MENÜ
İzmir 17°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Kent bölge
Oya DEMİR
YAZARLAR
16 Eylül 2019 Pazartesi

Kent bölge

‘Kentleşmek bir yaşam biçimidir’ (Louis Wirth)

Göç, işsizlik, çevre, çarpık kentleşme, eğitim, sağlık… Günümüz dünyasında ne yazık ki yaşadığımız kentlerde ekolojik, ekonomik, siyasal, sosyal ve toplumsal sorunlar günden güne artıyor.

Geldiğimiz noktada; iş modelleri değişti, yaşam biçimleri değişti, beklentiler arttı. Hepsinden önemlisi artık herşey çok daha hızlı. Kişilerden kurumlara kadar her bileşen artık hızlıca herşeye ulaşıp, daha hızlı tüketiyor. Çok hızlı değişiyor, çok hızlı karar almak gerekiyor, en önemlisi çok hızlı eyleme geçmek gerekiyor.

Hızlı değişim ile birlikte artık yaşam alanları kentlere yöneldi. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşıyor. Artık, kentler sınırlarını aşıyor ve kent içinde bulunduğu bölgenin dinamiğini tamamen etkileyebilecek bir yapıya dönüşüyor.

Bu dönüşümü anlamlandırmak, sürecini izlemek, sorunlara çözümler ortaya koymak, sonuçlarını sürdürülebilir kılmak için sivil toplum örgütleri de somut çalışmalar gerçekleştiriyor.

Kent-Bölge kavramı ile yerelden başlayacak yeni bir kalkınma modelini 2017 yılında tartışmaya açan,Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve İstanbul Politikalar Merkezi (İPM), geçtiğimiz günlerde Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) desteği ve Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ev sahipliğinde İzmir’de bir toplantı gerçekleştirdi.

TÜRKONFED; yerel kalkınma- yerel yönetimler ilişkisine dikkat çektiği‘Kent-Bölge: Yerel Yönetimde Yeni Dinamikler’ ikinci raporunu veİzmir ili sonuçlarını bu toplantıda açıkladı.

Küresel ekonomiyle olan bağı, yerel ve bölgesel önemi, sosyo-ekonomik nitelikleri ve sahip oldukları potansiyellere göre seçilen İzmir, Konya, Adana-Mersin ve Van illerine bu ikinci raporda yer verilmiş. Belirlenen kentlerin güçlü yönlerini, kırılganlıklarını, risklerini ve fırsatlarını tanımlayan rapor, aynı zamanda yönetişim tarzlarını, süreçlerini, merkezi yönetim ile ilişkilerini de ortaya koyuyor.

Daha da önemlisi rapor, aynı zamanda kentlerin nasıl bir dinamik haline geldiğini, yerel kalkınmayı, demokratik ve aktif katılımı daha etkin ve sürdürülebilir kılacak nasıl bir anlayış belirlenerek, hangi ilkelerin ortaya koyulması gerektiği konusunda da tanımlar getiriyor.

Oldukça detaylı hazırlanan rapor ‘Kent-Bölge : Yerel Yönetimde Yeni Dinamikler’i net biçimde önümüze koyarken, aynı zamanda kent bileşenlerine ne kadar önemli görev ve sorumlulukların düştüğünü bir kez daha hatırlatıyor.   

Peki, kent bileşenleri bu sorumlulukları almaya hazır mı? Geldiğimiz noktada, yok, sayamayacağımız gerçekler var. Gözle görülen, anlaşmalarla belirlenen yasal sınırların görünmez dinamiklerle ortadan kalktığı bir gerçek. Dünya artık parmaklarımızın ucunda ve sınırlar ortadan kalktıkça ihtiyaçlar ve beklentiler artıyor.

Sınırları ortadan kalkmaya başlayan kentlerde; yerel dinamiklerin, kamu kurum ve kuruluşlarının, iş dünyasının, üniversitelerin, meslek odalarının, sivil toplum örgütlerinin kısacası bir kentin bütün bileşenlerinin, ne kadar iç içe olduğu, ne kadar ortak akıl ile kararlar aldığı, kentte yaşayan, yaşamaya çalışan insanlara hangi hizmeti ne kadar sunduğu, sunmanın ötesinde insanların bu hizmetleri ne kadar içselleştirdiği, kentlilik kültürünün ne kadar anlaşılır olduğu ve benimsendiği, nelerin ne kadar ulaşılabilir olduğu, artık çok daha fazla önem kazanıyor.   

Evet, dünya artık kentlerin çatısı altında yerelleşiyor. Kent çatıları artık bölgelere yayılıyor. Kentleşme ‘binalaşmanın’ ötesinde eğitim, sağlık, ulaşım, tarım, üretim, teknoloji, demokratik katılım, toplumsal cinsiyet eşitliği, aktif vatandaşlık, temel insan hakları gibi kavramları daha çok öne çıkarıyor. Artık, herkese çok daha büyük bir sorumluluk ve görev düşüyor.

TÜRKONFED, sorumluluk bilinciyle, gönüllülük ilkesi ile faaliyetlerini sürdüren bir iş dünyası sivil toplum örgütü olarak, çok net bir rapor hazırlamış, hazırlamanın ötesinde yerel bileşenler ve toplumun geneli ile paylaşıyor.

Şimdi önemli olan bundan sonrası… Acaba kimler bu raporu kentleşme, gerçek ve çağdaş bir kentleşme olgusu için bir anahtar olarak okuyacak. Acaba, bu rapordan kimler, ne kadar ve nasıl yararlanacak?

Raporun Tamamı İçin…

http://www.turkonfed.org/tr/detay/2014/kent-bolge-yerel-yonetimde-yeni-dinamikler-raporu/

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz