MENÜ
İzmir 13°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Soyadı “mutlu”, kendisi “bahtsız”
Mehmet KARABEL
YAZARLAR
28 Kasım 2019 Perşembe

Soyadı “mutlu”, kendisi “bahtsız”

Aslında bugün doğum günüydü…

Ve, yaşasaydı…

Bugün 72 yaşına adım atışını kutlayacaktı…

***

Daha 18 yaşına girdiği gün, “Türkiye Güzeli” seçildi…

Zeytin karası gözleri buğulu bakardı…

O sıralarda…

Türk Sineması’nın…

Türkan Şoray kadar “yürek hoplatan bakışlara sahip” yıldızıydı…

***

Türkiye Güzeli tacı takan…

Herkesin bakışlarının üstünde düğümlendiği bir kızı…

Yeşilçam’ın yapımcıları başkalarına bırakır mı?

Önce…

Afişte iyi durmaz diye…

Gerçek adı “Emine”nin önündeki “E” harfini attılar…

Oldu “Mine”

Nüfustaki soyadı, “Özatmaca” idi…

O’nu da…

“Mine”ye pek yakışır diye…

“Mutlu” yapıverdiler…

O saatten sonra…

Türkiye O’nu hep “Mine Mutlu” olarak bildi, tanıdı, sevdi…

Ama…

Hiç soyadı gibi “mutlu” olamadı…

 

***

 

19 yaşında…

“Ben Bir Kanun Kaçağıyım” filminde oynadı…

Bakışlarıyla…

Seksapeliyle…

Resmen dağıttı piyasayı…

 

***

 

O, artık Türk Sineması’nın gözbebeği olmuştu…

Bir film setinden diğerine koşuyordu…

Afişlerdeki “üzüm buğusu” bakışları bile…

Seyirciyi sinema salonuna çekmeye yetiyordu…

 

***

 

İlk başlarda yan rollerde oynasa da…

Daha sonra başrol oyunculuğuna terfi etti…

Ağırlıklı komedi filmlerinde…

Ayhan Işık, Sadri Alışık, Zeki Müren ve Bülent Ersoy ile…

En “kalıplı” rolleri paylaştı…

Mesela…

Cüneyt Arkın’la oynadığı “Ala Geyik”te efsane bir oyun çıkardı…

1974’te çevirdiği “Köyden İndim Şehire” filminde…

Kemal Sunal, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Halit Akçatepe, Meral Zeren, Perran Kutman, Tekin Akmansoy ve Leman Çıdamlı ile oynadı…

Aslında her şey çok güzel gidiyordu…

 

***

 

Belki de…

Yeşilçam’ın en hüzünlü hayat öykülerinden biri…

İşte, o günlerde başladı…

 

***

 

Takvimler 70’li yılların ortasına geldiğinde…

Türkiye’de sosyal yaşam…

Giderek “değişim” yaşamaya başladı…

Hafiften de olsa erotik fotoğraflar artık…

Gazete ve dergilerde yer alıyordu…

Televizyonun her eve girmesiyle birlikte…

Sinema salonları boşalmaya başlamıştı…

Yapımcılar ister istemez “erotik içerikli” filmlere yöneldiler…

“Mine”, cesur bir kızdı…

Ama…

Hayatının hatasını yaptı…

Türk Sineması’nın tek çıkış yolu olarak gördüğü…

Erotik filmlerde oynamaya başladı…

Oysa, bir çok meslektaşı gibi şarkıcılığı seçebilirdi…

Ama, yapmadı…

Belki de yapamadı…

 

***

 

O “malum” filmler peş peşe geldi…

Bugün 50’li yaşları sürenler iyi hatırlar…

“Beş Tavuk Bir Horoz”

“Civciv Çıkacak Kuş Çıkacak” gibi filmlerde…

Kendine kahrede kahrede rol aldı…

Bir anda erotik komedilerin yıldızı olmuştu…

Mesela…

“Tatlı Tatlı” filmi, o dönemde…

O günlerin pek çok gözde oyuncusunun da…

Denemek zorunda kaldığı “o biçim” filmlerin…

Belki de en düzeylilerinden biriydi…

Olan olmuştu bi’kere…

O güzeller güzeli aktrist…

Ne yazık ki…

Hafızalara o görüntülerle böyle kazındı…

 

***

 

Aslında diğer meslektaşlarına göre biraz daha şanslıydı…

Çünkü bu furyada sadece iki yıl yer aldı…

Ne var ki; bu kısacık süre bile…

O’nun, insanların aklına erotik filmlerle gelmesini engelleyemedi…

 

***

 

Ayakta kalabilmek için çalışması gerekiyordu…

Sinemayı bıraktı, şarkıcı oldu…

Güzelliği kadar sesiyle de adından söz ettirdi…

Ancak…

Şöhretine rağmen mutsuzdu, yalnızdı…

Sadece iki yıl için de olsa…

Çevirdiği erotik filmlerin bıraktığı izi silmek imkansızdı…

Adı, ister istemez “seks yıldızı”na çıkmıştı bi’kere…

Dertleşebileceği tek kişi yardımcısıydı…

Birkaç yıl sonra…

İşadamı Ünal Çulha ile evlendi…

Çağkan ve Büşra isimli çocukları oldu…

İki kardeş de annelerinin yolunda gitti; oyuncu oldu…

 

***

 

Mutlu son olarak…

En son Bülent Ersoy ile birlikte “Beddua” filminde…

Kamera karşısına geçti…

Bu filmdeki başrolünden sonra…

Sinema defterini bir daha açılmamak üzere kapattı…

Sadece…

1982’de…

Namık Kemal’in eserinden senaryolaştırılan…

“İntibah” adlı televizyon dizisinde…

Selçuk Özer ve Hülya Avşar ile birlikte oynadı…

 

***

 

Sonra?

Sonrasında ise kendini ışıltılı dünyanın gerisine attı…

Işıklar açıldı, perde kapandı…

Yeşilçam’ın güzel gözlü şanssız kraliçesi…

Meme kanserine yakalandığını…

İşte, o günlerde öğrendi…

Sonuna kadar mücadele etti ama, dayanamadı teslim oldu…

O illet hastalık yüzünden hayata veda ettiğinde ise…

Sadece 42 yaşındaydı…

Takvimler ise, 18 Eylül 1990’ı gösteriyordu…

Aradan…

Neredeyse 30 yıl geçti…

O kadar çok ünlü yıldızla aynı filmde oynamasına karşın…

Ne yazık ki…

Hala…

O erotik filmleriyle hatırlanıyor…

Ne acı…

Nokta…

 

Sonsöz:”Küle döndüysen, yeniden gül’e dönmeyi bekle… Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla… / Hz. Mevlana…”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz