MENÜ
İzmir 10°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Kentsel dönüşümde Ege-Koop modeli...
Hüseyin ASLAN
YAZARLAR
29 Nisan 2019 Pazartesi

Kentsel dönüşümde Ege-Koop modeli...

İzmir’de, bugüne kadar “bilinçli” ve “planlı” kentsel dönüşüm operasyonu ve “gerçek” anlamda bir kentsel yenileme yapılamamıştır.

Bu bağlamda; konutların yüzde 60-65’inin “sorunlu” olması, yeşil çevre dokusunun ve sosyal donatı alanlarının yetersizliği; kentin yeniden planlanması ve yapılanması ihtiyacını İzmir’de “güncel” ve “ivedi” hale getirmiştir.

Kırsaldan kente “kontrolsüz” göçün oluşturduğu sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel problemler ile altyapı yetersizliği ve “çarpık” kentleşme; İzmir’de kentsel yaşamı zorlaştırarak kalitesini düşürmüştür.

Bu tablo karşısında yüksek oy oranıyla yeni seçilen Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve ilçe belediye başkanlarının atacakları “öncelikli” adım; kentsel yaşamı kolaylaştırarak “kaliteli” hale getirecek, fiziki ve çevresel “risk” faktörlerini ortadan kaldıracak “bütüncül” ve “yerinde” bir kentsel dönüşümü planlayıp gerçekleştirmek olmak gerekir.

Kaldı ki; kentsel dönüşüm sadece bir mühendislik operasyonu olarak algılanmamalı; ekonomik, sosyal, kültürel, fiziksel ve çevresel koşulların “bileşke”si şeklinde değerlendirilmeli, aynı zamanda da yoksulluğu besleyen unsurları ortadan kaldırmayı hedefleyen, temel insan haklarını kapsayan sosyal devlet ve sosyal belediyecilik uygulaması olarak görülmelidir.

KENT KOOPERATİFÇİLİĞİ ÖZENDİRİLMELİ

35.’inci yılını kutlayan Ege-Koop; Türkiye’nin gündemine yeni gelen “Kentsel Dönüşüm”ünü İzmir’de 200 ayrı meslek grubundan oluşan kooperatiflerle birlikte 12 ilçede kentsel dönüşümünü fiilen uygulamış, İzmir’de sıfırdan 20’inin üzerinde yeni mahalleler kazandırmıştır.

Kentsel dönüşüm konusunda yeni seçilen Belediye Başkanlarımıza önerimiz bu konuda hiçbir dayatma olmadan kentsel dönüşümünün uygulanacağı mahallelerde kooperatifleşmeyi esas almalarıdır. İlgili mahallelerde, bölgelerde karar kurulları oluşması her türlü kararın belediyenin de temcilerinin de olduğu bu bölgede oluşturulacak kooperatiflerle birlikte idari, mali, hukuki, fiziki ve imar çalışmaları ve bu projelerin yapılabilirlik çalışmalarına ortak karar verilmesidir.

Bu kararlar konut sahibine ne kadar m2 verilecektir? Devletin ve belediyelerin katkısı ne olacaktır? Vatandaşa hangi koşullarda ne kadar kira yardımı yapılacaktır?... Kentsel dönüşümün yerinde ve borçlandırmasız olmasına özen gösterilmelidir. Hazırlanacak uygulama projeleri ile ilgili maliklerle önerdiğimiz modelle halk hangi modelle örgütleniyorsa (kooperatif, vakıf, derneklerle) alınmalıdır. Projenin 1 yılda mı, 2 yılda mı vatandaşa yazılı olarak taahhüt edilmelidir. Böylece kentsel dönüşümün uygulanacağı kararlar bölge ya da mahallede insanlarla birlikte alınınca hiçbir kimse rahatsız ve mağdur olmaz.

BAŞAT ROL

Birinci derecede deprem kuşağında olan İzmir’de konutların yüzde %60’ı imarsız, kaçak ve fiziki ömrünü tamamlamış, 100 bini de “orta şiddette” bir sarsıntıda yıkılacak, oturulamayacak durumdadır.

İvedi kentsel dönüşüm ihtiyacının odağında plansız kentleşme, ulaşım ve altyapı yetersizliği, kaçak yapılaşma, gecekondulaşma, çevre kirliliği ve tarım alanlarının yok edilmesi yer almaktadır.

Temel felsefe olarak kentsel dönüşüm; mekansal, çevresel ve sosyal dönüşümdür.

Kentsel dönüşüm; mevcudu yıkıp yerine yenisini yapmak olmadığı gibi; üst gelir dilimine, seçkinlere pahalı konutlar, lüks siteler yapmak da değildir.

Kentsel dönüşümün temel özelliği; “bütüncül” ve “yerinde” olması; sosyal, kültürel, fiziksel ve teknik altyapıyı kapsaması, paydaşların hem karar, hem de denetim sürecinde yer alması ve hak sahibinin hak ve hukukunun korunması şeklinde formüle edilebilir.

Bu arada; kentsel dönüşüm sürecinde belediye, merkezi hükümet, hak sahipleri, sivil toplum örgütleri, kooperatifler “kent bileşeni” olarak ortak sorumluluk üstlenmelidirler.

İşbirliği ve ortak sorumluluk; “kapsayıcı”, “kuşatıcı” demokrasinin gereğidir.

Önemli bir nokta da; kent yönetimiyle görevli belediyelerin kentsel dönüşüm sürecinde “başat” rol üstlenmeleridir.

Öte yandan; “imar barışı” adı altında sağlıksız, riskli, depreme dayanıksız kaçak konutlara, gecekondulara “af” getirilmesi; mevcut kentsel sorunları daha da ağırlaştırmış, kentsel yaşamın kalitesini daha da düşürmüştür.

Sonuç olarak: Başarısı kanıtlanmış yerel yönetici olan Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’den beklentimiz; can yakıcı hale gelen kentsel yaşamı rahatlatacak kentsel yenilemeye “öncelik” vermesidir.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 sezarın hakkı sezara
 29 Nisan 2019 Pazartesi 16:42
tunç soyer niye egekoop a versinki ? Folkart bu işi uzundere de gayet iyi ve kaliteli bir şekilde becerdi. ben olsam ege koop a vermem . ha aynı kalitede yapacaksa buyursun ihaleye girsin.
 Vedat Saygın
 29 Nisan 2019 Pazartesi 13:10
Başkanım tabii ki Tunç Soyer İzmir'in bütün kentsel döçnüşümünü size verecektir. Bundan hiç kuşkumuız yoktuır. En çok Egekop hakketmektedir
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz