MENÜ
İzmir 10°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Tarihe not düşmek
Metin ÖNEY
YAZARLAR
14 Ağustos 2018 Salı

Tarihe not düşmek

Bu yazının bir faydası olmayacağını biliyorum.

Hatta muhatapları tarafından dikkate alınmayacağını da biliyorum.

Buna rağmen niçin yazıyorum?

Öncelikle tarihe not düşmek için.

Sonra hiç olmazsa aynı düşünceyi paylaşanlar bir çok kez tekrarlarsa belki iz bırakır ve zaman içinde çözüm yolları arasında düşünülür diye yazıyorum.

Referandumun yapıldığı 16 Nisan öncesi, salonlarda, meydanlarda ve bu köşede ifade etmeye çalıştığımız gibi ve 24 Haziran seçimleri ile kesinlik kazanmış uygulanan “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” hukuk ve siyasal doktrinde karşılığı olmayan, uygulamada da benzeri bulunmayan bir sistem olup, ülkemize hiç bir fayda sağlamadığı yaşadıklarımızla sabit olmuştur.

Ana başlıklar halinde hatırlamaya çalışalım:

Terörde bir gerileme oldu mu? Yok.

Ekonomide bırakın ilerlemeyi en küçük bir olumlu gelişme oldu mu? Yok.

Mesela faizde, dövizde ve enflasyonda bir gerileme var mı? Yok.

Dış sorunlarımız iyileşti mi? Yok.

Sosyal Hukuksal sorunlarımız çözüm buldu mu? Yok.

Komşularımız ile ilişkilerimiz düzeldi mi? Yok.

Müttefik dediklerimizle barışık mıyız? Yok.

Birbirimizle barışık mıyız? Yok.

Demokrasi gelişti mi? Yok.

Hukuk Devleti kurum ve kuruluşları ile yerleşti mi? Yok.

Mutlu muyuz? Yok

Eğitim ve Sağlık gibi hayati konular gelişti mi? Yok.

Hasılı söylenen ve vaat edilenlerden hiç biri yerine geldi mi ? Yok, yok, yok.

Zaman çok az denilebilir… “Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli” değil mi?

O halde:

Uygulanmaya çalışılan “sistem” işlemiyor demektir.

Ve,

Hatadan dönmek fazilettir.

Hele hata ülkenin kaderi ile ilgili ise “dönmek” çok daha önem kazanır ve tarihi bir sorumluluğun sonucudur.

Bu sebeple:

Geçmişe ve geçmişte söylenenlere bakmadan tarihi bir karar verme zarureti ile yetkililer karşı karşıyadır.

Şöyle ki:

Hemen şimdi “Demokratik Parlamenter Sisteme” dönülmelidir.

Bunun için:

TBMM ittifak edip anayasanın 16 Nisan Referandumu ile değiştirilen maddeleri eski hale getirilmeli ve eski hükümler “geçici bir madde” ile tekrar yürürlüğe konulmalıdır.

Bu cümleden olarak Cumhurbaşkanı eskiden olduğu gibi TBMM tarafından seçilmelidir.

Kurum ve kuruluşları ile yeniden TBMM eski işlevine kavuşturulmalıdır.

“Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu Sistemi” tekrar yürürlüğe girmelidir.

Kısaca:

“Demokratik Parlamenter Sistem”in yeniden ihyası sağlanmalıdır.

Bütün bunlar Cumhurbaşkanının öncülüğünde yerine getirilmeli ve ondan sonra yapılacak bir genel seçim ile rejim tekrar hayat bulmalıdır.

Hiç şüphesiz bu önerilerimiz Anayasa’nın amir hükümleri, Cumhurbaşkanının öncülüğü ve TBMM’nin kararları ile demokratik hukuk devleti çerçevesi içinde yapılması gerektiği şüphesizdir.

Tekraren söylüyorum ki:

Hatadan dönmek fazilettir.

Hele bu hata “Devleti ebed müddet” olan Devletimizin kaderi ile ilgili ise bir an tereddüt mümkün değildir.

Teklif bizdendir ve takdir ilgililerindir.

Ama tarihe not düşmek de sorumluluk duygusu taşıyan bizlere aittir…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
  Bekir Bozkaya
 14 Ağustos 2018 Salı 12:32
Yüreğinize sağlık, kaleminize bereket.Söyledikleriniz Türkiye gerçekleri.Yazık ki,ifade ettiğniz gibi muhataplarına ulaşsa bile dikkate alacaklarınısanmam. Tarihe not düşmek de ileriyi görmeyi gerektirir.Muhataplar hiç hata yaptık,biz bu işi yapamıyorua diyorlar mı? Hayır.Bütün yanlışların sorumluluğunu kendilerinin dışında arıyorlar.Toplumlar da hata yapar.Bu defa Türk toplumu büyük çoğunlıkla hata yaptı.Ya da yanlışları ,yanlışı yapanlara düzelt dedi.Gönlümüz rahat olmalı.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz