MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Paradigma gerçekten çöküyor olabilir mi?
Tayfun MARO
YAZARLAR
27 Aralık 2018 Perşembe

Paradigma gerçekten çöküyor olabilir mi?

Paradigma çökmesi, geçen yüzyılın sonunda, adeta entelektüel olmanın gereği, çok sık dile getiriliyordu. Bütün ideolojilerde entelijansiyanın kullanmayı çok sevdiği bir durum tespiti olarak zihinlerimizde yer etti.

Bu olgunun anlaşılması güç metinlerde sıkça yer alması, aydın çevrelerde klişe muamelesi görmesine yol açtı. Dolayısıyla çöküş o kadar da ciddiye alınmıyordu.

Paradigma çökmesi, en çok İslamcı entelijansiya tarafından kullanılıyordu. Çünkü böyle bir çöküşün islamcı hareketin önünü açması muhtemeldi. Öyle de oldu. Sanki islamiyet sistem karşıtıymış gibi, alternatif olarak sunuldu. Oysa üç büyük din de sistemden besleniyor.

Dünya sistemi kapitalizmin temel kavramlarından olan ilerleme, gelişme ve kalkınma, değerler sisteminde başlayan çöküş sonucu, içerikleri sorunlu kavramlar haline geldi. Sistemin yeniden dengeye dönmeme ihtimali, bu kavramları muğlâklaştırdı.

Sonuç olarak, kapitalist sistemde kriz derinleşirken, gerçekten paradigma çöküşünü de konuşmaya başladık. “İhtimal olarak” konuşulan çöküş, gerçek oluyordu.

Yeni dönemde, E-devletin, sosyal ilişkilerin, üretim ve tüketim süreçlerinin yatay seyrettiği dijital platformlar ve yapay zekâ, yatay toplumu inşa etmeye başladı.

Tam olarak ne ile karşı karşıya olduğumuzu bilmiyor olmakla birlikte, Prekarya olarak adlandırdığımız yeni sınıf -veya başka bir şey-, yeni sosyolojide yerini aldı bile…

Bu değişim karşısında, bildiğimiz modern devletin, hiyerarşik örgütlenmeye dayalı bürokrasinin artık ihtiyaçlara cevap veremediği bir vakıa.

Bu yüzden, git gide, yönetimler daha otoriter, devlet daha ceberut bir kimliğe bürünüyor.

Hâlbuki daha otoriter ve daha milliyetçi olanlar değil; yapay zekâyı geliştirenler, yeryüzü ölçeğinde veri toplamayı, bilgi kullanmayı, süreç yönetmeyi bilenler Dünya’ya yön verecek. Artık neden/sonuç ilişkisine bağlı determinist yaklaşımlar değil, süreç yönetimi belirliyor, yeryüzünün ahvalini...

Paradigma çökmesiyle birlikte uluslararası kapitalist sistemde ortaya çıkan belirsizlik ve yönetim zafiyeti görünür hale geldi, alenileşti.

Dünya ölçeğinde giderek derinleşen iktisadi ve sosyal bunalım, yönetimlerde yeni arayışların yolunu açtı. Ancak bu arayışların büyük ölçüde -nihai çözüm olarak- savaşın çekim alanına sürüklendiği de bir gerçek. Çıkışsızlığın kışkırttığı milliyetçilik ve yönetememenin yol açtığı otoriterlik haliyle savaş iklimini besliyor.

Herşeye rağmen, bu alacakaranlıktan yeni bir hayat çıkarmak için insanlığın hala bir şansı var. Yatay toplumun ihtiyaçlarına karşılık gelen yeni devleti, kurumları, politikaları, sosyal eşitliği ve yeni siyaset biçimini konuşmak, çıkışı buradan itibaren aramak için hala zamanımız var.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz