MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Suyun özelleştirilmesinden sonra sıra havaya gelecek!
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
YAZARLAR
19 Mart 2018 Pazartesi

Suyun özelleştirilmesinden sonra sıra havaya gelecek!

Suyun özelleştirilmesi konusu yine gündemde .Ancak kısaca yakın geçmişten bir anımsatma yapalım.

Suların özelleştirilmesi,en son  Birleşmiş Milletler(BM) 22 Mart 2013 Dünya Su Günü’nde alınan kararlarda  başlamıştı.Bu bağlamda  Dünya Su Konseyi (DSK) kuruldu.

Ancak  DSK,  diğer uluslararası örgütler gibi, yeni-liberal politikalara hizmet eden bir  örgüt durumuna getirildi.

 DSK’de  alınan kararlarda;

•             “Dünya su kaynakları küresel aktörler tarafından yönetilsin.

•             Suda kamu çıkarı değil, kar peşinde koşan şirketlerin çıkarları söz konusu olsun.

•             Suyun bedelini ödemeyen yoksulların suları kesilsin” görüşleri egemen duruma getirilmişti.

DSK’inde alınan kararlar doğrultusunda Türkiye’de de suyun özelleştirilmesi konusunda adımlar atılmış ve 2013 yılında bir yasa tasarısı hazırlanmıştı.

Ben de,22 Mart 2013  tarihinde kaleme aldığım “Dünyanın Suyunu Tekeller Mi İçecek?”adlı yazıda,Türkiye’de de hazırlanmakta olan Su Yasası taslağında ;

Yeraltı suları ve yüzeysel sularını kapsayan su kaynaklarının 49 yıllığına devredilmesi, özelleştirilmesi, ulus ötesi ve yerli tekellere satılması  ve  şebekeler aracılığı ile evlere dağıtılan, tarımsal sulamada kullanılan ve fabrikaların üretimde gereksinme duyduğu bütün sular, piyasa fiyatlarıyla kullanıcılara sunulması”öngörülüyor. Kısaca, tasarı yasalaşırsa: “ülkemiz su kaynaklarının ticari bir meta haline getirilmesi” DSK’in  kararları doğrultusunda gerçekleşecek”demiştim.

Su Yasası tasarısı bir süre  buzdolabına konmuştu. Ancak 2013’de hazırlanan yasa tasarısı 5 yıl aradan  sonra yeniden ısıtılarak  ilgi gruplarının önlerine  geldi.

14 mart 2018 günlü gazete haberlerine göre  ilgi gruplarından İzmir ve Manisa İlçelerindeki 19 Sulama Menemen Birliği ve 6 Ziraat Odası Başkanlarının katılımıyla Menemen’de bir toplantı yapılmış ve Menemen Sol Sahil Sulama Birliği  Başkanı Önal’ın kamu oyuna  paylaştığı ortak bildiride ana hatları ile şunlar dile getirmiş:

•             “Yapılacak kanun değişikliği ile  parayı veren çiftçinin sulama konusunda hiçbir söz hakkı kalmayacak.

•             Sulama tesislerinin çiftçi açısından ekonomik bir şekilde işletilmesi mümkün olmayacak.

•             Özelleştirme ile su kaynaklarına sahip şirket,sulama planlamasını yapacak,plana uymayan çiftçilere katlanarak artan cezalar kesecek.

•             Su kaynaklarının kötü niyetli grupların eline geçmesinin önünde hiçbir  engel kalmayacak.”demiş.

Şimdi ne Yapılabilir?

Su Yasası tasarısı,tümüyle suyun her türlüsünü ticari meta durumuna getiriyor.

Bu nedenle Su Yasası Tasarı’sına karşı, sulama birlikleri,ziraat odaları ve ziraat mühendisleri odaları  başta olmak üzere,tarımsal amaçlı kooperatifler ve çevre örgütleri kamu oyu oluşturma konusunda etkinliklerde bulunmalı. Türkiye’de HES’lere karşı mücadele eden toplumsal güçler,bu konuda iyi bir örnek oldu.

Yoksa iş işten geçecek gibi gözüküyor.İş,birkaç bildiri ile geçiştirilemeyecek  derecede ciddi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Ege'de Sonsöz