MENÜ
İzmir 22°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
O şimdi başkan!
Mehmet KARABEL
YAZARLAR
10 Temmuz 2019 Çarşamba

O şimdi başkan!

Aile ağacının bir dalı Selanik’ten…

Bir diğer dalı Manisa’dan…

İzmir'de doğdu…

Çeşme’nin plajlarında kumdan kaleler yaptı…

Aslında…

Mayıs geldi mi, “Ver elini Çeşme…” diyen…

Bir “yazlıkçı” aileden geliyordu…

Ilıca Plajı’nda “bıcı… bıcı…” diyerek yüzmeyi öğrendi…

Taaaaa, o günlerden Çeşme sevdalısı…

Hani…

Bi’kentte her yaşın sevgilisi olanı…

“Bizim Oğlan…” diye çağırırlar ya…

Aynen öyle…

O da, hem İzmir’in hem Çeşme’nin “Eko”su oldu…

“Eko aşağı, Eko yukarı…” derken…

Alsancak’ın simgesi 86 yaşındaki Gazi İlkokulu’nu bitirdi…

Ardından Saint Joseph Ortaokulu’nu…

Sonra…

İzmir Özel Tevfik Fikret Lisesi’nden mezun oldu…

Finalde de…

Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü var…

Yıllar çok hızlı akıyordu…

Ambalaj Sanayii’nde lider olmayı kafasına koydu…

Başardı da…

Sonra bi’baktı…

Çeşme’de o sırada gazete yok…

“O’na da varım…” dedi…

“Çeşme Güneşi”nin doğmasını sağladı…

Böylece…

Bizim mesleğe de el attı; “çok konuşkan” kimliği…

Bir anda “Kalemşör Eko” oluverdi…

***

Kader ağlarını yavaş yavaş örüyordu…

Herkesin “Bizim Eko”su…

Gencecik yaşta CHP’li oldu…

Daha o günlerden kafasına koymuştu…

Turizm Başkenti’nin Reis’i olmayı…

Telaşa gerek yoktu; basamakları ağır ağır çıkmaya başladı…

15 yıl önce belediye meclis üyesi oldu…

CHP İlçe Başkanlığı…

Belediye Başkan Vekilliği…

Encümen Üyeliği…

İmar Komisyonu üyeliği…

Denetim Komisyonu Başkanlığı yaptı…

Resmen “belediyecilikte” pişti!

Sonra…

Bi’parmak hesabı yaptı…

35 yılda Çeşme’yi topu topu üç belediye başkanı yönetmişti…

Kendi kendine…

“Daha ne duruyorsun?” dedi…

Aday adaylığını ilan ettiğinde…

Kendini her yaştan bir “sevgi seli” içinde buluverdi…

“Vay canına…” dedi; “Demek ki, doğru yapmışım…”

***

Burası İzmir…

Her zaman her yerde “aykırı ses” olur…

Biz de buna “demokrasi” deriz; genellikle…

Nitekim…

“Kim bu Eko? Nereden çıktı bu arkadaş?” diyenler de oldu…

Aslında bilmiyorlardı ki…

“Bizim Eko”nun bir dedesi…

Balkan Harbi'nde, Selanik'in Eğriboz'undan askere gitmiş…

Birinci Dünya Savaşı'nda Arap çöllerinden sonra…

Mustafa Kemal'in ordusu ile…

Kuvay-ı Milliye’nin kahraman süvarisi olarak…

9 Eylül'de İzmir'e girmiş Yusuf Selahattin Eğriboz'du…

Diğer dedesi…

İsmet Paşa'nın, iki İzmir Milletvekilliğini yapmış…

Hüseyin Ekrem Oran'dı…

Babası, 50 yıl önce Çeşme’de esnaftı…

Anneciği ise, 60 küsur yıldır Ilıca'da aynı evde oturuyor…

***

Gidelim 35 yıl öncesine…

“Bizim Eko” daha 14 yaşında…

Delişmen ama o yaşta iyi Fransızca konuşuyor…

Festivallerle Çeşme’yi Çeşme yapan Ahmet San var ya…

İşte o Ahmet San, bi’bakıyor Eko’ya…

Allah Allah…

İşte “Bizim Eko”, o gün sanatçıların gönüllü Fransızca rehberi oluyor…

Ve o çocuk…

Yedi yıl sonra…

Çeşme Festivali’nin Genel Koordinatörü’dür artık…

Ahmet San’a nasıl minnettar olmasın o delikanlı Eko?

***

Hem aday adaylığında…

Hem de adaylığında…

Nereye gitse, çalan müziğe ayak uydu; hiç “ağır abi” pozları kesmedi…

O’nu pistte gören bazıları…

“Bundan başkan olmaz…” dediler…

Ama o…

Halay de çekti, zeybek de oynadı, horon da tepti, çiftetelli de döktürdü…

Bunları yaparken de…

“Ben halkın bir parçasıyım…” dedi…

Çocukla çocuk…

Gençle genç…

Yaşlıyla yaşlı oldu…

Onlar da “Eko”yu bağırlarına bastı…

***

31 Mart akşamı…

128 yaşındaki Çeşme Belediyesi’nin…

29’uncu belediye başkanı oldu…

En yakın rakibine…

3 bin 200 fark attı…

O gece Çeşmeliler’e “Sözüm Söz” diyerek şöyle seslendi:

“Burası Çeşme… Ne karanlığa geçit var, ne de yerli yabancı diye ayırmak isteyenlere... Benim evim Çeşme, ailem de Çeşmeliler…”

***

Neşeli bir adam…

Kahkahaları meşhur ama anında ciddileşme yetisi var…

Tipik Boğa Burcu…

Pratik ve anında çözüm bulucu…

Acayip “babacan” bir baba…

Benim yanımda en az 10 kez oğlu Nazım Çetin’le telefonda konuştu…

Dayanamadı, gitti oğlunu evden aldı, yanımıza getirdi…

Baba değil, arkadaş…

Burcu nedeniyle…

Yaşamın temel taşlarından biri olduğu için…

Hangi dostunun başı sıkışsa hemen yanında…

***

Çeşme’yi turizmle kalkındırmaya yemin etmiş…

Bunun için bir “Çeşme Tanıtım Ajansı” kuruyor…

Turizmcilerin arkasında durmaya kararlı…

Çeşme ve Alaçatı’daki tüm meydanları elden geçirecek…

Heykel sanatçılarını davet edecek…

Sokakları onların eserleri ile süsleyecek…

Bütün plajları halka açıyor…

Sonra turizmcilere dönüp şunları diyor:

“Ben sizin korktuğunuz, ürktüğünüz bir devlet erki değil, sizin bir kardeşiniz, ortağınız, komşunuz, arkadaşınız olarak görev yapacağım… Kuş alayı ile uçar… Siz başarılı olursanız, Alaçatı, Alaçatı olmaya devam ederse, Çeşme Belediye Başkanı başarılıdır... Ilıca yeniden kalkınır, itibarını kazanırsa, plajlarımız, sokaklarımız pırıl pırıl olursa, yatırımcının, Çeşme´de yaşayanların, tatilcilerin yüzü gülerse biz başarılı oluruz…”

Özetle…

“Gönül almasını da biliyor, gönül vermesini de…”

***

Kendinden çok emin…

Hayatı boyunca hep insan biriktirmiş…

Hep gülümsemiş…

Hobi filan hak getire…

Denize girmeyi seviyor sadece…

(Plajdaki bebiş fotoğrafına bi’daha bakın…)

Hobi’si yok ama…

Deneyimleri ve kazanımları var…

Adının (Ekrem), Arapça karşılığı…

“Cömert, eli açık…”

Elinden geldiğince “adının hakkını” vermeye çalışıyor…

***

Çeşme’yi nasıl bilirsiniz?

Şöyle biliriz?

Cennet Çeşme’de yaz sezonu…

Okullar kapanınca başlar, açılınca kapanır!

Eko Başkan da diyor ki:

“Bitiriyoruz bu efsaneyi… Turizm yaş-kış non-stop Çeşme’de…”

Ha’di hayırlısı…

Ha, bi’de “olmazsa olmazı” var…

“Asla taviz vermem, kıyılar halkındır…”

Dediğini yapar mı?

Yaptı bile…

Daha başkanlığının ikinci ayında…

Azmak Koyu'nda daha önce…

Halkın ücretsiz olarak kullandığı plajın çevresi…

Bir şirket tarafından kapatılarak girişler ücretli hale getirilince…

Tepesi attı; dozere bindi…

Belediyenin iki kez mühürlediği inşaata gitti…

İşgal edilen ve kapatılan araç ve yaya yolunu tekrar trafiğe açtı…

Yapacak işi çok…

Tüm çocuklara ücretsiz ek eğitim imkanı sağlayacak…

Balıkçılara soğuk hava deposu yapacak…

 

***

 

O’na sorun; “Neden başkan oldun?” diye…

Şöyle cevap verecek:

“Çeşmeliler'in yüzünü güldürmek için…”

Peki…

Bir “veda” planlaması var mı, başkanlığa?

Olmaz olur mu, diyor ki:

“Ben beş yıllığına gelmedim… İki dönem başkanlık yaptıktan sonra, hemşehrilerimden helallik isteyerek bırakacağım…”

***

Bitiriyoruz…

Ilıca Plajı’nda 45 yıl önce çekilmiş…

Siyah-beyaz sevimli bir çocuk fotoğrafı ile başladık…

Bugünlere geldik…

Çeşme’nin…

Çiçeği burnunda Belediye Başkanı Ekrem Oran…

Anneciği Sevin Oran’ın duaları…

Eşi Nuriş Hanım’ın acayip desteği…

Biricik oğlu Nazım Çetin’in uğuru ile yürüyor…

Dudağından düşürmediği şu sözle:

“Sevginin kaybettiği hiç görülmüş mü?”

Nokta…

Sonsöz: “Marifet nedir bilir misin? Taşlara bakan gözlerin çiçekleri görmesidir! / Hz. Mevlana…”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 SEMİH
 10 Temmuz 2019 Çarşamba 12:38
her koltuğa oturana methiye yazısı yazmak zorunda mısınız?
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz