TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi

2001 Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi- Eskişehir

2002 Devrim Erbil Çağdaş Sanatlar Müzesi- Balıkesir

2004 İstanbul Modern- İstanbul

Yurt içinde ve yurt dışında resmi kurumlarda, bankalarda, özel koleksiyonlarda da eserleri bulunmaktadır.

İlk ne çizdiniz?

İnsanın ilk ne çizdiğini hatırlaması hiç kolay bir şey değil. Belki çocukluk günlerimde bir şeyler çizmişimdir ama bunlar bir resim diye adlandırılacak nitelikte değillerdi. Çünkü ben resimle hiç karşılaşmamıştım. Ne hayatımda, ne de bir müze görerek. Yani bugünkü gibi televizyonların, internetin olmadığı bir dönemde benim sanatla karşılaşmam pek olası bir şey değildi. İlkokulda bir şeyler hatta güzel harita çizimleri yaptığımı hatırlıyorum. Ancak ortaokula devam ederken orada sanatla uğraşan resim öğretmenlerim benim yetenekli olduğumu keşfettiler ve beni yönlendirdiler. O zamanlar da ortaokulum Balıkesir Aygören mahallesindeydi ve şehre yukarıdan bakıyordu. Şehrin çatılarını çizdiğimi hatırlıyorum. Bunlar benim ilk hatırladığım resim örneklerimdir. Bugünkü resimlerimle onları karşılaştırdığım zaman bunun ben de çok etkili olduğunu söyleyebilirim. Sonra Balıkesir’ den Akçay’ a ören yerlerine gittiğimizde ve başka yerlere gittiğimde renkli çini mürekkepleri ile desenler, resimler çizdiğimi ve Balıkesir’ deki fuar kapısını çizdiğimi hatırlıyorum. Bunlar kesinlikle benim ilk çizdiğim resimler olarak nitelendirilebilinir. Daha sonra da büyük bir tutkuyla sanata bağlandım.

Size “büyüyünce ne olacaksın” diye sorduklarında ne cevap verirdiniz?

Aslında hiç kimse sormadı. Yani o zamanlar bu soru pek sorulmazdı. Yani okumak, adam olmak, ülkemize ve ailemize yararlı bir insan olmaktı hedefimiz ve babam bana okul hayatım boyunca çok başarılı olmama rağmen bisiklet falan almazdı. Yani bisikletim bu nedenlerle değil daha sonraları alındı. Babam bana “oğlum kendin için okuyorsun ve ileride senin toplum içindeki yerin başarına bağlı” derdi. Ben de ilkokulda giysilerinin çekiciliğinden dolayı subay olmayı düşünürdüm ama sonra bir ara mimar olmak aklımdan geçti. Ancak daha sonraları resme o kadar büyük bir tutkuyla bağlandım ki lise yıllarında sergiler açıyordum. Yönümü çizmiştim ve sanatçı olmak artık benim kaderimdi.

Özellikle etkilendiğiniz ressamlar kimler?

Hem batı sanatından düşünüyorum, hem sanat tarihinden ya da Türk toplumunda sanatın bu dalıyla uğraşanları düşünüyorum… Yani ben tek bir ressamdan değil daha çok genel bir toplumun ya da bir kültürün temsil ettiği tekniklerde yapılan resimlerden etkileniyorum. Mesela Osmanlı döneminde minyatürler ya da Uzak Doğu sanatındaki kaligrafi ve özellikleri, Osmanlı’ daki hat sanatı.. Bunlar beni hep etkiledi ve kültürün kendi içinde farklı ve özel bir değer olduğunu düşünüyorum. Bir Mısır ya da Meksika ya da Orta Asya sanatındaki özelliklere bakılınca öğrenilecek çok şey olduğunu düşünüyorum ve her zaman da hayranlıkla izledim. 

Diyelim ki bu hayatta en hayranı olduğunuz ressamla yan yana oturuyorsunuz. Onunla ne konuşurdunuz?

Pek çok İstanbul resmi yaptım. Mesela Galata Kulesi’ ni yaptım ve Galata’ yı resmeden Matrakçı Nasuh ile Nakkaş Osman ile ya da Nakkaş Veli Can ile oturup sohbet etmek isterdim. Belki Matrakçı Nasuh ile otursak çok hoş bir söyleşi de yapabilirdik. Bu soru da bana bu bakımdan ilginç geldi. O dönemki yaşamlar ile bugünkünü karşılaştırmak, neler olup bittiğini konuşmak, bir Hezârfen’ in Galata Kulesi’ nden nasıl karşıya uçtuğunu, oradaki yaşam biçimlerini konuşmak çok güzel olurdu. Çünkü bir sanatçı kendi yaşadığı dönemin, toplumun bütün heyecanlarını, tutkularını, sorunlarını ve mutluluklarını dile getiren bir ressamdır/ sanatçıdır. O sebeple konuşacak çok şeyimiz olurdu. Galata üzerine, yaşam üzerine, kültür üzerine, Osmanlı ve dünya üzerine konuşabilirdik.

Peki benim yerimde şu anda siz olsaydınız size ne sorulmasını isterdiniz?

Şunu sormanızı isterdim çünkü bu konunun yeteri kadar Türkiye’ de yaşayan insanlar tarafından, Anadolu’ da ya da Trakya’ ya yaşayan insanlar tarafından yeteri kadar bilinmediğini düşünüyorum. Anadolu coğrafyasının uygarlık ve kültür değerlerini ve kültür mirası üzerine konuşmayı isterdim. Bunlar sorulsun isterdim. Çünkü her anlamda Anadolu kendi içinden kültürel değerler fışkıran bir yanardağ gibi. Bütün insanlığı sarsacak değerleri ortaya çıkaran bir coğrafya gibi. Bakın en son Şanlıurfa Göbeklitepe’ de tapınaklar bulundu. 12. 000 yıl öncesine giden. Hem bu tapınaklar insanlık tarihini de çok etkiliyor. Çünkü o devirde böyle bir tapınak başka hiçbir yerde yok ve insanların kime, nasıl inandıkları önemli. Çünkü tek tanrılı dinler bile ancak 4.000 yıl öncesine gidebiliyor. O yüzden Anadolu’ da bunlar ve bunun gibi dönemin resimleri var insanlar çok çeşitli dönemlerde öylesine savaşlarla, ticaret yoluyla kültürel alışverişte bulunmuşlar ki Hititler ve Mısırlıların savaşı Anadolu’ yu etkiliyor ve yepyeni eserler ortaya çıkıyor. Perslerin Yunanistan’ a gitmesi ya da büyük İskender’ in Mısır’ a gitmesi ya da Haçlı Seferleri’ nin hepsi. Bütün bunlar Anadolu’ da üst üste konulduğunda kültür tabakalarını oluşturuyor. Mesela Troya’ da birçok yer de olduğu gibi ve her kültür tabakasının ayrı bir yeri var. Bu nedenle Anadolu coğrafyasının bugünkü yaşayan insanlar üzerinde kültürel bir genetik taşıması gibi bir özelliği olduğuna da inanıyorum. Bu yüzden insanların yaşadığı coğrafyanın önemini daha iyi bilmeleri bakımından Anadolu uygarlıklarını çok konuşmak gerekiyor diye düşünüyorum.

 

Türk resmi sizce nereye gidiyor?

Aslında nereden geldi demek belki konuya girmek bakımından daha doğru olur. Çünkü Türk resmi Cumhuriyet ile beraber ya da Tanzimat döneminden itibaren Osmanlı yapısında batılılaşma hareketlerinin getirdiği bir tavır, bir emsaldi. Halkın içinde bir batılılaşmanın ürünleri ile yağlı boya resmi, batılı anlamda resme dönme eğilimleri gösterdi. Çünkü daha önce hat sanatı, minyatür sanatı, tezhip sanatı vardı. Değişik şekillerde batının dışında bir çizgide gelişen bir Türk ya da Osmanlı resmi vardı diyelim ve buna Selçukluları da ekleyebiliriz. Ta Orta Asya’ dan gelen bir takım Göktürk resimlerini de katabiliriz. Ama asıl Türk resmi nereye gidiyor sorusuna Türk resminin bir geçmişini incelediklerinden sonra cevap vermek doğru olur demiştim ve bu gerçekten de böyle. Ama bugünkü haliyle o etkiler dışlandı. Cumhuriyet ile beraber çağdaşlaşma politikasının Cumhuriyet ilkelerine göre yapıldığını göz önünde bulundurursak bugün batılı anlamda onun akımlarını Türkiye’ ye getiren sanatçılar ve buradaki yaratıcı çabalarını gösteren sanatçılar çok yetenekli sanatçılar. Ama biraz şaşkınlık içinde kaldı Türk sanatçıları. Önce batıda eğitim görerek gelenler Türk resminin klasikleri, sonra izlenimci kuşak oluştu. Mesela Çallı İbrahim, batılı akımları getirerek 20. yüzyıl da çıkan akımları ülkemize getirerek (kübizm gibi akımlar) hep batı aktarmacı sanatı kökleşmeye başladı. Bunun yanı sıra yerel halk sanatlarını, halk resmini, ondan sonra minyatürün daha yağlı boya ile canlanmış halini misal Bedri Rahmi Eyüboğlu’ nda olduğu gibi halk sanatına eğilim duymak bir akım olarak ilerlerken bir de batılı akımları buraya getirmek şeklinde Türk resmi gelişmekteydi. Bugün nereye gidiyor? Bugün her halde daha kendine özgü bir anlatım biçimini bu Anadolu kültürünün, uygarlığının filizlerinden çıkabilecek, daha özgün bir anlatım biçimini benimseyen ve o yolda eserler veren sanatçıların daha fazla değer kazanacağı yolunda düşüncem var.

Sizce istediğiniz zamanın ya da yüzyılın sanatçısı mısınız? Ya da yaşamak istediğiniz bir zaman var mı?     

Her insan yaşadığı dönemin sorunlarıyla karşılaşır. O toplumun düşünceleri, insanı, yaşam biçimi, istekleri, özlemleri, sıkıntıları bunları dile getirir. Ben şöyle düşünüyordum; her zaman kendimi mesela Antik çağlarda Antik Yunan döneminde Anadolu’ da bir felsefeci olarak ya da resim yapan bir ressam olarak görmeyi her zaman düşünmüşümdür. Yani mesela bir meydan da pelerini ile dolaşanlar, etrafında akademisyenler ya da insanları sanattan bahseden bir dönemde, sanatla uğraşan bir kişi olmak isterdim. Aslında bu çağlarda benim bir akademi hocalığı görevim de bu isteğimi bir bakıma da karşıladı diye düşünüyorum. Belki böyle Rönesans değil de Antik çağlar ya da Hitit döneminde bir heykeltıraş, Osmanlı da bir hat sanatçısı, Anadolu’ dan kopmayan ama buranın kültürel değerleri içinde onu en iyi şekilde gösteren bir sanatçı olmayı hep düşünmüşümdür.

Resim yeteneğini keşfetmiş ya da keşfetme yolunda olan arkadaşlarımıza ilham olabilecek bir öneriniz var mı?

İlham değil belki ama onlara sadece kendi deneyimlerime dayanarak ve gerçekten mesleklerinde yani sanatla uğraşılarında bir bakıma yol gösterecek şunu söyleyebilirim. Sanat bir meslek değildir ama bir tutkudur. Çılgınca, delice yaşanan bir aşktır. Yani bunu meslek olarak seçen sanatçı arkadaşlarımız sadece böyle bir 19. Yüzyıl romantizmi içinde, esin perileri gelecek de ona eser yaptıracak falan diye düşünmesinler. Çok ciddi, hiçbir meslekte çalışılmayacak kadar çok çalışması gerekir. Mesela bir banka müdürü ya da ekonomi üzerinde çalışan birinin ya da doktorun çalışma saatleri bellidir. Belki geç saatlere kadar çalışır sonra kendi yaşamını sürdürür. Evine gelir. Hâlbuki sanat ve sanatçı öyle değil. İnsanı uykusunda da, tatilinde de, gündüzünde de, gecesinde de her şeyi ile sanatı düşünür hale getirir. Ben bu işi meslek olarak seçenlerin her anının sanatla dolu geçmesini, yaşamlarını bununla biçimlendirmeleri ve her şeyin temelinde sanat olduğu için hayattaki en önemli konularının sanat olmasını diliyor ve tavsiye ediyorum.

 

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?      

Türkiye bir demokratik idare içinde yürütülüyor. Yani ister istemez demokrasi Türk toplumunda en doğru, en iyi yönetim biçimlerinden biri. İnsanların politika ile daha ilgili olmaları, kendisini yönetecek insanları iyi seçmeleri gerekir. Mesela önümüzde yerel seçimler var. İnsanlar sanatın gerekliliğine inanıyorlar ise bir toplumu değiştireceğine inanıyorlar ise seçimlerde aday olanlarda bu özelliklere dikkat etmeliler. Toplumun sadece ekonomi- bilim alanında değil sanat yönüyle de daha anlamlı, daha hoş görülü, daha derin, hayatı algılayan, duyarlı olması gerekir. Bunun için yerel yönetimlerin sanata daha çok ilgi göstermeleri gerektiğini özellikle vurgulamak isterim.

  

 

DUYURU

Ege Engel Siz Yaşam Derneği 9 Nisan’ da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ nde çok özel bir konser düzenliyor. Konser, Şef Hakan Şensoy yönetiminde olacak, Burhan Öçal solistlik yapacak ve özel gereksinimli çocuklar İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile birlikte konser verecek.   

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü’ nün 10. Yıl kutlamaları kapsamında “Let Me Be” ismiyle hazırladıkları dans performansları 6 Nisan’ da Aziz Vukolos Kilisesi Kültür Merkezi’ nde ve ücretsiz. 

Alaçatı Ot Festivali bu yıl 4- 7 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek.

 

İzmir- İN de bu hafta!

Konserler

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi

4 Nisan Amina ve Hamza The Band Beyond Borders

8 Nisan DuoYin- Yang

 

Nazım Hikmet Kültür Merkezi

4 Nisan Tolga Çandar

 

Ooze Venue

3 Nisan Emir Can İğrek

5 Nisan Ceylan Ertem

6 Nisan Koray Avcı

10 Nisan Eda Baba

 

6:45 KK Bornova

3 Nisan Ceg

5 Nisan Melek Mosso

 

Khann Moto

5 Nisan Retrobüs

6 Nisan Varsa Yoksa

Çıngırock Performance Hall

5 Nisan Cihan Mürtezaoğlu

 

Bios Bar

6 Nisan Pink Floydlar ve 2 Prenses

 

Mustafa Kemal Atatürk Kapalı Spor Salonu

6 Nisan Sertab Erener- Sertab’ ın Müzikali

 

Sergiler

Dünya Sanat Günü dolayısıyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen “Dünya Sanat Günü İzmir 19” bu yıl 5 Nisan- 11 Mayıs tarihleri arasında olacak ve farklı disiplinlerden, 12 ülkeden, 77 usta- akademisyen ve genç sanatçının yaklaşık 100 eserinden oluşan sergisini Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ nde ziyaret edebilirsiniz.

 

Serpil Kut’ un ilk kişisel sergisi ”Denemeler” 4- 13 Nisan tarihleri arasında Galeri FA’ da.

 

Ahmet Dut’ un “Anlarda Varoluşlar” isimli Resim Sergisi 9- 16 Nisan tarihleri arasında Karaca Kültür Merkezi’ nde.

 

İzmir Barosu Avukatlar Haftası etkinliği kapsamında Yelda Kullap’ ın “Hayat ve Sanat” isimli Heykel sergisi 9- 10 Nisan tarihleri arasında İzmir Barosu’ nda.

 

 

 Vizyona Girecekler

Benden Hikâyesi (Biyografik)

İhtiyar Adam ve Silah (Dram- Biyografik)

Dumbo (Aile- Macera)

Shazam! 6 Güç (Fantastik- Aksiyon)

Hababam Sınıfı Yeniden (Komedi)

Hayvan Mezarlığı (Korku)

Suç Unsuru (Polisiye)

5 Nisan’ da vizyonda.

 

Farklı coğrafya ve kültürlerde bekar bir kadının toplumdaki yerini anlatan “Singled (Out) filmi 3 Nisan’ da Karaca Sineması’ nda.

 

Dokuz Eylül Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Sinema Salonu’ nda 3- 4 Nisan’ da “Aşkın Algoritması” filmi gösterimde olacak.

 

Yeniden Sinematek etkinliği kapsamında Aamir Khan ve Tisca Chopra yönetmenliğindeki Hint Sineması’ndan “Her Çocuk Özeldir” filmi 5 Nisan’ da İzmir Sanat’ ta ve 9 Nisan’ da Aliağa Kültür Merkezi’ nde gösterimde olacak.

 

 

Yeni Çıkanlar

Zülfü Livaneli’ nin roman tadındaki anı kitabı “Rüzgârlar Hep Gençtir” çıktı. Kitapta Zülfü Livaneli, anılarının yanında hayat derslerini de nasihatler eşliğinde serpiştiriyor ve son sözde diyor ki; “Unutmayın, dünyayı güzellik kurtaracak.”

 

Tiyatro

İzmir Devlet Tiyatrosu

3- 4- 5- 6- 9- 10 Nisan “Sandalım Kıyıya Bağlı”

4- 5- 6 “Paraya Hayır” (Karşıyaka Sahne)

3- 4- 5- 6- 9- 10 Nisan “Nereye” (Bornova Sahne)

 

Toy İzmir

3 Nisan “Limon Limon Limon Limon Limon”

4 Nisan “Benimle Gelir misin?

5 Nisan “Hiç Kimse”

6 Nisan “Tehlikeli Oyunlar”

10 Nisan “Shakespeare Öldü Aş Bunları”

 

Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar Kültür Merkezi- Bornova

3 Nisan “Penelope”

 

Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi- Bornova Şehir Tiyatrosu

3 Nisan “Sessizlik”

 

İzmir Sanat

3 Nisan “Kırkından Sonra” Oyun İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’ nün katkılarıyla ücretsiz sahnelenecek.

 

Sahne Tozu Tiyatrosu

3- 4- 10 Nisan “Kamp 17”

5- 6- 7 Nisan “İkinin Biri”

 

Bostanlı Suat Taşer- 3. Karşıyaka Tiyatro Günleri Oyunları

3 Nisan “TwoTurkish Tenors”

4 Nisan “İkinin Biri”

5 Nisan “Açık Aile”

6- 7 Nisan “Tak Tak Takıntı”

9 Nisan “1984- Büyük Gözaltı”

10 Nisan “Suit- Düğün Dündü Bugün Bugün”

 

Nazım Hikmet Kültür Merkezi

6 Nisan “Kuşlar”

 

İsmet İnönü Kültür Merkezi

7 Nisan “Burda Olan Burda Kalır”

8 Nisan “1984- Büyük Gözaltı”

 

Atatürk Kültür Merkezi

9 Nisan “Suit- Düğün Dündü Bugün Bugün”

 

İzmir Devlet Opera ve Balesi

3- 5 Nisan“Romeo ile Juliet” Bale

10 Nisan “İZDOB Mötbe Konseri”

El sallayan sarı kafa emojisi.

İzmir-İN için önerilerde bulunmak isterseniz [email protected] adresine e-mail gönderebilirsiniz

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Sarı Çizmeli Memed'A.
 3 Nisan 2019 Çarşamba 20:31
Sn.Devrim Erbil'le söyleşiniz oldukça ayrıntılı, tanıtıcı ve doyurucuydu... Kutlarım.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz