MENÜ
İzmir 15°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ticaret, barış, gastronomi…
Nedim ATİLLA
YAZARLAR
17 Kasım 2019 Pazar

Ticaret, barış, gastronomi…

Asurların kurduğu büyük ticaret kolonileri karumların merkezi Kültepe’deki Kaneş Karum’du ve diğer karumları yönetiyordu. Kültepe, Anadolu’daki ilk yazılı tabletleri barındırması ve dünyanın ilk organize ticaret merkezi olmasıyla ön plana çıkmaktadır. Asur çivi yazısı ile yazılan bu tabletlerde, dönemin siyasi ve hukuki ilişkilerini gösteren mektuplar, senetler, mühürler ve anlaşma metinleri vardır. Söz konusu tabletler 2015 yılında Unesco Dünya Belleği listesine alınmıştır.

Kültepe Kaneş Karumu aynı zamanda barışın bir başka adıdır. Antik çağın bu ilk alışveriş merkezinde birbirleriyle kanlı bıçaklı olan dönemin halkları barış içinde ticaret yapıyorlardı… Çünkü ticaret yapılan yerde savaş olmaz, ticaret ancak barış ortamında yapılabilir..

Kültepe Kaneş Karumu’nun burnunun dibindeki Kayseri’de Gastronomi Turizmi Çalıştayı’ndayız iki gündür… Belediye Başkanı Ege Tıp Mezunu Dr. Memduh Büyükkılıç ve arkadaşları gerçekten çok iyi hazırlanmışlar, konukseverlik en yüksek düzeyde. Başkan, tüm konuşmalarında ve kendisi ile yaptığımız özel sohbette Kayseri’nin 6 bin yıllık geçmişine vurgu yapıyor, kentin bir tolerans ve kültür coğrafyası olması için harcadıkları çabaya dikkat çekiyor…

***

Bizim milletin de farkına geç de olsa vardığı Gastronomi Turizmi, yükselen turizm trendleri arasında yerini alalı 20 yıl oluyor. Ayrıca Gastronomi turizmi bir derya, bir okyanus…  Etkinlik kapsamı geniş ve doğal olarak da cebinde harcayacak çok parası olan turiste de, “gelmişken şunların tadına bakayım” diyen ortalama turiste de hitap ediyor. Ama yarattığı farkındalık yüksek derecede… Kesinlikle çarpan etkisi var ve yerel halkın ve etkinliğin gerçekleştirildiği yerin kalkınmasında ve imajında ciddi derecede katkıda bulunan, bölge ve ülkelerin tanıtımında önemli rol oynayan stratejik bir yanı da var. Durumu fark eden Kayserili yöneticileri kutlamak istiyorum öncelikle…

Bu iş önemli…  Gastronomiye sadece “mide” olarak bakarsanız yanılırsınız. Gastronomi  “yiyecek ve içecek kültürünün bilime ve sanata dönüşmesi” halidir. Yani bilim ve sanat ile yan yana anılmalıdır… Ayrıca bu konu Dünya turizm pastasından payını artırmak isteyen ülkelerin de sıkı sıkı sarıldığı bir mevzu haline gelmiştir.

Ülkemiz farkına varmıştır varmasına ama, bizim memlekette gastronomi turizmi endüstrisi, yiyecek içecek işletmeleri ve yemek rehberleri çerçevesinde dar bir alana konumlandırılıyor maalesef... Burnumuzun dibindeki iki ülke Lübnan ve Yunanistan ise aşçılık okullarını, yemek yazarlarını, yemek kitapları satan dükkanları, gastronomi tur operatörleri ve bu turların rehberlerini, gastronomi ile ilgili konvansiyonel medya ve sosyal medyayı,  şarap bağlarını, kırsal kesimi  ve güzelim üreticileri barındıran köyleri de dahil etmiştir.

Kayseri’deki bu çalıştayın da dileriz ve umarız ki, doğru noktalara ulaşması sağlanabilir. İlk gün notlarında, ünlü kasap Cüneyt Asan’ın pastırma şovu ile şef Murat Bozok ve Hülya Tiritoğlu’nun “Kayseri Mutfağı” atölyesindeki mantıları çok lezzetliydi. Hülya Tiritoğlu ve ailesinin kentin gastronomik gelişimişne katkısının altını çizeyim bu arada…

Hepsi birbirinden değerli panelistlerin katıldığı “Gastronomi Turizmi ve Kültürel Miras”, “Bir Ürün Olarak Gastronomi Turizmi: Özgünlük ve Değer Yaratma, Yerel Ürünlerin Markalaşması”, “Geleneksel Mutfak Mı Yaratıcı Mutfak Mı?” başlıklı oturumlarda Kayseri mutfağının ve gastronomik zenginliğinin nasıl öne çıkarılması gerektiği ve yapılması gereken çalışmalar masaya yatırıldı. Çok da iyi oldu.

Mutfak Dostları Derneği Başkan Yardımcısı Osman Serim’in Kayseri’nin en lüks oteline getirdiği eleştirinin çok ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum. Sevgili Osman Serim; “Otelin kahvaltısında bir tane Kayseri peyniri yok, mönüde pastırma yok, mantı gibi bir örnek dışında Kayseri mutfağı yok. Böyle gastronomi turizmi olmaz” dedi. Haklıdır… Kayseri henüz yolun başında bu eleştirileri ciddiye alırsa Gaziantep olması işten bile değil…

***

Yolun başındayız madem; ben konuya Kayseri’nin gastronomik imajı açısından bakılmasından yanayım. Turistik destinasyonlar hatta ülkeler için imaj yaratma süreci öyle görünüyor ki Kayseri’de ciddiye alınmış. Tanıtım bu süreçte kilit faktör. Yani çalıştay yetmez bir festival düzenlenmeli ve işin içine mutlaka Kaneş Karumu alınmalıdır.

Gastronomi turizminin önemi, alışılagelmiş program ve güzergahlardan farklı olarak anlaşılabilir çünkü… Kayseri’nin öz değerlerinin ortaya çıkarılması noktasında değer taşıyacak bu çalıştay… Başkan Büyükılıç, Kayseri’nin mutfak hazinesini tüm dünyaya tanıtmak için hazır olduklarını söylüyor ve sıralıyor: Kayseri mutfağının sucuk ve pastırmayla yapılan yemeklerinin yanı sıra mantı, yağlama, pöç, fırın ağzı, kurşun aşı, Develi cıvıklısı, çemen, kete, katmer, aside, nevzine, gilaburu suyu gibi yüzlerce lezzetini herkese tanıtmak için yola çıkıyoruz…

Yol iyi bir yol

Kayseri notlarına yarın devam edeceğim…  Anlatacak çok şey var çünkü…
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz