MENÜ
İzmir 23°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ölümüne kaçışın 3 durağı: Basmane, Sakız ve Witten!
Fahrettin DOKAK
YAZARLAR
20 Ekim 2015 Salı

Ölümüne kaçışın 3 durağı: Basmane, Sakız ve Witten!

Suriye’deki iç savaş yeni hayat umuduyla sayısız acıyı Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşırken, İzmir de 2 yıl için büyük göç dalgasında geçiş üslerinden biri haline geldi.

Bombalardan, kurşunlardan kısacası ölümden kaçan Suriyeli sığınmacılar sınır kapılarının açılmasıyla soluğu İzmir’in göbeğinde; Basmane’de alıyor ve artık ezberlenmiş yasa dışı kaçış öyküsü buradan başlıyor.

İrtibat sonrası binlerce euro karşılığında bir zodiak, ‘güvenlik’ için de artık İzmir’de giyim mağazalarının bile vitrinlerini süsleyen can yeleklerinden satın alan mülteciler eğer şansları yaver gidersen soluğu bir Yunan Adası’nın kıyılarında buluyor.
 
Zodiak üzerinde 30’ar, 40’ar kişilik ölümüne kaçışlar çoğu zaman Ege suları üzerinde yürek yakan facialarla sonlanıyor. Dünya Bodrum kıyılarına vuran minik Aylan Kurdi’nin fotoğrafıyla sarsılıp, AB ülkeleri başta olmak üzere köklü çözüm arayışına girse de o fotoğraf da o acılar da iki kıtaya yayılmış halde öylece duruyor.
 
Basmane fotoğrafları ülkenin ezberi, peki ‘başaranları’ ne bekliyor Kıta Avrupa’sında…  

SİSTEM NASIL İŞLİYOR?
Suriyeli sığınmacılar ilk etapta Hatay'dan Türkiye'ye giriş yaparak yasal statü kazanıyorlar. Burada özellikle sosyal medya üzerinden insan kaçakçıları ile temasa geçerek ikinci etap hazırlıklarına başlıyorlar.
 
Suriyeli sığınmacıların ilk hedefi ise AB ülkesi olan Yunanistan... Ege kıyılarına çok yakın olan Yunan adaları için genellikle İzmir’i tercih eden sığınmacılar organizatörlere yüklü paralar ödeyip kişi başına 1000 Euro veya 1500 dolar gibi rakamlar karşılığında buluşma noktasında botlara bindiriliyorlar.
 
Sığınmacılar Sakız Adası için genellikle Çeşme Çiftlikköy; Kos adası için Bodrum; Lesvos (Midilli) adası için ise Çanakkale hattını kullanıyorlar.
 
Bu zorlu yolculukta mesafenin kısalığı nedeniyle en fazla tercih edilen hat ise Bodrum-Kos (İstanköy) hattı... Adalara ulaşabilen şanslı sığınmacılar daha sonra burada bir süre bekletildikten sonra dev yunan gemileri ile diğer Avrupa ülkelerindeki mülteci kamplarına dağıtılmak üzere Atina’ya götürülüyorlar.

SAKIZ ADASI’NA MÜLTECİ AKINI
Özellikle Pazar tatil günlerini fırsat bilen insan tacirleri organizasyonu Türkiye’de güvenlik güçlerinin daha az mesai yaptığı, Yunan halkı için ayin günü olarak bilinen ve yine bu ülkede de daha az görevlinin çalıştığı bu güne denk getiriyorlar. 



Sadece geçtiğimiz Pazar günü Çeşme üzerinden Sakız Adası’nın değişik koylarına bir gün içerisinde yaklaşık 3 bin 500 sığınmacı botlar ile ulaştı. Sakız halkı ve Avrupa’nın değişik ülkelerinden gelen genç gönüllüler bu gelişleri kanıksamış durumda... Hepsinin tek temennisi geçişlerin kazasız ve ölümsüz gerçekleşmesi... 




İçerisinde 50-60 sığınmacının yer aldığı botlar sahile yanaşır yanaşmaz sahil güvenlik ekiplerinin yetersizliğinden ötürü ilk müdahaleyi yerel halk ve gönüllü kuruluşlar yapıyor. Ve hemen polise ve ambulansa haber veriliyor.
 
Öncelikle neler olup bittiğine anlam veremeyen çocuklar botlardan alınarak sahile götürülüyor. Burada yine sosyal medya üzerinden duyurular yaparak toplanan giysi ve ayakkabılar ile öncelikle transfer esnasında ıslanmış çocukların üzeri değiştiriliyor. 



Sonrasında gönüllü sığınmacılara bisküvi, su, ekmek ve meyve ikram ediyor. Ada içerisinde sürekli ring halinde olan belediyeye ait otobüsler ile önce çocuklar ve kadınlar alınarak mülteci kamplarına götürülüyor. Burada kayıt altına alınan mülteciler Atina’ya götürülmek üzere bekletiliyorlar.

 
AVRUPA’YA GİDEN KURTULUYOR
Dev gemiler ile Atina’ya götürülen Suriyeliler buradan AB ülkelerinde yer alan mülteci merkezlerine transfer ediliyor. Örneğin Almanya’da öncelikle büyük bir merkezde toplanıyorlar. Burada Kızılhaç örgütlenmesinin olduğu eyaletlerden Kızılhaç görevliler bu büyük merkeze giderek kendilerine bildirilen sayıdaki Suriyeli sığınmacıları trenlerle ülkenin değişik bölgelerine sevk ediyorlar. Örneğin ziyaret ettiğimiz Westfalia eyaletinin Witten şehrinde ziyaret ettiğimiz Kızılhaç sığınmacı merkezinde şanslı olanlar yer alıyor. 



Burada kendileri için hazırlanan merkezler insanca yaşamaya uygun dizayn edilmiş. Özellikle yerel yönetimler ve derneklerin gönüllülük esasına göre faaliyet gösterdiği Almanya’da sığınmacılara yardım eden insan profilleri arasında iş adamı, profesör, öğretmen, mühendis ve çeşitli meslek gruplarından çok sayıda kişi mesai saatleri dışında gönüllü olarak buralarda çalışıyor.

 
Merkezin Özellikleri;
 
1-Kapalı spor salonları, kullanılmayan okullar acil çıkış kapısı gibi detaylar da göz önüne alınarak dizayn ediliyor…
 
2-Her sığınmacıya ilk merkeze geldiklerinde pasta kesilerek ikram ediliyor. Sonrasında havlu, diş fırçası, şampuan ve çocuklara çikolata veriliyor. Sığınmacılar yalnız erkekler, yalnız kadınlar ve aileler olara ayrı bölümlere yerleştiriliyor.
 
3-Burada sığınmacıların Suriye’deki akrabaları ile iletişim ihtiyaçlarını karşılaması için gönüllü kuruluşlar ve dernekler tarafından ücretsiz internet bağlantısı kuruluyor.

 
4-Namaz kılan sığınmacılara ibadet alanlarının yanı sıra dini inançlarına uygun yemek hazırlanıyor. Yemek yenilen alana domuz eti yoktur ibareleri göze çarpıyor.
 
5-Merkezde bulunan sığınmacılar ilk etapta sağlık taramasından geçiriliyor. Aşıları yapılıyor. Ciddi rahatsızlıkları olanlar ise hastanelere sevk ediliyor. Bu süreçten sonra düzenli olarak sağlık kontrolünden geçiriliyorlar. Ve sağlık masraflarını Alman devletinin sigorta sisteminden karşılanıyor.
 

6-Sığınma merkezinde yer alan büyüklere haftalık 30 Euro, çocuklara ise 15 Euro harçlık ödemesi yapılıyor. Bunun yanı sıra tüm ihtiyaçları merkez tarafından karşılanıyor.
 
7-Yeni oluşturulan yaşam alanları kış şartları göz önüne alınarak ısıtma sistemleri taşınıyor.
 
8-Merkezlerde sığınmacıların kıyafetlerini yıkayıp ütüleyebileceği çamaşır makinelerinden oluşan bir alan yer alıyor. Belirlenmiş zamanlarda herkes kıyafetlerini burada yıkayabiliyor.
 
9-Sığınmacı alanlarına belli saatlerde giriş çıkış yapılabiliyor. Ancak sığınmacının merkeze dönme zorunluluğu yok. Başka kentlerde akrabalarının yanında kalmak için buradan ayrılan kişi sayısı fazla, ancak buralarda tutunamayıp merkezlere dönerlerse şayet kendileri için belirlenen adapte süreci yeniden başlıyor. Yani ilk kazanımlarını kaybediyorlar.
 

10-Almanya’da her birey yüzme bilmek zorunda olduğu için, yüzme bilmeyen sığınmacılar ve çocukları için de bu şart gözetiliyor. Uzman eğitmen ve yüzme öğreticileri tarafından periyodik olarak yüzme dersi veriliyor.
 
11-Sivil toplum kuruluşları ve derneklerin organizasyonu ile bağışçılardan toplanan kıyafet, ayakkabı, bebek arabaları, çocuk oyuncakları belli bir bölümde sergileniyor. Buradaki sığınmacılar ihtiyaçları doğrultusunda istediklerini alabiliyorlar. 

12-Ayrıca merkezin bir bölümünde çocuklar için hobi alanları oluşturulmuş durumda. Burada denizleri aşarak iltica eden çocuklara yaptırılan resim çalışmaları ile ruh hali tahlili ve sonrasında gerekirse terapi ve tedavi uygulanıyor.

Usta foto muhabiri Denizhan Güzel'in objektifinden...
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2017 Ege'de Sonsöz