MENÜ
İzmir 14°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
TARKEM neden solun hedefinde?
Tayfun MARO
YAZARLAR
16 Eylül 2020 Çarşamba

TARKEM neden solun hedefinde?

Bir şey biliyor da böyle başlık atmış değilim. Bilmediğimden soruyorum.

Bir grup iş insanı, sermayedar bir araya gelmiş, şehir merkezinde tarihi bölgeyi canlandırmak için şirketleşmiş; daha sonra, Büyükşehir Belediyesi, Vilayet, bazı oda, vakıf ve dernekler de bu yapıya eklemlenmiş.

TARKEM, yaptıklarını ve yapacaklarını, bunları nasıl yaptığını ve bundan sonra nasıl yapmayı planladığını, sahip olduğu imkânları, açık bir dille anlatıyor, yazıyor, tartışıyor…

Yaptıkları ve yapacakları ortada, gizli gündem veya ajanda gibi saçmalıklara tevessül etmiyor.

Gerçek tek boyutlu değil. Burjuvalar şehre borçludur. O şehirde ekonominin, sanatın, turizmin, eğitimin, yatırımın gelişmesi gibi bir meseleleri vardır.

Burjuvazi böyle bir sorumluluk taşımıyor olsaydı; Paris, Floransa, Roma, St. Petersburg, Viyana gibi şehirler sanatın ve kültürün önemli merkezleri olarak insanlığın ortak mirasına değer katamayacaklardı.

Şehir merkezi tarihi bütünlüğü içinde yeniden hayat bulacaksa, şehrin ticaret ve sanayi burjuvazisi de elini taşın altına koyacak.

Kemeraltı soylulaştırılıyor… Ama sokaklarını soysuzlaştıran çetelere kimsenin gıkı çıkmıyor.

Kapitalizmin gettolarının lumpenleri çeteleşerek Kemeraltı sokaklarını işgal edebilir; ama şehrin varsılları şehir merkezini canlandırmak için bir şirket kuramaz…

Bu ülkede, üretim ilişkilerinin, üretim biçiminin kapitalist olduğunu, kapitalizmin varlığını bile bile burjuvaziyi yok saymak, etkileyici bir gösteri olabilir… Ancak bir karar vermek gerekir; Üzüm mü yiyeceğiz, bağcı mı döveceğiz?

Tarihsel olarak mülkiyete dayalı üretim ilişkileriyle ortaya çıkmış bir çarşı, piyasa kurallarıyla ayakta duruyor. Kapitalizmi mümkün kılan kentleşmenin ve sistemin kültür mirası…

TARKEM gibi sermayedarları bir araya getiren bir şirketin Kemeraltı için çalışması kimselerin zoruna gitmemeli; kalkıp oralarda kendilerine dükkân açacak halleri yok.

İzmir Levant’ın üç büyük limanından biridir. Bu büyük tarihsel mirasın liman-Kemeraltı ilişkileri gün ışığına çıkarılarak daha görünür kılınması, bütün şehrin yararınadır.

İşte Hilton da gidiyor. “Başka bir hayat mümkün” diyorduk… Ama yaklaşan yeni hayatın neye benzediğine dair kimsenin bir fikri yok.

Tunç Soyer’in Yönetim Kurulu Başkanı olduğu TARKEM, şimdi hedeflerine daha da yakın.

İzmir için iyi şeyler yapmak istiyorsak, bir arada konuşmak, bir arada düşünmek gerek.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 muhalif 3
 18 Eylül 2020 Cuma 21:56
sn.Yüce güzel bir açıklama yapmış ancak halka arz konusu ile ilgili bir sorum olacak, halka arz nasıl olacak, yani şirket borsaya girecek mi? yoksa sadece yeni ortak alımı için mi bir halka arz olacak ? eğer borsaya girecek se bu konuda soru işaretleri oluşabilir, yani tarkem bir GYO dönüşmemelidir. ve gerçek amacından çıkmamalıdır.
 muhalif 2
 18 Eylül 2020 Cuma 21:52
tarkem bir kurum, bazı yorumcuların eleştirisi bu kurumun projeleri için kamu kaynaklarını kullanması..peki bu kaynakları kullanmanın belli şartları yok mu? yani proje yapmanız gerekli, kamu u projeyi zengin mi yapmış, eanaf mı yapmış bakıyor mu? bir kere o projelerin yapılmasıda bir maaliyet, kamu projeye bakar uygunsa finansal destek verir. şimdi tarkem niye destek alıyor ki diyenlere şunu derim. elindekipara ile projelerini yapıyor, satın alıyor, yada uzun süreli kiralama sözleşmesi yapıyor. amaç izmirin tarihi bölgesine sahip çıkmak. cem bey "uzuza kapatmaktan" söz etmiş. ucuz nedir, restorasyon isteyen bir yapıya, restorasyon sonrsı fiyat istemekte gerçekçi değil, o zaan mal sahipleri restprasyonu yapıp satsınlar, ama restorasyn maliyeti, yapının mevcut yapısıbnın 3-4 katı.. gerçekçi olmak gerek..
 zeynal GÜLSÜN
 18 Eylül 2020 Cuma 12:11
Kemeraltı kemeraltı olarak kalmalıdır
 Kamu kaynağı
 18 Eylül 2020 Cuma 10:28
Teşebbüs hürriyeti olan bir yerde kimse şahısların şirket kurmasına ve faaliyet göstermesine birşey diyemez. Buradaki sorun kamu kaynağı kullanılarak şirket ortağı olan özel kişilerin varlıklarına varlık katmasıdır. Bu kabul edilemez. Bu kadar basit. Kamu kaynakları yurttaşınkentin genel ihtiyaçları için harcanır. Demokrasinin temel ölçütü de budur. Gerisi lafı güzaftır..
 Cem ceylan
 17 Eylül 2020 Perşembe 17:07
Sevgili Tayfun Maro,. " Bir şey biliyor da böyle başlık atmış değilim. Bilmediğimden soruyorum." Bilmediğiniz bir konuda iddialı bir yazıya girmişsiniz. Öz güveninizi tebrik ederim. Bir kaç dip not. 1 Kimse herhangi bir Aş ye karşı değil, karşıt olmak, YANDAŞ olmaya da yol açar, size de yandaş denebilir bu durumda.! Kuşkulu olanların hepsi SOLCU değil, kemeraltı esnafı her görüşten bulmak mümkün.... SOSYAL HİZMET ALMAKTA KISITLI BİR BÖLGEDE ŞİRKETLERİN KAMU KAYNAĞI KULLANIMINDA Kİ " İMTİYAZ" LI OLMA DURUMUNA KARŞI 2 "Burjuvazi böyle bir sorumluluk taşımıyor olsaydı; Paris, Floransa, Roma, St. Petersburg, Viyana gibi şehirler sanatın ve kültürün önemli merkezleri olarak insanlığın ortak mirasına değer katamayacaklardı". Çok haklısınız, fakat; yukarıda andığımız kentler, pazarlama ve üzerinden kazanç sağlamak amacı ile değil, gelecek nesillere aktarılacak değerler olarak, değeri korumak için ceplerinden para harcanarak bu güne gelmiş dünya miraslaridir. 3. " Kemeraltı soylulaştırılıyor… Ama sokaklarını soysuzlaştıran çetelere kimsenin gıkı çıkmıyor" Haklısınız yine ! Yani güvenlik güçleri, tepe yöneticiler, seçilmiş yerel yönetimler dahil! Bunun sebebini merak ediyorum, kriminal hale gelmesi, kaderine terk edilip, ÇÖKÜNTÜ ! Hale gelmesi kimin işine yarar ? Esnafın mı, ikamet eden ailelerin mı , ziyaretçi ve turistik gezi için alanı kullananların mı?? Yada UCUZA MAL KAPMAK İSTEYEN YATIRIMCI ! şirketlerin mı... !? Lütfen cevap bulursanız bizi de bilgilendirin. 3. kalkıp oralarda kendilerine dükkân açacak halleri yok."" İnanın 160 ortak tek, tek, dükkan açsa, yada buradaki mülklerini iyileştirerek daha büyük iyilik yapmış olurlar tarihi çarşıya, ikibin beşyüz yıllık bir çarşıyı para kazanmak uğruna küçük hayatlarımızın, geçici mevkiilerin egolarina kurban etmemeli, bir başkan kısacık siyasi hayatında yanlış bir projeye imza attığında binlerce yıllık kent tarihine nasıl bir hançer soktuğunu örnekleri ile defalarca gördük. Kemeraltı için gerekli olan tek şey korumak, dönüştürmek değil. YAŞADIĞIN ÇAĞDA İZMİR GİBİ BİR KENTTE GECE GİREMEDİGİNİZ SOKAKLAR, SUYU AKMAYAN TARİHİ SEBİL VE ŞADIRVAN LAR , ELEKTRİK OLMAYAN SOKAKLAR VARSA , BURADA YAŞAYANLARIN DA İTİRAZ HAKKI OLMALI... KEMERALTINA HİZMET İÇİN BULUNAMAYAN BÜTÇE, ŞİRKETLERE KAYNAK OLARAK BOL KESEDEN DAĞITILIYOR İSE... İTİRAZ KÜLTÜRÜ DE OLMALI, KENTLİ BİLİCİNİN GEREĞİ BUDUR. KEMERALTI HAYAT PLATFORMU Cem Ceylan
 Karaoğlan
 17 Eylül 2020 Perşembe 13:17
Anlaşılan aklın yolu bir herkes " Kaliteli bir kemeraltı" istiyor. Büyükşehir belediyesinin bu konuda ne gibi proje ve ne gibi katkıları var?
 S.Nazik IŞIK
 17 Eylül 2020 Perşembe 10:00
Akşam karanlık basıp ta kepenkler inmeye başladığında yürüyebildiğimiz bir Kemeraltı hayali hepimizin ortak hayali değil midir? Gece gündüz yaşayan, hepimizi kucaklayan eski şehir çarşımız, kendisini canlandırmaya, yaşatmaya çalışan herkese yer açacak kadar geniş, derin, büyük! Hepimiz onu bir yerinden tutabilir, geleceğe taşıyabiliriz.
 Uğur YÜCE
 16 Eylül 2020 Çarşamba 19:04
Tayfun bey çok mersi. Tüm iyi niyetimiz ile yola devam ederken her türlü görüşe ve eleştiriye açığız. Hatta buna ihtiyacımız var. Eleştiren kişilerden en büyük beklentimiz aynı zamanda lütfen alternatif önerilerini de bu vesile ile dile getirmeleri. Eleştiler yol gösterici ve yapıcı olur ise çok mutlu oluruz. Şirketi kurar iken ortaklarımıza tam 4 sayfalık bir etik sözleşme imzalattık. Tüm ortaklar bu alanın tarihi yapısına sadık kalacağını taahhüt ettiler. Ayrıca akvaryumun içine ileride sızması muhtemel her nevii köpekbalığı içinde tedbir aldık. Halka açılma ilk kuruluşta yirmibin TL ile katılamamış kemeralti esnafının icabında bir kaç yüz lira İle olsa dahi ortak olabilmesini sağlamak icin. Halka arz edilecek hisselerde tarihi alanda yaşayan, çalışan, mülk sahibi, olan kişilere öncelik tanınacaktır. Sırası İle önce kemeralti ve tarihi alan, şayet artan hisse kalır ise sırası İle İzmirde, Türkiye’de ve dünyada yaşayan İzmirlilere öncelik tanınacak. Teklif toplama usulü İle ve Yn kuruluna ret ve kabul yetkisi verilerek olacak. Şimdiye kadar ikiyüzü Askin sunum yaptık, bizi yeteri kadar tanımayan herkese kapımız açık. Lütfen gelin, sorun anlatalım. Şayet tatmin olmazsanız boynumuz kıldan incedir. Saygılarımla
 Hasan Eke
 16 Eylül 2020 Çarşamba 18:45
Kaleminize sağlık. Keşke herkes sizin gibi düşünebilse. Teşekkürler.
 Komedi
 16 Eylül 2020 Çarşamba 17:11
Kemeraltı 24 saat yaşayacakmış
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz