MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Trilec li ikad jeli?*
Ufuk AKÇA
YAZARLAR
12 Ocak 2015 Pazartesi

Trilec li ikad jeli?*

Kızçemi aradım, özledim dedim, hafta sonu için atladı geldi…
Uçaktan iner inmez, ‘‘anne 15 dakikaya evdeyim, söğüş söyle bana noluuuurrr’’ dedi…
Söylemez miyim kızçem gelmiş İstanbul’dan… Artık beni özlediği için mi geldi yoksa söğüşü mü bilemedim… İkisi aynı anda girdiler kapıdan…
Şimdi efendim bilenler bilir, İzmir' e özgü, dürüm arasında soğan ve maydonoz ile servis edilen sakatattan mamul, soğuk tüketilen inanılmaz lezzetli bir yiyecektir söğüş… Malzeme olarak dil, yanak ve beyin kullanılır… İzmir dışında bulunması mümkün olmadığı için, bu aşk bilmeyenler tarafından pek de anlaşılmaz…
 Ama benim bugün asıl anlatmak istediğim, söğüş seremonisi sonrası tanıştığım lezzettir…
O koca dürümü birkaç dakika içinde mideye nasıl indirebildiğini anlayamadığım kızım, ‘‘Ben de sana tatlı ısmarlayayım’’dedi…
‘‘Valla mı? Tamam Cheese cake söyle o zaman dedim’’
Beni bilen nasıl bir cheese cake manyağı olduğumu bilir, ruhumu teslim edebilirim, o derece yani…
‘‘Bugün trileçe söyliyeyim sana, bir dene, daha da cheese cake diye tutturmazsın’’ dedi…
Teee İstanbul’dan gelmiş, kapıdan gireli henüz yarım saat ya olmuş ya olmamış, kırar mıyım, kırmam, ‘‘Peki tamam da, ne menem bir şey bu, bak sevmezsem cheese cake alacağımı saklı tutarım ona göre’’ dedim…
Balkan tatlısıymış, ‘‘anlatılmaz yaşanır, ye de gör’’ dedi…
Tatlı gelmeden birazcık google’ladım
Meğerse benim varlığından yeni haberdar olduğum Trileçe, 2014 yılının en fazla yapılan ve konuşulan tatlılarından biri olmuş…
Trileçe 3 sütlü demekmiş… Keçi, inek ve manda sütü kullanılarak, revani kekine benzer bir kekle yapılıyormuş…
Ve kapı çaldı, trileçem geldi… Önce şöyle bir süzdüm inceledim, evet gerçekten de revaniye benziyor…. Lakin revaninin modifiye edilmişi…
Çatalı batırdım, belli belirsiz süt aktı ve üzerinin karameliyle karıştı…
Sünger gibi, ağızda eridi…
Ağızda erimesi ile damağa yapışan süt tadı başka, irmiğin boğazdan mideye inerken yaptığı minik dokunuşlar bambaşka… Resmen aklımı aldı…
Koca dilimi iki saniyede yemek mümkün…
Biraz şerbeti olsa bile diğer şerbetli tatlılara göre müthiş hafif… Bir tepsiyi tek başına yer insan, o derece hafif…
Balkanlardan hep soğuk hava dalgası gelecek değil ya, insanın için ısıtan, lezzeti ile endorfin salgılatan, hafifliği ile doyumsuzluğu anımsatan bu tatlı da gelmiş demek ki…
Daha önce bu tatlıyı yemeyenler abarttığımı düşünebilir… Ama yanlış düşünüyorlar! Eksiği var fazlası yok, yeminle bak…
İinternette googlelayın biraz, birbirinden güzel tarifler var, yani yapımı da oldukça basit bir tatlı…
Yapılmalı, denenmeli, beğenilmişse tarifi paylaşılmalı…
Velhasıl kelam yiyin, yedirin dostlar… Pişman olmayacaksınız…
Bu arada, traliçe, triliçe ya da trilece diye telaffuz ediliyormuş, tatlının doğru yazımı ve okunuşu trileçe haberiniz olsun…
Son olarak, beni bu tatlıyla tanıştıran kızçeme selam olsun…
 
 (*Sen hiç trileçe yedin mi?)
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2017 Ege'de Sonsöz