MENÜ
İzmir 18°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İzmir neden “mutlandı” ?
Hanzade ÜNUZ
YAZARLAR
6 Nisan 2019 Cumartesi

İzmir neden “mutlandı” ?

Seçimden sonra herkes kuş gibi biniyormuş taksiye...

Taksici arkadaş Çelik, “İnsanlar hafifledi, yüzler ilk defa gülüyor…” diyor.

Mahallemizin bitirim şoförü durumu tarif ederken…

“Gerçi daha önce olması gerekirdi ama…” diye ekliyor.

Bizde herkes az biraz siyasetçidir malum.

Ata sporu gibidir…

Her yerde siyaset konuşuruz.

Her yerde ve herkes derken….

İzmirlileri ayrı bir yere koymak gerekiyor.

İzmir kadınlarını ise bambaşka bir yere...

Gerçekten…

Özellikle de şimdilerde siyasete daha özel bir ilgi duyan…

Yerel seçimleri dikkatle takip eden…

Beni her daim titizlikle eleştirmekten geri kalmayan…

Annem…

Ve tatlı muhalif kız arkadaşlarını mesela.

***

Annem Gündüz Hanım…

Muhacır bir ailenin Bergamalı güzel ve cimcime bir kızı olmasının yanı sıra...

Enstitü mezunudur, ev hanımıdır ve katıksız bir Atatürkçüdür.

Atatürk sevgisi, evlat sevgisi gibidir annemde.

Kendiliğinden, kayıtsız şartsız, gönülden.

Annem ve yaşıtı kız arkadaşları...

Seçim sonuçlarını nasıl karşıladı dersiniz?

İbadetlerinden geri kalmayan bu tatlı cimcimeler…

Her Pazartesi günü birinin evinde buluşarak...

Önce Kur’an okuması yapıp…

Sonra da pasta kurabiyeli klasik gün düzenine geçerler.

Bu Pazartesi de…

Sabırsız bir heyecanla bekledikleri seçimden hemen bir gün sonra…

Gün buluşması vardı.

Orta halli, tertemiz evin kapısını çalan…

Hanım hanımcık anneler…

Nasıl karşıladılar birbirlerini sizce?

İzmir Marşı ile…

Evin kapısını çalan, “Yaşa Mustafa Kemal Paşa…” diye alkışlarla karşılandı.

Beyaz örtülü, abdestli bizim kızlar…

Okumaya geçmeden önce…

Ne yaptılar?

Neşe kıyamet, kahkaha içinde…

“İzmir’in dağlarında çiçekler açar” diye hep bir ağızdan…

“Yaşa Mustafa Kemal Paşa…” diye alkışla tempo tutup…

İzmir Marşı’nı söylediler...

“Çok şekersiniz bu ne şenlik, heyecan” diye sorduğumda…

“Çok güzel oldu bu iş, çok sevinçliyiz. Biz İzmirliyiz dinimizi de biliriz, işimizi de yaparız” dediler.

Bizim namazında niyazında şekerler…

Nasıl uğurladılar o gün peki eve giderken birbirlerini?

Evet yine İzmir Marşı ile…

“Yaşa Mustafa Kemal Paşa”  coşkusuyla…

***

İzmir kadınlarının Atatürk’e olan saygıları, sevgileri…

Nasıl her dem bu kadar tazedir?

Hiçbir yeni moda sökmez onlara...

Hiçbir siyasi akım işlemez?

İşin sırrı atılan temeldedir…

İzmir’in ruhundadır.

Fuarın Lozan Kapısı’nda...

Cumhuriyet meydanında...

Fevzi Çakmak caddesinde...

Kahramanlar’da...

Fahrettin Altay meydanında...

9 Eylül’de gizlidir.

O sır annemin lise yıllarındaki siyah beyaz fotoğraflarda saklıdır belki de…

Enstitüde diktikleri kıyafetlerle podyumda mankenlik yaparken…

Özgür olmayı…

19 Mayıs törenlerinde en önde elde bayrakla yürürken…

Birey olmayı…

Kız kıza gezilerde şen şakrak eğlenirken…

Kadının adının olduğunu öğrendiler.

Yokluk Türkiye’sinde küçük imkanlarla var olmayı…

Cumhuriyet değerlerinin Türk kadınını var edişini…

Cumhuriyet kadını olmanın anlamını hiç unutmadılar.

Çocuklarının, biz İzmir kızlarının hiç unutmadığı gibi...

***

Annemlerin bu eğlenceli, renkli ve bir o kadar da inatçı reaksiyonunu...

Sakin güç tontişlerimi...

Atatürk’ün kızlarını...

“Arkadaş nedir bu İzmir yaşam tarzı dedikleri...”

Diye meselemizi anlamaya çalışanları...

Düşünerek Göztepe’de yürüyordum ki…

Beş yaşlarındaki dünya tatlısı bir erkek çocuktan duyduğum cümle…

Yerime mıhladı beni.

Karşı istikametten bana doğru geliyorlardı.

Babasının yanında yürürken, elinde cep telefonu konuşuyordu…

Yanımdan geçerken telefonun diğer ucundaki kişiye…

Yüzünde ciddi, aynı zamandaçok da heyecanlı bir ifadeyle…

“Senin yaşlanman geçtiği için çok mutlandım…” dedi.

Kalakaldım…

“Senin yaşlanman geçtiği için…”

“Çok mutlandım…”

Döndüm arkalarından baktım.

Dört karış kadar boyuyla anlatmaya devam ediyordu küçük bey…

Büyükbaba ya da büyükannesi idi konuştuğu kişi sanırım.

Bir hastalık sonrası sesini duyduğu  geçmiş olsun telefonuydu muhtemelen…

Ve o beş yaşın dudaklarından…

O güzel kafadan…

Beni sımsıkı yakalayan bu cümle döküldü.

Çocuk gözüyle iyileşmek, “Yaşlanmanın geçmesi…”

Sevinçle içi içine sığmaması,“Çok mutlanmak…”

***

İzmir’de seçimler bitti ama...

Malum İstanbul’da...

Sürüyor da sürüyor.

Tam Türkiye mutlanacak diyoruz…

Mutlanamıyoruz.

Biz artık Türkiye’nin yaşlanmasının geçmesini...

İzmir gibi mutlanmasını istiyoruz.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Talihsiz bir yazı
 10 Nisan 2019 Çarşamba 09:38
İzmir her geçen gün daha da dibe doğru giderken nasıl böyle düşünebilirsiniz, görebilirsiniz? Hanım efendi İzmir''in çevresinde hizmete muhtaç insanlar da yaşıyor. İdeolojik saplantılı düşünce yapısını artık atın. Atatürk hepimizin değeri. Atatürk istismarı yapmaktan vaz geçin. Oturduğum semtte 10 yıldır yarım yamalak bizden her ay alınan İzmir ilçelerine göre en yüksek katı atık bertaraf bedeli ile Çöp toplamaktan başka bir hizmet görmedim.
 Melek Madanoğlu
 9 Nisan 2019 Salı 21:22
Her yazınızda olduğu gibi bu yazınızı da bir solukta zevkle okudum Ne zaman tam mutlanacağız biz Mutlanalım artık??
 YÜKSEL GEMALMAZ
 6 Nisan 2019 Cumartesi 19:47
SEVGİLİ HANZADE ben de annenin arkadaşıyım övünerek söylüyorum ne güzel anlatmışsın biz buyuz işte
 salata
 6 Nisan 2019 Cumartesi 19:20
Atatürk adından neden rahatsız olur insan? Atatürk adının kullanılmadığı, sadece minnetle anıldığı, neden minnet duyulduğunun anlatıldığı bir yazı neden salata olsun? Yahu kendinize de bir iyilik yapıp, neden huzurla, Atatürk'ün adının geçmediği yerlerden birine gitmiyorsunuz? Neden bu bulunduğu yeri kirletme hırsı?
 Marilynmonroe
 6 Nisan 2019 Cumartesi 19:18
''Atatürk''ü kullanarak daha ne kadar yazacaksınız'' diyen çok sevgili arkadaşım Atatürk bizim her duygumuzda,her düşüncemizde,kalbimizde ruhumuzda var olduğu sürece hep onu yazip onu anacağız bundan vazgeçmemizi beklerseniz bayaği beklemek zorunda kalacaksınız?? Millet Allah'i Kur'anı kullanarak hayatımızla oynuyor siz gidin onları eleştrin... Izmir marşıni en güzel söyleyen 80 lik cimcime kızlara sevgilerimle..
 Yeşim Yucal
 6 Nisan 2019 Cumartesi 15:11
Bir yerden bir yere giderken, yağmurlu bir günde, istasyon hüznündeyken, yazını okudum, ağladım öyle bakmaksızın etrafa, kim ne der diye, ağladım mutlanmaktan, umutlanmaktan. Yediden yetmişe iyilik ölmedi daha bu memlekette. Sağolasın usta kalem Hanzade.
 Laf salatası
 6 Nisan 2019 Cumartesi 12:39
Atatürk'' ü böyle kullanarak daha ne yazacaksınız. Boş laf. Laf salatası
 Mutahhar Aksari
 6 Nisan 2019 Cumartesi 11:27
Hanzade Hanım, harika bir yazı. Dostlarıma gönderdim. Ankara''yı mesken tutmuş bir Ödemiş li olarak memleketimi öyle güzel anlatiyorsunuz ki... Tarifi imkansız. Yazılarınızı dört gözle bekliyorum. Bilincinize sağlık. Annenizin ve arkadaşlarının ellerinden saygıyla öperim...
 Süreyya Öngel
 6 Nisan 2019 Cumartesi 10:29
Nasıl güzel bir yazı.Her satırını içimdeki coşkuyla okudum.Ben Konyalı bir doktor ailenin aynı senin satırlarındaki gibi yetişmiş bir ailenin kızıyım.Hic anliyamiyorum nerde hata yaptık bu hale geldik Kalemine sağlık Handazeciğim sevgiyle kal hep yaz.
 Ayşegül Day
 6 Nisan 2019 Cumartesi 10:14
Satırlarınızdan Çok etkilendim....Anneciğinizin ve cimcime arkadaşlarının kıymetli ellerinden saygıyla öpüyorum. İmza: Çok mutlanmayı sabırsızlıkla bekleyen bir kadın...
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz