MENÜ
İzmir 16°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Metal yorgunluğu!
Fatih YAPAR
YAZARLAR
19 Ağustos 2017 Cumartesi

Metal yorgunluğu!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aynı zamanda AK Parti’nin “genel başkanı” sıfatıyla sesleniyor.

“Teşkilatlar, belediyeler eğer 'bizim dava' idrakiyle hareket etmiyorsa zarar veriyor demektir. Zarar verenleri de uyarıyorum. Kusura bakmasınlar, biz uyarmadan kendileri gerekeni yapsınlar ve adımı da atsınlar. Zira artık yanlışlara, hele hele bedeli ödenemeyecek yanlışlara tahammülümüz yok”

Mesaj açık ve net. 2002 yılından bu yana sürekli oyunu arttırarak seçim kazanan AK Parti’de yine Erdoğan’ın deyimiyle “metal yorgunluğu” apaçık ortada. Bir önlem alınması, müdahale edilmesi gerekiyor. Teşkilatlardaki ilk gün enerjisi kimi yerlerde kendisini adamcılığa, ekipçiliğe teslim etmiş durumda. Partide görev alan birçok ismin adı kamu kaynakları ile anılıyor. Erdoğan bunu biliyor ve müdahale ediyor.

Ve en önemlisi referandum sonrasında Anayasa değişikliğiyle ortaya çıkan yeni sistemde artık seçim kolay değil. Onu da şöyle ifade ediyor: “2019 kırılma noktasıdır, bunu böyle bilesiniz. Parlamenter demokraside bizim için seçim kazanmak leblebi çekirdekti. Bu hedefte yüzde 50 artı bir almak durumundasın”

İşte bütün mesele bu!

Peki parti ilk seçimini kazandığı 2002 ruhuna, Türkiye’nin partisi olma ve her kesimi kucaklama anlayışının en üst noktada olduğu 2011’deki dönemine kavuşur mu?

Tabi ki bunu da zaman gösterecek…

Siyaset tüm partiler için bu yaz hareketli geçiyor. CHP’nin “sürekli ertelenen” kongre takvimi bir yandan işlerken MHP’den ayrılanların yeni parti kurma çalışmaları sürüyor.  En önemlisi bu yazımızın konusu olan AK Parti teşkilatlarında büyük değişim yaşanıyor.

Şu sıralar Cumhurbaşkanının her açıklaması sonrası birkaç il başkanı aynı anda istifa ediyor, “affını” istiyor. Bir bahane buluyor. Ya işleri yoğun oluyor ya sağlık sorunları çıkıyor! Bir şekilde devre dışı kalıyor. Darılmadan, küsmeden…

Gidenlerin, ayrılanların bir gün hangi sıfatlarla seçmenin karşısına çıkacaklarına ise karara neden olan “irade” karar veriyor. Ta ki muhatabının sırası, nöbeti gelene kadar.

AK Parti başından bu yana zorlandığı yerler arasında oldu Ege… Her seçim sonuçları göre deniz kıyıları seçim haritalarında “kırmızı” olarak gösterildi. Seçmen kimi zaman “kırmızı çizgimiz” diyerek tavrını koydu, kimi zaman çizginin mesafesini büyüttü. Yeri geldi çizgileri de mesafeleri de ortadan kaldırdı.

Her partinin, liderin, siyasi kimlik taşıyanın “Batı’ya açılan kapı, aydınlık yüz, demokrasinin başkenti” gibi sıfatlarla hitap ettiği İzmir’de ise sonuçlar ortada. Ayrıntıya ise gerek yok.

Gelelim meselenin özüne;

Değişim fırtınasından İzmir etkilenir mi? Partinin uzun süredir kaptanlığını yürüten İl Başkanı Bülent Delican görevden alınır, kendisine “buraya kadar” denilip teşekkür edilir mi?

Şimdilik netleşen bir durum, alınmış bir karar yok. Peki alınmayacağının garantisi var mı? Tabi ki hiç kimsenin yok! Çünkü partinin Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş mesajı vermişti. Ve şöyle dedi: “Durumu tartışılmaya açılamayacak tek isim var. O da Recep Tayyip Erdoğan”…

İl Başkanı Bülent Delican partinin “karmaşık ilişkileri” nedeniyle görevden aldığı Ömer Cihat Akay’ın yerine parti içinde “ombudsmanlık” görevi olan Demokrasi ve Hakem Heyeti’nin başkanlığını yaparken getirildi. Göreve getiren yine Erdoğan’ın kendisiydi. Uzun süren baş başa görüşmenin ardından “git partiyi toparla, küskünleri barıştır, 2019’a kadar oradasın” mesajını da vererek.

Partinin 2004-2009 yıllarında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde meclis üyesi-grup sözcülüğünü yapan Delican, teşkilat deneyimine il başkanlığını da ekleyerek bu görevini Temmuz 2014 tarihinden itibaren sürdürüyor.  Kendisine görevi tebliğ eden isim olan Erdoğan, bugün tekrar partinin genel başkanı. Ama aynı zamanda cumhurbaşkanı sıfatını taşıyor. Referans olan, “bu işi becerir” diyerek olumlu görüş bildiren 2014 Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ise bugün başbakan olarak görev yapıyor. Delican, partinin eski Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile de çalıştı. Birçok seçim geçirdi, miting yaptı. Özellikle miting organizasyonları dikkat çekti. Sadece dönemin İzmir Valisi Mustafa Toprak’ın himayesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı mitingi hariç tüm mitingler, kalabalıklar ve katılım ayakta alkışlandı.

Kendisinin en önemli özelliği ise “yerel yönetimler” konusunda birikimi, donanımı oldu. Çünkü AK Parti’nin geneldeki başarısı bir türlü yerele İzmir’de yansımadı. Delican, partisi açısından etkili ve yerinde muhalefet yaptı. Bu yüzden kentin 14 yıldır yerel yönetim patronu CHP’li Aziz Kocaoğlu da önerilerini dinledi, ciddiye aldı. Halen daha Kocaoğlu’nun AK Partili olarak söylediklerine kulak kabartıp, önemsediği ender kişilerden birisidir Delican.

Bugün gelinen noktada Erdoğan’ın kürsüye çıkıp teşkilata söylediği her sözün ardından sadece İzmir değil tüm Türkiye’deki il ve ilçeler karışıyor. Parti yöneticileri “acaba görevden alınacak mıyım” diye düşünüyor. Bunun İzmir’e de yansıdığı apaçık ortada. Delican’ın kendi yönetiminde olanlar ve en yakınlarındakiler bile “paçayı yırtar mıyız” düşüncesiyle hamleler yapıyor. Aralarında sosyal medya hesaplarını aktif kullanan, bir takım internet siteleri üzerinden  “günü kurtarmaya” çalışanlar bile var!

Partinin İzmir teşkilatında bölünme, parçalanma ve motivasyon düşüklüğünün olduğu bir gerçek. Erdoğan’ın liderliğindeki partinin üst yönetimi kısa süre içinde bir karar verecek. Şimdiye kadar akçeli işlere bulaşmamış, adı kamudaki ihalelerle anılmamış, karakteri ve kişiliğinin dışında sadece çalışma şekli ve yoğurt yiyiş biçimi eleştirilen Delican ya devam edecek ya da görevini başkasına devredecek.

Yaşam biçimi, aile tarzı, ekonomik durumu yakından incelendiğinde İzmirlilerin “bizim gibi” diyerek sahip çıktığı Delican ile yola devam edilmezse partinin kamuoyuna açıklaması gereken konular sıraya dizilecek. 2010 yılında eski İl Başkanı Ömür Kabak’ın yardımcısı iken organizasyonu ve her türlü hazırlığını yaptığı “Cumhuriyet Konseri’ne” AK Parti muhalifliği bilinen Sanatçı Fazıl Say’ı davet edecek kadar İzmir’in dokusunu, hassasiyetini önemseyen Delican’ın dokunuşları bugün bile konuşuluyor. Partinin İzmir’de en büyük sorun yaşadığı ve bir türlü çözemediği “yaşam tarzına müdahale” meselesinin ne kadar önemli olduğunu en başta bu kentten belediye başkanı adayı olan Başbakan Binali Yıldırım biliyor. Yoğun İzmir mesaisinde kendisini en yakından, adım adım takip eden bir kaç gazeteciden birisi olarak bu konularda yaptığı açıklamaları biliyorum. İzmir, bir Konya, Manisa ya da Karadeniz’in bir ili değil. AK Parti açısından teşkilatlanması zor, mücadele süresi uzun bir şehir.

Bu yüzden; seçim sonuçlarını ya da farklı gerekçeleri ortaya koyarak “metal yorgunları” listesine İzmir’i almak kolay değil. İşlem olarak basit görülse de sonraki süreçlere yansıyacak etkilerinin de unutulmaması gerekiyor.  Daha üst noktalarda sorumlular, seçim süreçlerini organize eden omuzlarında yıldızları bol kurmaylar varken parti teşkilatına ve buradaki yöneticilere faturayı kesmek soruna sadece “pansuman” olur.

Mantıklı olan;

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Başbakan Yıldırım’ın koordinasyonunda İzmir ekibinin oturup, tüm veriler ve teşkilatlardan gelen raporları da değerlendirerek “kucaklayıcı” yeni bir yönetim revizyonu yapmasıdır. Kaptanı değil mürettebatı değiştirmek, gemiyi bakıma almak en doğrusudur!

O halde durum ne zaman mı netleşir?

Küçükler büyüklerin ellerini, büyükler küçüklerin gözlerini öptükten sonra!

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Işık Dikicigil
 22 Ağustos 2017 Salı 09:41
AÇIK AÇIK BİZ PARTİ DEĞİLİZ DİYOR. BİZİM BİR DAVAMIZ VAR. DAVANIZ KİMİNLE ? ATATÜRK'LE Mİ ONUN KURDUĞU CUMHURİYETLE Mİ ?
 Taban
 20 Ağustos 2017 Pazar 19:20
Farkındamısınız Ak Parti tabanı artık konuşuyor, yanlışları söylüyor, belki de metal yorgunluğu bunu işaret edebilir mi?
 İzmir‘i Anlamak
 20 Ağustos 2017 Pazar 16:19
Sayın Kocaoğlu ve Sayın Delican‘ın ortak özellikleri İzmir‘e gayet başarılı ve saygı çerçevesinde iş yapmalarıdır.Konuşmaya başlayan vekillerin hedefinde ilk önce bu ikiliden biri oluyor.Sayın vekillerimiz İzmir‘de yapılması gerekenleri buradaki yetkililer yapıyor, sizden beklentimiz Ankara‘da İzmir‘in hakkını savunun ( metro konusunda ve diğer hakkının verilmediği konularda) tarım ve hayvancılığa çözüm bulun, ithal etmediğimiz gıda maddesi yok.Enflasyon, işsizlik vs diye liste çok uzun.Sayın Akşener ekibinide hafife almayın tabanda karşılık buluyorlar.
 Mehmet Kahraman
 20 Ağustos 2017 Pazar 12:42
Ben Bülent Delican başkanımı biraz ses siz tip olarak görüyorum.Yırtıcılığa bürü nürse deneyimi ve bilgisi ile 2019 değil daha ilerilere bile gideriz.Tabi kendisi çevresindeki artık işe yaramaz pısırık kişileri kalp kırmadan yollaması lazım. Taze kana,hırslı azimli kişilere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.Büyük Türkiye ve güçlü AK Parti olmak için değişiklik şarttır.Herkese selamlar Saygılar
 Partili
 19 Ağustos 2017 Cumartesi 20:07
SY YAPAR SY DELİCAN HER YÖNÜYLE MEVKİDAŞLARINA FARK ATAN BİRİ DÜRÜSLÜĞÜ İLE AKCALI İŞLERE GİRÖEMESİYLE ÇOĞUSUNUN HORTUMUNU KESMESİYLE CEBİNDEN HARCADIĞI PARASIYLA EĞER BİR BŞ ELEŞTİRENLERE BAK ZATEN ANLARSIN SİZ BU MİZİKA TK BAKMAYIN TEK SORUN ALTINDAKİ YÖNETİM M
 
 19 Ağustos 2017 Cumartesi 19:07
ülke yeniden dizayn ediliyor, ne ak partisi ! emniyetinden, ordusuna; basınından, siyasi partilerine kadar her şey ...
 Harbici
 19 Ağustos 2017 Cumartesi 18:52
Sayın delican delikanlı bir abimiz.Ak partiyi layığı ile temsil ediyor ama yanındaki bazı isimler tehlikeli.Mesela tosun mesela uzun saçlı küpeli şarkıcı bunlar sakat.birde paralı yazarlar menfaatçi yazarlar .Bunları temizlerse etrafından delican büyekş bir başkanı bile olur .Ancak bu paralı yazarlardan kurtulması lazım.
 Günah keçisi
 19 Ağustos 2017 Cumartesi 18:23
Hani haksız yere sorumlu tutulana böyle denilir.Sayın Delican‘da tamda bu konumda.Neden? Ülkede 15 yıldır iktidardasınız ama ülkenin 3cü büyükşehirinde muhalefettesiniz.Belediye başkanlığına zamanında milletvekili olan Sayın Taha Aksoy‘u aday çıkardınız, ardından en icraatçı bakan diye anılan ve şu an Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım‘ı aday gösterildi seçim kazanılamadı.Çünkü toplu ulaşımı çözmüş, özel halk otobüsü olmadan (kimseye rant sağlamadan ve 90 dakika tek bilet) en sınır köye bile belediye otobüsü ile ulaşan, birde Süt Kuzusu projesini yürüten bir Aziz Kocaoğlu var ki Chp‘den fazla oy alıyor.Diğer seçimlerde başka partiye oy verip büyükşehir seçimlerinde Sayın Kocaoğlu‘na oy veren çok seçmen var. Genelmerkez öncelikle il başkanından önce şu yanlıştan dönmeli; diğer büyükşehirlere metro projeleri için ne kadar yardım yaptı neden İzmir‘e yardım yapılmadı? Belediyenin kendi çabasıyla yapmak için Ankara‘ya onay için gönderdiği metro projeleri neden onaylanmıyor? Bir garip İzdeniz grevi başladı Ankara sonlandırmak için neden çaba sarf etmedi? Karabağlar ve Bayraklı ilçe sınırlarına hala insanlar tepki gösteriyor neden çözülmedi? Ekonomi-işsizlik- enflasyon vs diye liste uzuyor Bunları il başkanımızın çözüme ulaştırması imkanı var mı?Sorumlularına bu sorular sorulmalı, madem bazı yatırımlarda İzmir‘e yapılmadı ve İzmir‘in durumu ve hassasiyetleri ise bunu hatırlatmak Ankara‘da İzmir‘i temsil edenlere düşmez mi? Sayın Delican dürüsttür, efendidir.Mesleği nedir ne iş yapar? Partililerin bile çoğu bilmez.20 metrekare ofisten siyasete girdikten sonra plazalara villalara sahip olmamıştır. Ankara‘dan ülkenin en batısı nasıl görünüyor bilmiyorum ama en batıdan ortaanadolu bozkırına bakınca Sayın Delican‘ın il başkalığından gitmesi yanlış görünüyor.
 
 19 Ağustos 2017 Cumartesi 16:19
Akpliler sürekli 2019 için kırılma noktası diyorlar. 2019 da seçimleri alırlarsa amaçları nedir ? İslam Cumhuriyeti ilan etmek mi ? Gidişat onu gösteriyor da.
 Semre irge
 19 Ağustos 2017 Cumartesi 15:14
Değişmeli metal yorgunluklar var izmir ve karsiyaka deyisim şart olmalı partimiz güçlü bir parti reyisimiz sağ olsun ölürüz reyiz icin
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2017 Ege'de Sonsöz