MENÜ
İzmir 19°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Özeleştiri…
Metin ÖNEY
YAZARLAR
13 Mart 2018 Salı

Özeleştiri…

Özeleştiri yoksa demokrasi yoktur…

Özeleştiri yoksa özgür düşünce yoktur.

Özeleştiri yoksa doğruyu bulma yolları kapalı demektir.

Şartlar ne olursa olsun mutlaka bir “iç muhasebe” yapılmalıdır. Acaba nerde yanlış yaptık sorusu sorulmalıdır. Niçin bu hale geldik sorusunun cevapları aranmalıdır.

“Gün birlik günüdür, gün beraberlik günüdür” denilerek hiçbir konu geçiştirilmemelidir. Bu yolla belki bir müddet işler sessizliğe bürünebilir ama asla çözüm getirmez…

Hele sizinle aynı düşünceleri paylaşanları “kahraman” aksine fikirleri ileri sürenleri “hain” ilan etmek doğruyu bulmanın en büyük düşmanıdır.

Namık Kemal, “fikirlerdin çatışmasından hayırlı sonuçlar” doğar demiştir.

Hitiler, Berlin bombalanırken bombalanan yerleri halkın görmemesi için tahta perdelerle çevirmiştir… Oysa aynı zaman da Çörçil, “Şehirlerimiz bombalanıyorsa savunacak dağlarımız ve ovalarımız var” diyerek içinde bulundukları durumu doğrudan halkı ile paylaşmıştır. Ve sonuç bilindiği gibi Çörçil ve O’nun gibi düşünenlerin lehine tecelli etmiştir.

“Gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi acı bir huyları vardır” diye de çok güzel bir söz var… Gerçekler toplumla paylaşılmazsa “rivayetler” ortaya saçılır ve her bir “rivayet” adeta atom bombası etkisi göstererek yapacağı tahribat telafi edilemez bir noktaya gelir…

Ceza Usul Hukuku dersi Hukuk Fakültesi üçüncü sınıfında okutulurdu benim zamanımda. Hocamız da merhum Prof .Dr. Nurullah Kunter’di. İlk derse girdiğinde anlattığı olayı hiç unutmam:

“Adamın biri arabası ile evinin önüne geldiğinde mahallede bir kalabalık görür. Önce hizmetçisine olayı öğrenmesini söyler. Hizmetçi bir müddet sonra (Mahallede yangın çıkmış onu söndürüyorlar) der. Birkaç dakika sonra şoförünü gönderir; şoför de (Kavga var onu ayırıyorlar) der… Aynı soruyu uşağına sorup öğrenmesi için gönderir… Uşağı ise, (Bir kadın doğum yapıyor onun telaşı var) der… Merhum hocamız bu olayı anlattıktan sonra, (Mutlak hakikatı bulmak için olayın aynı anda tüm toplum tarafından paylaşılması şarttır) der…

Şimdi:

Bütün bunları niçin yazma ihtiyacı duydum?

Ülkemiz de bir yılda veya bir ayda ve hatta bir hafta da ve belki de bir günde o kadar çok olay meydana geliyor ki; aslını astarını mevcut şartlarda öğrenmek ve ona göre hüküm vermek veya yorum yapmak asla mümkün değil…

En basit bir örnek vereceğim:

Nüfusumuz milli gelir hesaplanırken başka, seçmen sayısı hesaplanırken başka rakamlarla ifade ediliyor...

O halde:

Başa dönelim…

Özeleştiri gereklidir ve hatta şarttır…

Söylenenlerle meydana gelenler çelişiyorsa işimiz zor bir o kadar da çözüm yolları çetin demektir.

İş adamının biri muhasebecisine durumlarının nasıl olduğun sorar. Muhasebeci durumun çok çok iyi olduğunu ifade eder… Gerçek durumu bilen iş adamı cüzdanını çıkarır ve kendi kendine söylenir:

Defterlere bakarsak hacca gitmek farz…

Cüzdana bakarsak zekata muhtaç…
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Ege'de Sonsöz