MENÜ
İzmir 10°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Mutlu Türkiye Partisi
Nikolaj HADZIBULIC
YAZARLAR
12 Ocak 2017 Perşembe

Mutlu Türkiye Partisi

Başlıktan da anlaşılacağı üzere siyasete atıldım, atılmakla kalmayıp kendi siyasi partimi kurup üstüne bir de genel başkanlığımı ilan ettim.
Zira, şu ahir ömrümde adı Türkiye olan böylesine ekşını bol bir film izlemedim ben. Tam kar yağdı hayat bir nebze de olsa normale döndü derken, kendimi Dolar ve Euro takip ederken buldum. Halbuki bırak dövizi bir dikili ağacım dahi yok peki neden bu telaş? Şöyle kısa bir yolculuğa ne dersiniz?

Darbeden bir hafta önce İzmir’de ailemi ziyarete gitmiştim. Ailecek bir darbe yaşıyorduk, zira kız kardeşim Erasmus’u kazanmıştı ve annem biricik kızımı Avrupalara yalnız göndermem deyip ağlıyordu. Sen de onunla gitsene sana da değişiklik olur teklifimi duymadığı gibi; benim de İzmir’e dönüp yerel bir şirkette halkla ilişkiler yapmam konusunda dileklerini iletti (artık kaymakam olmayacağımı anladı)
Kardeşim başarı halklarından kendine gerdanlık yaparken, kuzenim başarısızlıklarına yenilerini ekleyip üniversite sınavından aldığı kuş kadar puanla ‘‘sence nereyi tercih edeyim, ‘büyüyünce ne olayım’’ diye sordu bana.
Ailede herkes gözümün içine acaba ne saçmalayacağım diye bakarken; hayatımda kurduğum en mantıklı cümleyle ‘‘sübyana’’ ışık oldum.
‘‘Ben senin yerinde olsam, kamu yönetimi okuyarak hayata başlayan, ardından pilates eğitmeni olup dur bu işin ilmi nedir diye spor akademisine meraktan giren, ardından bir aşk uğruna İstanbul’a göç eden ve o da yetmezmiş gibi karar değiştirip PR’cı olan birinden akıl değil, selam bile almam’’ demek isterken, ‘‘bence mutlu ol kuzen’’ dedim.
Herkesin gelecek kaygısından kıvrandığı, hemen hemen tüm sektörlerin diyaliz makinesine bağlı yaşadığı günümüz Türkiye’si için adeta bir ütopya idi bu dilek, taa ki benim siyasi partim başa gelene kadar. Artık her şey mümkün çünkü; başbakan Niko!

İlk icraatım toplum olarak stresten öldüğümüz şu günlerde yüzeysel gibi görünen ancak aslında elzem olan bir uygulama: masaj salonları! Evet artık her sokakta en az bir masaj corner’ı olacak. Saha ekibim yaptıkları çalışmalarda stres oranın yüksek olduğunu tespit ettikleri (özellikle Nişantaşı ve Etiler… malum aynı çantayla sokakta denk gelerek pişti olmak, altın sarısı jeep ile bile fark edilememek gibi gibi) bölgelerde masaj cornerlerını arttıracaklar.
İkinci icraatım ve bence en önemlisi bu, devletleştirme! Özelleştirmeye karşıyım benim iktidarımda tüm ‘‘ucuzcu marketler’’ kamulaştırılıp, sonrasında Starbucks’a dönüştürülecek! ‘‘Her sokakta bir Starbuck’s’’ adlı bu projem ile makiyato içmeyen sübyan kalmayacak! Bundan sonra ev kadınları altın gününü burada yapacak, Bella Vista, limonlu cheescake ile mutfak masraflarından tasarruf edecekler! 

Kılık Kıyafette devrim! 

Ulu Önder Atatürk’ün başlattığı fakat ahir ömrünün sonuçlandıramadığı bu inkılap, benim devrimde nihayet çözümleniyor! Ünlü markalar ile yaptığımız anlaşma sonucu skinny tarzından hoşlanmayan Türk erkeği ve basen sorunu yaşayan Türk kadını için özel tasarımlar yaptırılacak. 

Botox ve Liposakşın zorunluğu! 

Çıkartacağımız kanun hükmünde kararname ile her mahalle berberi ve kuaförü birer estetik kliniğine dönüştürülecek. 33 yaşına basan her Türk zorunlu botox uygulaması ile yaşını donduracak, boyu ve kilosu arasında 10’dan fazla fark olanların yağları alınacak! 

Bilindiği gibi ülkenin durumu vahim, patlamalar, saldırılar, artan dolar derken en elzem konuları atlamışız haklı olarak. 
Hazırladığımız bu hızlı eylem planı ile herkes aynı yaşta, aynı kiloda ve şık olacak! Masaj yaptırdığı için gevşeyen kaslar kafein etkisi ile diri durmaya devam edecek. Toplum olarak batı medeniyetleri ile açılan aramızdaki fark kısa sürede kapanacak! Eğitim ile ilgili bir aksiyon planımız yok, şu an ki sistemden memnunuz. Çünkü beyinleri daha fazla uyuşturan bir eğitim sistemi aradık taradık bulamadık. 
Görseline önem veren, fit, genç, düşünmeye üşenen toplum ülkümüz vazgeçilmezimiz olacak.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz