MENÜ
İzmir 15°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Mustafa Fehmi Kubilay
Dr. Berna BRIDGE
YAZARLAR
17 Ocak 2018 Çarşamba

Mustafa Fehmi Kubilay

Ben bugün tarihimizde hüzünlü ama çok anlamlı bir yeri olan meslektaşım, öğretmen Kubilay’ı sizlere tekrar anlatmak, anımsatmak istiyorum. Ölümü, 23 Aralık Noel’e denk geldiğinden yazamadım, şimdi onun anısına hürmeten geç de olsa anmalıyım diye düşünüyorum. Kazım ve Teoman Özalp’in sözleriyle Kubilay:  

(Kaynak:  Kazım Özalp, Teoman Özalp, Atatürk’ten Anılar, Ankara 1994, s. 46–48.)

Doğumu 1906, Kozan, ölümü 23 Aralık 1930, Menemen. Kubilay bir öğretmendir. 1930 yılında İzmir’in Menemen İlçesi’nde askerlik görevini yaparken, 23 Aralık 1930’da şeriat isteyenler tarafından öldürülmüştür. Bu irticai olay “Menemen Olayı - Kubilay Olayı” olarak Türk tarihe geçmiştir.
Gericiler memleketin her yerinde kışkırtmalar yapmaktan geri kalmıyorlardı. Değişik yerlerden gelen haberlerden, alınan tedbirlerle olayların büyümeden durdurulduğu anlaşılıyordu.

29 Aralık 1930 günü, Erenköylü Derviş Mehmet ve altı arkadaşıyla beraber Menemen hükümet konağına gelerek, “Ben mehdiyim, dinimiz mahvoluyor, şeriatı kurtarmaya geldim” diye bağırmaya başlamıştı. Halkı şeriat için bayrak altında toplamaya davet ediyordu. Büyük bir kalabalık tekbirler getirerek toplanmaya başlamıştı. Menemen’de yedek subaylığını yapmakta olan öğretmen Kubilay, bu olaya engel olmaya kalkışınca, Derviş Mehmet ve arkadaşları kendisini yere yatırmışlar ve Derviş’in elindeki bıçakla başını keserek vücudundan ayırmışlardı. Orada bulunan bin beş yüz kadar Menemenliden hiç kimse engel olmaya çalışmamış, üstelik tekbirler getirerek bu haince hareketi desteklemişlerdi. Bu arada meydana yetişen bir bekçi ile jandarma askerini de öldürmüşlerdi.

Bu olay Ankara’da bomba tesiri yaptı… Yapılan toplantıda Mustafa Kemal Paşa şunları söylemiştir:

-“Bu ne haldir, yobazlar hükümet meydanında ordunun subayını din adına boğazlayabiliyor. Binlerce Menemenliden kimse çıkıp engel olmuyor, üstelik tekbirlerle teşvik ediyorlar. Yunan idaresi altındayken bu hainler neredeydiler? Onların namusunu ve dinini kurtaran bir ordunun subayına reva gördükleri bu saldırının cezasını yalnız hain katiller değil, hepsi en ağır şekilde çekmelidir. Bu Cumhuriyet’in ve bizim başımızı kesmektir. Bundan bütün Menemen sorumludur. Bu kasaba “Vilmodit” ilan edilmeyi hak etmiştir. Fransızca olan “Ville Maudite” kelimesinin karşılığı cezalandırılmış şehirdir. Vilmodit kasaba demek; o kasabanın bütün halkı şehir dışına çıkarılır, aileler, birer ikişer memleketin başka şehirlerine dağıtılır, tam boşalmış şehir tümüyle yakılır, bugünkü ve yarınki nesillere ibret olmak üzere hükümet meydanına büyük bir siyah taş, sütün olarak dikilir. Derhal harekete geçmeliyiz” dedi.

…Aramızda, bir iki gün beklemeyi Mustafa Kemal’in tepkisinin ne ölçüde değişebileceğini görmeyi uygun gördük. Ancak normal kanuni işlemleri derhal başlattık. Paşa’dan bir kaç gün ses çıkmadı. Bir daha “Vilmodit” ten söz etmedi. Menemen’e yollanan kuvvetler Derviş Mehmet’i ve arkadaşlarını yakaladılar. Orada kurulan Harp mahkemesinde yargılanarak idam edildiler. Ayrıca yakalanan baş kışkırtıcılar da cezalandırıldılar. Mustafa Kemal Paşa bu olayı hiçbir zaman unutmadı. Bütün memlekette daha ciddi tedbirlerin alınması gereği ortaya çıkmıştı. İrtica ile mücadele hızlandırıldı.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz