MENÜ
İzmir 13°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
O sinek sizi de ısırır!
Nüvit TOKDEMİR
YAZARLAR
2 Ağustos 2019 Cuma

O sinek sizi de ısırır!

İzmir'in arka bahçesi olarak bilinir Çeşme...

Günümüzde çoklu göç ile yaz sezonunun konukları ülke genelinden yoğunlaşıyor olsa da...

İzmirliler için bu söylem değişmez...

Önlerinde "değişmez" diye düşünülen ama günümüzde artık kaybolan bir Alaçatı var!

Bir dönem Alaçatı onlara "Otantik Köy" olarak görülür; pazarına gidenler, o köy içinde çardaklı kahvelerde alış-veriş sonrası çayını-kahvesini yudumlayarak, meşrubatını içerek soluklanırdı!

O köy havası dağıldı önce; sörf merkezi olmanın ardından yerleşen İstanbul-Ankara  göçünün etkisiyle bir eğlence ve alış-veriş merkezi; daha dışarıya doğru ise sabahlara dek eğlencelerin gerçekleştiği marina, Alaçatı Port, oteller ve beach türü yerler ilgi odağı oldu...

Şimdilerde Çeşme gerçeğini bile sollayan bir Alaçatı var!

Kimilerine göre "para tuzağı", kimilerine göre ise "gürültü merkezi" Alaçatı!

Kim ne derse desin, otantik yapısı, butik otelleri ile Alaçatı ilgi odağı olmayı sürdürüyor ve sürdürecek de!


Doğası, denizi, plajları, termal tesisleri ve büklüm büklüm koyları ile Çeşme bir çekim merkezidir aslında...

Turizmin önemli yörelerinden biri olmakla birlikte, ikinci konut yoğunluğu da dikkat çekicidir!

Turizmciler, termal zenginliği nedeniyle uzun yıllardır sezonu tüm yıla yaymanın uğraşını verirler...

Nedense bir türlü gerçekleşmez bu istekleri!

Şimdi bir umut Alaçatı Havaalanı'nın yapılmasıdır!

Ya tutarsa?

Uluslararası sulara açık bir yerdir Çeşme; Ro-Ro limanı yıl boyunca işler durumdadır...

Çeşme Yat Limanı da ayrı bir çekim merkezidir yerli-yabancı turistler için...

Çeşme merkez kıyı bandında ve çarşıda son yıllarda eski hareketlilik görülmediği söylenir; esnaf uzun bayram tatillerini yerli turizm hareketliliği için dört gözle bekler!

Kolay değil, tüm yılın beklentisi o günlerde kazanılacak paraya bağlıdır ne de olsa!

Bayram yoğunluklarında, Alaçatı Ot Festivali düzenlemesinde yöreye ilgi büyüktür çünkü...

Adeta nüfus patlaması yaşanır ve 8-10 günü bulan tatil uzatmalarında giren-çıkan nüfus 1 milyonu bulur!...

Çeşme-Alaçatı nüfusunun normalde 22 bin dolayında olduğu düşünüldüğünde; olağanüstü bir hareketlilik söz konusudur...

 

Buraya kadar her şey güzel değil mi?

 

Güzelliklerin bir de arka yüzü var!

Çöpünden temizliğine, çevre duyarlılığına, sokak hayvanlarının bakım evine, ilaçlamaya değin bir çok işlevi yerine getirmesi beklenen yerel yönetim işleyişi çok önemlidir!

Ot festivali gibi özel günlerle dikkat çekilen yörenin büyük bölümünde arıtma yoktur ve halk "foseptik kuyuları" ile sorunu çözmektedir!

Dolduğunda 20-25 günlük beklemeyle sırası geldiğinde aldırabilir birikintiyi!

Yine bir çok mahallede evlere sinek ilacını "koliyle" alsa başa çıkamaz!

Evinin balkonundaki gölgelikte bir akşam çayı içmek sorun olur...

Hele yemeğe oturmak, yakınlarıyla-komşusuyla söyleşebilmek işkenceye dönüşür!

 

Örnek mi istiyorsunuz?

Gidin Reisdere'ye, TOKİ evlerine uğrayın kokuya dayanabilirseniz biraz gezinin!

Şifne Mahallesi'ne inip, Yalı'ya, oradan Germiyan'a doğru yol alın!

O koku ve sivrisinekler sizi her sokakta, her köşe başında karşılayacaktır!

Neden?

Sezon öncesi gerekli önlen alınmamasından...

TOKİ evleri yönetimiyle yerel yönetimin dahası Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran'ın yıldızlarının barışmamasından!

Durum böyle olunca iş inatlaşmaya gidiyor!

Yöreye haftada iki gün akşamları ilaçlama yapan araç, salt yöre halkı ulusal ve yerel basına "şikayetlerini duyurdu" diye cezalandırılıp gönderilmiyor...

İnsanların şikayetleri arttıkça, inatlaşma da sorun da büyüyor!


Yerel yönetimlerin görevi sorun çözmektir oysa...

O nedenle başkan Oran'ın her mesajında "Sevgili Çeşme Ailem" diye söze başladığı düşünüldüğünde, yörenin her mahallesine, her sokağına aynı gözle yani "kendi ailesinden birileri yaşıyor gibi" bakmasını beklemek en doğalıdır...

Hem bu inat kime ne kazandırır?

Bir anımsatma da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'li Belediye Başkanları için yayınladığı "7 ilke"den:

". Hizmeti belli kişiler, zümreler, akrabalar, yandaşlar için değil, halk için üretiniz. Sizi, bulunduğunuz makama taşıyanın belde halkı olduğunu asla unutmayınız.

. Fakir mahallelere pozitif ayrımcılık yapınız. Yatırımlarınızda bu mahallelere öncelik veriniz… Hizmet programınızda özellikle engelli – dezavantajlı gruplar ve kadınlar lehine irade ortaya koyunuz…

. Belediyeyi 'adaletle' yönetiniz… Hakkı, hukuku ve adaleti her ortamda savununuz ve gereğini yapınız. Belediye çalışanlarının özlük haklarını eksiksiz koruyunuz, kimsenin işiyle ve aşıyla uğraşmayınız. Böylece size oy vermeyenlerin dahi size saygı duymasını sağlarsınız…"

 

Durum vahimdir!

Yörede insanların tatili "tatil olmaktan" çıkmış, işkenceye dönmüştür!..

Ve başkan Oran "ilaçlamayı da durdurduğuna" göre, sürecektir de!

Aman başkan, o sinekler sizi de ısırmasın!

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz