MENÜ
İzmir 26°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Tehlikeli sular
Tayfun MARO
YAZARLAR
21 Mart 2019 Perşembe

Tehlikeli sular

Erdoğan, “Türk eşittir Müslüman” dedi. Böylece “Türk müslümandır” yargısı bir kere daha gündeme gelmiş bulunuyor.

Türklerin kültürel kimlik alanını islama tahsis eden bu yaklaşım, hem içeride hem dışarıda tehlikeli bir tartışmaya zemin hazırlıyor. Kimlik siyaseti son derece netameli bir alan daha kazanıyor. Türk ve Müslüman aynılaşıyor.

Müslüman Türk, yüzyıl sonra Erdoğan’ın zihninde yeniden zuhur eden hayali düşmanı, bastığı yere gömecek… Bu nasıl bir husumettir ki insanın dinlerken bile kanı donuyor.

Batı’ya ölüm kusan bu dil, uluslararası dengelerin neresinde yer bulur?

Çanakkale Savaşı (1915 Mart-1916 Ocak)  ve Birinci Dünya Savaşı (1914 Temmuz-1918 Kasım) tarihlerinde oldu. Demem o ki Çanakkale Savaşı ile tarih yazan Osmanlı, aynı zamanda Birinci Dünya Savaşı mağlubudur. O büyük direnişin ardından, 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması ile İmparatorluğun ölüm fermanı imzalandı.

Bu tablo ortada dururken, “yedi düvele diz çöktüren” ecdadımızı yere göğe sığdıramayan Erdoğan, gerçekleri eğip bükerek ne yapmaya çalışıyor olabilir!

Çanakkale savunması elbet de Türklerin tarihinin akışını değiştirdi. İmparatorluk bu savaşta aydın (zabitan) zümresini kaybetti. Cumhuriyet kurulurken ülkede neredeyse aydın yoktu. Ve ilk defa, padişahın hemşerileri bir savaşa katıldı. Çanakkale, ilklerin savaşıdır.

Yüzyıl önce, sistemde ortaya çıkan değişim ve dönüşüm yeryüzünü birbirine katarken, genç Türkiye Cumhuriyeti, sistemin periferisinde yerini aldı. Daha yukarılara çıkamadı. Sermaye birikimi her zaman yetersiz kaldı.

Ve şimdi bir kere daha Dünya düzeni değişiyor. Gelin görün ki Türkiye bu defa güvenli ellerde değil. İktidarından muhalefetine vasatlık ve çapsızlıkla malul kadroların ocağına düştük.

Türkiye’nin handikabı, siyaset ile kitleler arasında git gide açılan mesafedir. İki ittifak arasında oluşan gerilim hattında süren siyasete toplum sadece katlanıyor. Ne Erdoğan çaredir, ne de Kılıçdaroğlu derman… Ülkenin kahir çoğunluğu bunun farkında.

Ancak iktidar ve ana muhalefet gruplarında yer tutmak ve sistemde kendine icazetle yer açmak isteyenler hararetle savunuyor, bu tükenişi.

Nazım’ın “Ellerinize ve Yalana Dair” adlı şiirinde dile getirdiği gibi; “… Yalanla besliyorlar sizi, hâlbuki açsınız, etle, ekmekle beslenmeğe muhtaçsınız. Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya, göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.”

“Alayına isyan!” diyesim var.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Sarı Çizmeli Memed'A.
 22 Mart 2019 Cuma 01:35
Kaleminize saygı Sn.MARO; bu yazıya/saptamalara/analize hiçbir yorum yapılmaz, sadece altına imza atılır.
 TC misafir
 21 Mart 2019 Perşembe 17:57
Güzel yazı. Cumhur Bulut gitsin kumda oynasın bu platformda boşuna yer işgal ediyor.
 İzoAktif
 21 Mart 2019 Perşembe 12:28
Cumhur Bulut''tan bu yazıdaki kimlik atıflarına cevap bekliyoruz
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz